2. Ceza Dairesi 2023/2572 E. , 2024/1697 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2044 E., 2019/224 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'…
**2. Ceza Dairesi 2023/2572 E. , 2024/1697 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2044 E., 2019/224 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, inceleme süresinde henüz dava zamanaşımı süresi dolmadığına ve istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Her ne kadar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince “19.06.2013 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, hükmün 10.09.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra 25.08.2014 tarihinde yeni suç işlediği ve bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğa atılı suçun 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 116/1, 119/1-c ve 31/2. maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu, cezanın türü ve üst sınırına göre suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşından küçük olması da göz önüne alındığında 4 yıllık asli dava zaman aşımının duran zaman aşımı süresi çıkartılarak dava aşımını en son kesen nedenin suça sürüklenen çocuğun savunmasının alınması olduğu ve suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 01.03.2013 tarihine göre dava zaman aşımı süresinin istinafa konu karar tarihi itibariyle geçmiş bulunması nedeniyle CMK 223/8 maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine” karar verildiği belirtilmiş ise de; zamanaşımını kesen işlem olan diğer suça sürüklenen çocuklar Uğur Örtüm ve Ferdi Örtüm hakkında verilen mahkûmiyet karar tarihi olan 19.06.2013 tarihinden itibaren hesaplandığında, yerel mahkemece verilen 24.04.2018 mahkumiyet karar tarihinin de zamanaşımı süresini kestiği ve iki karar arasında da dava zamanaşımı süresinin durma süresi de eklendiğinde henüz dolmadığı, yine bahse konu zamanaşımını en son kesen işlem olan 24.04.2018 tarihli mahkûmiyet karar tarihinden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin verdiği düşme kararı olan 06.02.2019 tarihine kadar henüz zamanaşımı dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.08.2013 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 25.08.2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından eylemine uyan TCK'nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c ve 31/2. maddelerinde belirtilen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 6 yıllık dava zamanaşımının, 21.03.2012 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a ve 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.