Başvurucu, 8/1/1997 tarihinde Kozan Kadastro Mahkemesinde açtığı kadastro tespitine itiraz davasının reddedildiğini ve yargılamanın makul sürede yapılmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile hukuk devleti ve anayasanın üstünlüğü ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlallerin tespiti ile mahkeme kararının iptalini talep etmiştir.
Başvurucu, 8/1/1997 tarihinde Kozan Kadastro Mahkemesinde açtığı kadastro tespitine itiraz davasının reddedildiğini ve yargılamanın makul sürede yapılmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile hukuk devleti ve anayasanın üstünlüğü ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlallerin tespiti ile mahkeme kararının iptalini talep etmiştir. Başvuru, 20/11/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/9/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığı 29/9//2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 8/1/1997 tarihli dilekçeleri ile Kozan Kadastro Mahkemesinde açtığı davalarda, Adana ili Kozan ilçesi Damyeri köyünde bulunan 104 ada 14, 15 ve 17 parsel numaralı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tescil edildiğini, ancak söz konusu yerlerde tapu kayıtlarına göre kendi hissesinin de bulunduğunu belirtmiş, bu nedenle kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların adında tescilini talep etmiştir. Yargılamanın ilerleyen safhalarında, Kozan Kadastro Mahkemesinin 31/8/1998 ve 21/9/1998 tarihli kararlarıyla 14 ve 15 parsel numaralı taşınmazlara ilişkin devam eden davaların, 17 parsel numaralı taşınmaza ilişkin aynı Mahkemenin devam etmekte olan E.1998/51 sayılı dava dosyasında birleştirilmesine karar verilmiştir. Kozan Kadastro Mahkemesi 27/9/1999 tarih ve E.1998/51, K.1999/98 sayılı kararı ile davanın reddine hükmetmiş, başvurucu tarafından karara karşı temyiz talebinde bulunulmuş, ancak Yargıtay Hukuk Dairesi 15/12/1999 tarih ve E.1999/5575, K.1999/5695 sayılı ilâmı ve 25/10/2000 tarih ve E.2000/4104, K.2000/4857 sayılı ilâmı ile iki kez eksiklik nedeniyle dosyayı geri çevirmiştir. Eksikliklerin tamamlanmasının ardından yapılan temyiz incelemesi sonunda ise İlk Derece Mahkemesinin kararı, Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/4/2001 tarih ve E.2001/749, K.2001/1619 sayılı ilâmı ile esasa ilişkin karar verilebilmesi için yapılması gerekenlere hükmedilerek bozulmuştur. Kozan Kadastro Mahkemesi bozma kararına uymuş, yargılamaya E.2001/173 sayılı dava dosyasında devam etmiştir. Yargılama devam ederken başvurucu, 7/2/2002 tarihli dilekçesi ile Kozan Kadastro Mahkemesinde yeni bir dava açmış, aynı köyde bulunan 104 ada 16 parsel numaralı taşınmazın da kadastro tespitine itiraz ederek, tespitin iptali ile taşınmazın adına tescilini istemiştir. Kozan Kadastro Mahkemesi 10/6/2002 tarih ve E.2002/42, K.2002/58 sayılı kararı ile 16 parsel numaralı taşınmaza ilişkin açılan bu davanın 14, 15 ve 17 parsel numaralı taşınmazların konu olduğu dava ile birleştirilmesine karar vermiş, yargılamaya E.2001/173 sayılı dava dosyasında devam edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/4/2011 tarihli bozma ilâmına uyularak tüm parsellere yönelik yapılan yargılama sonucunda, Kozan Kadastro Mahkemesi, 10/7/2012 tarih ve E.2001/173, K.2012/62 sayılı kararıyla dinlenen tanık beyanları, yapılan keşif ve sonrasında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, ayrıca bunlardan başka yargılama boyunca toplanan başkaca delilleri de değerlendirerek, kadastro tespitlerinin iptali ve başvurucu adına tescilleri istenen 14, 15 ve 17 parsel numaralı taşınmazlarda başvurucunun mülkiyeti bulunmadığından, 16 parsel sayılı taşınmaza yönelikse başvurucunun iddiasını kanıtlayan tam bir bilgiye ulaşılamadığından davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Hukuk Dairesi 18/2/2013 tarih ve E.2012/7668, K.2013/1008 sayılı ilâmı İlk Derece Mahkemesinin kararını onamıştır. Aynı Daireye yapılan karar düzeltme istemi de 31/10/2013 tarih ve E.2013/6113, K.2013/10050 sayılı ilâm ile reddedilmiştir. Karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilâm başvurucu tarafından 11/11/2013 tarihinde öğrenilmiştir. Başvurucu, 20/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, maddesinin birinci fıkrası ve maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi (Bkz. B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 16-22).