1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Rize Belediye Başkanlığına ait işyerlerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, çalıştığı süreler içinde sendikalı işçi olduğunu, davalı Kurum ile Belediye İş Sendikası ve Hizmet İş Sendikası arasında 2000 yılı ile davacının emekli olduğu 26.02.2015 tarihleri arasında her yıl toplu iş sözleşmeleri imzalandığını, davalı işyerinde kesintisiz olarak çalışmış olmasına karşın müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumu k
DAVA KONUSU: 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Rize Belediye Başkanlığına ait işyerlerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, çalıştığı süreler içinde sendikalı işçi olduğunu, davalı Kurum ile Belediye İş Sendikası ve Hizmet İş Sendikası arasında 2000 yılı ile davacının emekli olduğu 26.02.2015 tarihleri arasında her yıl toplu iş sözleşmeleri imzalandığını, davalı işyerinde kesintisiz olarak çalışmış olmasına karşın müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında dava dışı ... Rizeli Belediyeler İnşaat ve İhtiyaç Maddeleri San. Tic. Ltd. Şti.nin (... Şirketi) işçisi olarak gösterildiğini, çalıştığı sürede tüm emir ve talimatların davalı ... tarafından verildiğini, ... Şirketi ile davalı ... arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, sendika üyesi olmasına rağmen davalı ... ile sendikalar arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinden yararlandırılmadığını ileri sürerek fark ücret ve faizi, ikramiye ve ilave tediye alacağı ve faizi, ulusal bayram ve genel tatili ücreti ve faizi, kıdemli işçilik teşvik primi ve faizi, ücretten bağımsız sosyal yardım ve faizi, fazla çalışma ücreti ve faizi, yıllık ücretli izin ve faizi, sorumluluk zammı ve faizi, ilave tediye ücreti ve faizi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı ... yargılama sırasında vefat ettiğinden davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığına ve alacağın hesabına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.