1. Hukuk Dairesi 2008/5130 E. , 2008/6978 K. MAHKEMESİ : İNEGÖL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 5 parsel sayılı taşınmazda davalının 1.11.2001 tarihinden beri izinsiz alarak oturduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir. Davalı, davacının bilgisi ve izni dahilinde taşınmazı kullandığını, kira borcu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının teklif ettiği yemi…
**1. Hukuk Dairesi 2008/5130 E. , 2008/6978 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İNEGÖL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 5 parsel sayılı taşınmazda davalının 1.11.2001 tarihinden beri izinsiz alarak oturduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir. Davalı, davacının bilgisi ve izni dahilinde taşınmazı kullandığını, kira borcu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının teklif ettiği yemini davalının eda ettiği ve davalının davacıya kira borcu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Davalı, iki yıl önce evin korunması amacı ile eve yerleştirildiğini ve davacıya 3.000.-YTL para ödediğini, 5.000.-YTL de masraf ettiğini bildirmiş bu konuda teklif edilen yemini de eda etmiştir. Dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğu kayden sabittir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, davalının taşınmazı kullanmasının haklı ve geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır. Bilindiği üzere; kira sözleşmesi sözlü olarak ta yapılabilir. Her nekadar mahkemece taraflar arasında kira ilişkisi olduğu kabul edilmiş ise de, bizzat davalının beyanından, taşınmazda muvafakatla oturduğu ve ecrimisil adı altında davacıya ödeme yaptığı bir kira ilişkisi kurulmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, gerek öğretide gerek yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. Somut olayda, dava konusu taşınmazda muvafakatla oturduğuna göre ecrimisilden sorumlu tutulmasına olanak olmadığı gibi davalı, davacıya ecrimisil adı altında ödeme yaptığına ilişkin yemin de etmiştir. Bu durumda, ecrimisil isteğinin reddedilmiş olması doğrudur. Ancak, davalının taşınmazdaki muvafakatla oturduğu ve dava açılmakla muvafakatın geri alındığı gözetilerek, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddedilmesi doğru değildir. Davacının, temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 4.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.