2. Ceza Dairesi 2011/30857 E. , 2011/37592 K. Hakaret suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125-4. maddeleri gereğince 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 50/1-d maddesi uyarınca 6 ay 30 gün süre ile alkol, uyuşturucu ve benzeri maddeleri kullanmama tedbirine çevrilmesine dair (ANKARA) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2008 tarihli ve 2007/641 esas, 2008/505 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/…
**2. Ceza Dairesi 2011/30857 E. , 2011/37592 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125-4. maddeleri gereğince 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 50/1-d maddesi uyarınca 6 ay 30 gün süre ile alkol, uyuşturucu ve benzeri maddeleri kullanmama tedbirine çevrilmesine dair (ANKARA) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2008 tarihli ve 2007/641 esas, 2008/505 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/08/2011 gün ve 2011/10825/44231 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2011 gün ve 2011/270853 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50/1-d maddesinde "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun istemesindeki özelliklere göre; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir." hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir seçenek yaptırıma hükmedilmesi ve sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gözetilmeden, 3 ay 15 gün yerine, yazılı şekilde fazla belirlenmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 5237 sayılı yasanın 50.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, aynı fıkranın (a) bendi uyarınca adli para cezasına veya diğer bentlerdeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilir. Seçenek yaptırımın, infazının olanaklı olması yanında denetlenebilir olması da önem taşımaktadır. Mahkemece, kısa süreli hapis cezası, 5237 sayılı yasanın 50.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken, hükmolunan “alkol, uyuşturucu v.b maddeleri kullanmama” tedbirinin, denetime elverişli olmaması T.C. YARGITAY 2. Ceza Dairesi TÜRK MİLLETİ ADINA Y A R G I T A Y İ L A M I nedeniyle infaz yeteneği bulunmadığı gibi süresinin de yasadaki düzenlemeye aykırı olarak cezanın bir katından fazla hükmolunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANKARA) 7.Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 15.05.2008 gün ve 2007/641, 2008/505 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükmolunan 3 ay 15 gün hapis cezasının, 5237 sayılı yasanın 50. maddesinin 1.fıkra (d) bendi uyarınca, "3 ay 15 gün süre ile içkili yerlere gitmekten yasaklanması" tedbirine çevrilmesine, infazın bu tedbir üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.