11. Hukuk Dairesi 2021/4583 E. , 2022/8640 K. MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.12.2019 tarih ve 2019/104 E- 2019/578 K. sayılı kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2020/402 E- 2021/318 K. sayılı karar…
**11. Hukuk Dairesi 2021/4583 E. , 2022/8640 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.12.2019 tarih ve 2019/104 E- 2019/578 K. sayılı kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2020/402 E- 2021/318 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin otomotiv sektöründe tanınmış ve tescilli 1995/158420, 2000/206425, 2002/05905, 2002/05509 ve 2016/53723 numaralı "DELPHI" ibareli markalarının bulunduğunu, ürettikleri ürünlerin üzerinde aynı zamanda ticaret unvanı olan bu ibarenin kullanıldığını, davalı şirketin ısrarla müvekkilinin tanınmış markalarından yararlanmak amaçlı davranışlarda bulunduğunu, bu nedenle müvekkilleri tarafından davalı aleyhine birçok davalar açıldığını, davalının ayrıca müvekkilinin önceki kullanımları karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmayan 2014/06334 numaralı tasarımı tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün tespitini, önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının markalarının esaslı unsuru olan "DELPHI" ibaresinin, davalının adına tescilli tasarımında ve fiili kullanımlarında aynı/benzer olacak şekilde yer aldığı, öyle ki davacının orijinal ürününün piyasaya sürüldüğü şekil, renk, kompozisyon, yağ kabı rengi, ambalaj örneği, tasarımı unsurlarının, davalının fiili kullanımlarında ve adına tescilli tasarımında aynen yer aldığı, bu durumun SMK'nın 29. maddesi gereğince davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların "DELPHI" markasına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ortadan kaldırılmasına, davacılara ait markalar ve davacıların ürünleri ile karıştırılacak derecede benzer "DELPHI" ve "DELPI" markaları dahil olmak üzere tüm logo ve markaların kullanıldığı ürünlere ilişkin olarak, davalının tüm kullanımlarının önlenmesine, davalının tescil ettirmiş olduğu 2014/06334 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne, hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirkete yapılan bu tebligatların usulsüz olduğu kabul edilse bile, davalı vekilinin mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edip, bu konuda yapılan 12.06.2019 tarihli duruşmaya katıldığı, mahkemece asıl davada yapılan 26.09.2019 tarihli ön inceleme ve 18.12.2019 tarihli sözlü yargılama ve hüküm duruşmalarına katıldığından davalının artık anılan tebligatların usulsüz yapıldığı savunmasında bulunamayacağı, davacılardan yabancı menşeli şirketin davada dayanılan markaların sahibi olduğu, diğer davacı şirketin de, anılan yabancı şirketin ürünlerinin Türkiye üreticisi bulunduğundan aktif dava ehliyetine sahip olduğu, mahkemece ihtiyati tedbir kararına itiraz aşamasında yaptırılan 24.04.2019 tarihli bilirkişi incelemesi sonucunda, davacıların itiraza dayanak markalarının tamamı ile orijinal ürün örneğinin ve davalının 2014/06334 sayılı tasarım tescil belgesi ile dava konusu kullanımına ilişkin yağ kabı ürününün getirtilmesi ve incelenmesi suretiyle, davalının mevcut kullanımının davacıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin, öyle ki davacının orijinal ürününün piyasaya sürüldüğü şekil, renk, kompozisyon, yağ kabı rengi, ambalaj örneği, tasarımı unsurlarının, davalının fiili kullanımlarında ve adına tescilli tasarımında aynen yer aldığının, hatta ürünlerin birbirinden ayırt edilmesinin dahi mümkün bulunmadığının ve dolayısıyla 2014/06334 sayılı davalı tasarımının da yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığının açıkça tespit edildiği, mahkemece ön inceleme duruşmasının yapılıp, aynı duruşmada tahkikatın bitirilmesinde, davalı vekilinin süre istemesi üzerine de bir sonraki celse sözlü yargılama ve hüküm duruşmasının yapılıp esas hakkındaki kararın verilmesinde bir usule aykırılığın bulunmadığı, mahkemece karar tarihinde miktarı belirli olan ihtiyati tedbir giderlerinin hüküm altına alınabileceği gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.