5. Hukuk Dairesi 2025/11119 E. , 2026/3764 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/79 Esas, 2023/296 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile maddi hata istemine ilişkin birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi s…
5. Hukuk Dairesi 2025/11119 E. , 2026/3764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/79 Esas, 2023/296 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile maddi hata istemine ilişkin birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı idare vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, (eski 1534 parsel ) 1242 ada, 107 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. 2.Davacılar ... vd. Birleştirilen davalarda dava dilekçelerinde özetle; 2008/246 Esas sayılı dosyanın kamulaştırmaya esas keşfi sırasında belirttikleri hususların nazara alınmadığını, bu nedenle bu hususların dikkate alınarak maddi hataların düzeltilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Bir kısım davalılar asıl davada cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın en yüksek bedel üzerinden kamulaştırılmasını talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.12.2013 tarihli ve 2008/246 Esas, 2013/640 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalılar ... vd., ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki ... Mahallesi 1534 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik olmadığı ancak yapılan incelemede; tamamı 35.286,40 m² olan dava konusu taşınmazın 25.08.2008 tarihli tapu kaydına göre davacı idarenin 10.697,299 m²sinde, geri çevirme kararı sonrasında gelen tapu kaydına göre 25.634,31 m²sinde malik olarak göründüğü, davacı idarenin temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bir kısım malik ile henüz dava açılmadan uzlaşıldığı, bir kısmı ile de yargılama sırasında anlaşıldığı belirtilmiş, belirtilen durum ile tapu kayıtları da paralellik gösterdiğinden mahkemece davacı idareden hangi maliklerle uzlaşıldığına, tapuda yapılan devirlere ilişkin tüm bilgi ve belgelerin getirtilmesinden sonra, davalı olarak gösterilen malikler-mirasçılar bakımından idare ile uzlaşan ve tapu paylarını devredenler tespit edilip, bunlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi ,mahkemece taşınmazın zemin, yapı, ağaç bedeli olarak tespit ve depo edilen bedel ile hükme esas alındığı belirtilen raporlar arasında bağlantı ve denetim sağlanamadığı, mahkemece taşınmazın güncel tapu kaydı getirtilip, 1. bentte belirtilen hususlar konusunda gerekli araştırma yapılıp, uzlaşma sağlanmayıp, tapuda hisse-muhdesat sahibi olan, hisse sahibi olmayıp sadece muhdesat sahibi olan davalılar yönünden yeniden ve tek raporda denetime elverişli olacak şekilde ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi, asıl dava dosyası ile birleştirilen kamulaştırmaya dayalı maddi hataların tespiti istemli dava dosyaları ile ilgili bir karar verilmemiş olması, 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine eklenen hüküm uyarınca dava dört ay içinde sonuçlandırılmadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak tespit edilen kamulaştırma bedeline dört ayın bitimi tarihi olan 24.10.2008 tarihinden itibaren karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken, faize hükmedilmemesi, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekirken karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre bir kısım davalının hisselerinde bulunan haciz ve ipotek şerhlerinin bedele yansıtılmaması, dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığından kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken farklı vekille temsil edildikleri gerekçesiyle davalılara ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, söz konusu inşaat sınırlamaları da dikkate alınarak taşınmazın değerinin yeniden tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili 1951 doğumlu ... ile 1949 doğumlu ... ve yine müvekkili ... bir kısım kamulaştırma bedellerinin ödenmediğini, hükmedilen arsa bedelinin düşük kaldığını, üzerindeki yapı bedelinin de gerçek değeri yansıtmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığını gerçeği yansıtmadığını, birden fazla davalı var iken tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde; raporun hatalı olduğunu mahkemece raporun yeterince denetlenmediğini, birden fazla davalı var iken tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.