İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/11/2025 YAZIM TARİHİ : 28/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 11/07/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ...... nolu ......’de aboneliğini…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI: ...... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İSTİNAF EDEN DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/11/2025 YAZIM TARİHİ : 28/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 11/07/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ...... nolu ......’de aboneliğinin bulunduğunu, söz konusu aboneliğe ilişkin ...... tarafından 26/09/2019 tarihli 126.764,50 TL bedelli fatura düzenlendiğini, düzenlenen faturada 62767 m³ tüketim yazıldığını, ancak faturada hata olduğunu, faturadaki bedelin ve tüketim miktarının fahiş bir rakam olduğunu, konuyla alakalı ilgili kuruma başvuruda bulunulduğunu fakat herhangi bir sonuç alınamadığını, bu sebeple müvekkilinin faturayı ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını, arabuluculuk süresinde de ......’yle anlaşılmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL’nin davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra ıslahla taleplerini 120.792,67 TL'ye çıkarmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Ticaret Mahkemesine açıldığını, ancak davacının bir tüketici olduğunu, davaya konu faturanın tek bir fatura olduğunu, fatura borcunun bölünebilir ve kısmı tahsil edilebilir durumda olmadığını, 1.000 TL üzerinden kısmı olarak açılamayacağını, davacıya ait ...... nolu işyeri aboneliğinde abonenin aylık ortalama kullanımları 2000-3000 m³ civarlarında iken sayaçta değişik nedenlerle meydana gelen arıza nedeniyle kullanım miktarları düşerek 25/09/2017-28/05/2019 tarihleri arasında sağlıklı bir ölçüm yapılmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine davacıya ait işyerinde yapılan tespitler sayacın kullanılmasına rağmen çalışmadığı görülerek 30/05/2019 tarihinde sayacın çalışamaz olarak değiştirildiğini, yeni sayacın değişim tarihi olan 30/05/2019 ile 27/08/2019 tarihleri arasındaki kullanımına göre ...... Tarifeler Yönetmeliği hükümlerine göre 25/09/2017-30/05/2019 tarihleri arası için 59.775 m³ ek tahakkuk yapıldığını, yapılan tahakkukun yasal mevzuata uygun olduğunu beyan ederek davacının davasının usulden ve esas yönüyle reddine, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 02/12/2021 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "...Dava, alacak isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davacıya ait ...... numaralı atık su aboneliğine ilişkin sayacın 25/09/2017-28/05/2019 tarihleri arasındaki dönemde arızalı olup olmadığı, bu döneme ilişkin olarak kıyas tüketimi hesabının yapılmasının gerekip gerekmediği, gerekir ise bu döneme ilişkin olarak davacıdan tahsil edilmesi gereken tutarın ne kadar olduğu, bu tutar dikkate alındığında davacıdan fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise bu tutarın davacıya iadesinin gerekip gerekmediği hususlarından ibarettir. ...... Tarifeler Yönetmeliği'nin 58/11. Maddesine göre; Dönem arasında sayacın çalışmadığı veya kısmen çalıştığı hallerde, abonenin aynı dönemlere ait geçmiş su ve atıksu tüketimleri veya yeni takılan sayacın tüketimi esas alınır. Böyle bir bilgi yok ise, söz konusu aboneliğin özellikleri ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından belirlenen kişi başına günlük tüketim miktarları dikkate alınarak, kıyas usulüyle tahakkuk yapılır. Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 03/08/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile, ihtilaf konusu faturanın 62.767 m³ karşılığı 126.764,50 TL olduğu, bu kullanımın 2.992 m³'lük kısmının fatura dönemine ait olduğu, çekişme konusunun bu faturanın 59.775 m³'lük kısmın ve dolayısıyla 120.721,59 TL'lik kısmının olduğu, davacının Ocak 2016-Ocak2020 dönemi arası aylık ortalama atık su tahakkukunun 2.973,32 m³ olduğu, 25/09/2017-28/05/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ortalama atık su üretim tutarının 79,95 m³ olduğu, davacının aylık ortalama 2.973,32 m³ tutarında atık su ürettiğinin kabul edilmesi halinde ihtilaflı dönem kullanımının 62.439,72 m³ olması gerektiği, bu tutardan tahakkuk eden 1.679 m³ tutarındaki tüketimin mahsup edilmesi sonucunda tahakkuk etmesi gereken atık su üretiminin toplam 60.760,72 m³ olduğu, bu tutarın kabul edilmesi halinde davacının borcunun 110.244,25 TL olduğu, ancak ...... tarafından atık su kullanım tutarının 59.775 m³ olarak kabul edildiği, bu tutarın doğru kabul edilmesi halinde ise davacının borcunun 108.455,76 TL olacağı ve ...... tarafından fazla tahsil edilen tutarın 12.265,83 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça sayacın arızalı olmadığı doğru ölçüm yaptığı belirtilen dönemde su sarfiyatı yapılmadığı iddia edilmiş ise de; ihtilaflı dönem öncesi ve sonrasındaki atık su kullanım tutarları ile davacının diğer aboneliklerinde ihtilaflı dönemde herhangi bir artışın bulunmayışı birlikte değerlendirildiğinde davacının bu iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu 126.764,50 TL bedelli faturanın 6.042,91 TL'lik kısmının fatura dönemine ait kullanıma, 120.721,59 TL'lik kısmının ise kıyas hesabına ilişkin olduğu, davacıya ait ...... numaralı atık su aboneliğine ilişkin sayacın 25/09/2017-28/05/2019 tarihleri arası dönemde arızalı olduğu, doğru ölçüm yapmadığı, bu zaman aralığına ilişkin olarak yapılan kıyas hesabı neticesinde davacının ödemesi gereken tutarın 108.455,76 TL olduğu, buna rağmen davalı tarafça 120.721,59 TL tutarında tahsilat yapıldığı, bu bakımdan davacıya iade edilmesi gereken tutarın 12.265,83 TL olduğu sonucuna varıldığından davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, toplam 12.265,83 TL'nin 1.000,00,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 04/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 11.265,83 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 25/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN 07/06/2023 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 02/12/2021 tarihli kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 07/06/2023 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...Dosya kapsamına göre davacıya ait ...... abone nolu atık su aboneliğinde davalı tarafından 25/09/2017-28/05/2019 tarihleri arasında sağlıklı bir ölçüm yapılmadığı, sayacın kulanılmasına rağmen çalışmadığı iddia edilerek 30/05/2019 tarihinde sayacın değiştirildiği ve yeni sayacın değişim tarihi olan 30/05/2019 ile 27/08/2019 tarihleri arasındaki kullanım miktarı dikkate alınarak ...... Tarifeler Yönetmeliği hükümlerine göre davacıya 59.775 m³ ek tahakkuk yapıldığı, bu ek tahakkuk miktarı ve son ay kullanımının da dahil olduğu tutar ile birlikte davacıya 126.764,50 TL'lik fatura tahakkuk ettirildiği, davacının 126.764,50 TL fatura bedelini 30/09/2019 tarihinde dava açma hakkının saklı olduğunu belirterek ihtirazi kayıtla ödediği anlaşılmıştır. ...... Tarifeler Yönetmeliği'nin 58/11. maddesinde ;''Dönem arasında sayacın çalışmadığı veya kısmen çalıştığı hallerde, abonenin aynı dönemlere ait geçmiş su ve atık su tüketimleri veya yeni takılan sayacın tüketimi esas alınır. Böyle bir bilgi yok ise, söz konusu aboneliğin özellikleri ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından belirlenen kişi başıma günlük tüketim miktarları dikkate alınarak, kıyas usulüyle tahakkuk yapılır. ''düzenlemesi mevcut olup, aynı tarifenin 59.maddesinde ise;'' 1) Abone veya görevli memur tarafından, su sayacının, tüketimi doğru kayıt edip etmediğinin kontrol edilmesi istendiği takdirde, su sayacı sökülerek ilgili Bakanlık teşkilatınca kontrol edilmesi sağlanır. Kontrol neticesi düzenlenen raporda, sayacın endeksine itibar edilmeyeceği belirtilmiş ise 58. maddenin 11. fıkrasına göre, kıyas usulüyle tahakkuk yapılır.(2) Tüketimi doğru olarak kayıt edip etmediğinden şüphe edilerek, abone veya görevli memur tarafından kontrol edilmesi istenen su sayacının, ilgili Bakanlık teşkilatınca yapılan kontrolü sonucunda, bir neticeye varılamamış ise, 58. maddenin 11. fıkrasına göre, kıyas usulüyle tahakkuk yapılır.(3) Sayacın hatalı çalıştığı, Ölçüler Ayar Şube Müdürlüğünce yapılan kontrol neticesinde tespit edilmiş ise, o döneme ait hatalı tahakkuka, gecikme zammı tahakkuk ettirilmez.(4) Patlayan su sayacının üst mekanizmasının etkilenerek tüketimi kaydetmediğinin ilgili bakanlık veya İdare teknik personelince belirlenmesi durumunda, 58. maddenin 11.fıkrasına göre, kıyas usulüyle tahakkuk yapılır.(5) Tüketimi doğru olarak kayıt edip etmediğinden şüphe edilerek, abone veya görevli memur tarafından kontrol edilmesi istenen ancak 10 yıllık periyodik muayene süresinin dolması nedeniyle ilgili Bakanlık teşkilatınca kontrolü yapılamayan sayaçlar için 58.maddenin 11. fıkrasına göre, kıyas usulüyle tahakkuk yapılır.'' hükümleri bulunmaktadır. Somut olayda davalı kurum tarafından sayacın arızalı olduğu, çalışmadığı iddia edilerek davacıya ek tahakkuk yapılmış ise de sayacın arızalı olduğuna dair ilgili bakanlık teşkilatınca verilen bir rapor dosyada bulunmadığı gibi, sayacın değişim evrakları da dosyada bulunmamaktadır. Bu itibarla arızalı olduğu iddia edilen sayaca ilişkin ilgili bakanlık teşkilatınca verilen bir rapor olup olmadığının davalı kurumdan sorularak rapor var ise onaylı bir suretinin istenmesi, ayrıca sayacın değişim evraklarının onaylı birer suretlerinin de istenmesi daha sonra olay tarihindeki ...... Tarifeler Yönetmeliği hükümleri göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılması, gerekirse tarafların bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlar göz önüne alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunda uzman başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınması ve tüm deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından tarafların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 11/07/2024 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dava, alacak isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davacıya ait ...... numaralı atık su aboneliğine ilişkin sayacın 25/09/2017-28/05/2019 tarihleri arasındaki dönemde arızalı olup olmadığı, bu döneme ilişkin olarak kıyas tüketimi hesabının yapılmasının gerekip gerekmediği, gerekir ise bu döneme ilişkin olarak davacıdan tahsil edilmesi gereken tutarın ne kadar olduğu, bu tutar dikkate alındığında davacıdan fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise bu tutarın davacıya iadesinin gerekip gerekmediği hususlarından ibarettir. Açılan dava ilk önce Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya BAM 6. HD.'nin ... E. ve ... K. sayılı kararı ile "Somut olayda davalı kurum tarafından sayacın arızalı olduğu, çalışmadığı iddia edilerek davacıya ek tahakkuk yapılmış ise de sayacın arızalı olduğuna dair ilgili bakanlık teşkilatınca verilen bir rapor dosyada bulunmadığı gibi, sayacın değişim evrakları da dosyada bulunmamaktadır. Bu itibarla arızalı olduğu iddia edilen sayaca ilişkin ilgili bakanlık teşkilatınca verilen bir rapor olup olmadığının davalı kurumdan sorularak rapor var ise onaylı bir suretinin istenmesi, ayrıca sayacın değişim evraklarının onaylı birer suretlerinin de istenmesi daha sonra olay tarihindeki ...... Tarifeler Yönetmeliği hükümleri göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılması, gerekirse tarafların bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlar göz önüne alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunda uzman başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınması ve tüm deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığı ..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında dava Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. Kaldırma kararına istinaden sayaca ilişkin kayıtlar ve raporların celbi için yazışmalar yapılmış, sayaç evrakları gelmesine rağmen herhangi bir rapor ibraz edilmemiştir. Davalı vekili de kaldırma kararında bahsi geçen şekilde bir raporun mevcut olmadığını belirtmiştir. Kaldırma kararına istinaden yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, dosya kapsamına uygun olduğundan ve daha önce tanzim edilen raporlar arasındaki çelişkileri giderir nitelikte olduğundan hükme esas alınan 12/06/2024 tarihli ek rapor ile, dosya kapsamında bulunan diğer bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalarda kullanılan Atık Su Birim Fiyatlarının mahkemenin ara kararına (25/09/2017 tarihi ile 28/05/2019 tarihleri arası dönemde davacıdan tahsil edilmesi gereken su bedelinin ne kadar olduğu (hesaplamada atık su bedelinin aylık bazda birim fiyatı dikkate alınmak suretiyle) uygun olmadığı, ihtilaflı dönemde ilgili abonelikte takılı durumda olan sayaca ilişkin olarak bakanlık teşkilatınca yapılmış bir inceleme ve düzenlenmiş bir rapor bulunmaması hususu ile ilgili nihai takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ve istinaf kararı ışığında, daha uzun dönem aralığını kapsayan geçmiş emsal dönem sarfiyatlarının baz alınmasının, sayaç değişiminden sonraki 3 aylık dönem ortalamasına göre daha doğru sonuç vereceği, davacıdan bu döneme ait tahsilat yapılacaksa; 55.405,48 m³ toplam sarfiyatın olabileceğinin kabulü ile ihtilaflı dönemdeki aylık sarfiyat miktarlarına ve o ayki atık su birim fiyatlarına göre düzenlenmesi gereken faturaların toplam tutarının da 101.071,24 TL olabileceği, davacıdan tahsil edilen fazla tutarın 19.650,65 TL olacağı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça sayacın arızalı olmadığı doğru ölçüm yaptığı belirtilen dönemde su sarfiyatı yapılmadığı iddia edilmiş ise de; ihtilaflı dönem öncesi ve sonrasındaki atık su kullanım tutarları ile davacının diğer aboneliklerinde ihtilaflı dönemde herhangi bir artışın bulunmayışı birlikte değerlendirildiğinde davacının bu iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu 126.764,50 TL bedelli faturanın 6.042,64 TL'lik kısmının fatura dönemine ait gerçek kullanıma, 120.721,86 TL'lik kısmının ise kıyas hesabına ilişkin olduğu, davacıya ait ...... numaralı atık su aboneliğine ilişkin sayacın 25/09/2017-28/05/2019 tarihleri arası dönemde arızalı olduğu, doğru ölçüm yapmadığı, bu zaman aralığına ilişkin olarak yapılan kıyas hesabı neticesinde davacının ödemesi gereken tutarın 101.071,24 TL olduğu, buna rağmen davalı tarafça 120.721,86 TL tutarında tahsilat yapıldığı, bu bakımdan davacıya iade edilmesi gereken tutarın 19.650,65 TL olduğu sonucuna varıldığından davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 19.650,65 TL'nin 1.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 04/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, 18.650,65 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 25/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sayacın arızalı olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, söz konusu sayacın çalışmaması veya arızalı olması gibi bir durum söz konusu olmadığından, sayaca ilişkin bakanlık teşkilatınca yapılmış bir inceleme de olmadığını, bu durumun dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da; "ihtilaflı dönemle ilgili abonelikte takılı durumda olan sayaca ilişkin olarak bakanlık teşkilatınca yapılmış bir inceleme ve düzenlenmiş bir rapor bulunmamaktadır" şeklinde belirtilmesine rağmen, raporda bilirkişiler tarafından, istinaf ilamında belirtilen uygulamanın aksine, kendilerine göre uygun olduğu belirtilen bir metod gözetilerek hesaplama yapıldığını, bilirkişi heyetince, bu itiraza ilişkin olarak ek raporda ihtilaflı dönemde ilgili abonelikte takılı durumda olan sayaca ilişkin olarak bakanlık teşkilatınca yapılmış bir inceleme ve düzenlenmiş bir rapor bulunmaması hususu ile ilgili nihai takdirin sayın mahkemeye ait olduğunun belirtildiğini, sayacın arızalı olmadığını, bu nedenle de, davalı kurum tarafından sayaca ilişkin olarak yapılan herhangi bir inceleme ve rapor bulunmadığını, farazi şekilde sayacın arızalı olduğunun kabul edildiğini, davalının arıza iddiasını ispat etmesi gerektiğini, haksız ücret almak için sayacın arızalı olduğunu iddia ettiğini, davaya konu abonelik kuyu suyuna ilişkin olup, kuyu aboneliklerinde kanalizasyona kirli su bırakıldığı iddiası ile "atık su bedeli"nin taraflarından tahsil edildiğini, ilgili su faturası incelendiğinde taraflarından tahsil olunan bedelin atık su bedeli olduğunun görüleceğini, karara esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi tarafından bu durumun gözetilmediğini, müvekkili şirkette birden fazla su aboneliği bulunduğunu, müvekkili tarafından, dava konusu edilen aboneliğe ilişkin herhangi bir kullanım durumu söz konusu olmadığını, yani herhangi bir arıza nedeniyle değil kullanılmaması nedeniyle bedel olarak "0" çıktığını, arıza iddiası var ise bunu davalının ispat etmesi gerektiğini, ancak 65.madde dikkatle incelendiğinde sayacın çalışmadığı veya sayacın kısmen çalıştığı hallerde geçmiş dönem ortalamanın alınacağının yazdığını, müvekkiline ait ...... nolu aboneliğe konu sayacın çalışmaması gibi bir durumu söz konusu olmadığını, yani bu sayacın hiç arızalanmadığını, davalı kurum sırf haksız ücret almak için sayacın arızalı olduğunu iddia ettiğini, mahkeme tarafından ise arızalı olduğu varsayılarak karar verildiğini, kısmen kabul edilen miktara uygulanacak faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, dava konusu fatura bedeli, müvekkilinin icrai yaptırım baskısı altında olmasından dolayı, 30.09.2019 tarihinde ihtirazi kayıt sunulmak suretiyle ödenmek zorunda kalındığını, bu nedenle mahkeme tarafından hükmedilen miktara, ödeme tarihi olan 30.09.2019 itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının işyerinde aylık ortalama kullanımlarının yaklaşık 3000 m³ civarlarında iken sayaçta değişik nedenlerle meydana gelen arıza nedeniyle kullanım miktarlarının 25.09.2017 tarihinden itibaren düştüğünü ve sıfıra indiğini, yapılan tespitlerde su kullanılmasına rağmen çalışmadığı görülerek 30.05.2019 tarihinde sayaç çalışmaz olarak değiştirildiğini, sayaç çalışmadığı takdirde uygulanacak tarife Yönetmeliğin 58. ve 59 maddelerinde düzenlendiğini, ...... Tarifeler Yönetmeliği'nin 58/6.maddesinde “Faturaların hatasız düzenlenebilmesi için, abone tarafından sayaç yerlerinin sürekli kontrol edilebilir ve sayacın okunabilir konumda bulundurulması zorunludur.” denildiğini, tarifeler yönetmeliği'nin 58/11 maddesinde ise “Dönem arasında sayacın çalışmadığı veya kısmen çalıştığı hallerde, abonenin aynı dönemlere ait geçmiş su ve atık su tüketimleri veya yeni takılan sayacın tüketimi esas alınır. Böyle bir bilgi yok ise, söz konusu aboneliğin özellikleri ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından belirlenen kişi başıma günlük tüketim miktarları dikkate alınarak, kıyas usulüyle tahakkuk yapılır. 58/12 Çevre sulama aboneliklerinde, kıyas uygulaması yapılması gereken hallerde, Mayıs-Ekim arasında kalan sulama dönemini kapsayan 6 aylık sulama dönemi süresi esas alınır." denildiğini, bu nedenle yeni sayacın yapılan ara okumalarında sayaç değişim tarihi olan 30.05.2019 ile 27.08.2019 tarihleri arasında kullanılan 8937 m³'e göre yapılan değerlendirme neticesinde, (8937 m³: 89 gün ) = 100.415 m³/gün tespit edildiğini, günlük bu miktar üzerinden 25.9.2017-30.5.2019 tarihleri arasında 612 gün için (612 gün * 100,415 m³ -) 61.454 m³'lük kullanım belirlenmiş ve bu tarihler arasında daha önce tahakkuku yapılıp tahsil edilen 1679 m³ düşüldükten sonra kalan (61454 - 1679 =) 59.775 m³'ün ise ek tahakkuku yapıldığını, bu tahakkukun bedelinin ise 126.764,50 TL olduğunu, yukarıda ayrıntılı olarak anlattıkları itiraz konusu tahakkukta bu hükümlere göre belirlendiğini, bu sebeple idarenin yaptığı tahakkuklar yasal mevzuata uygun olduğunu, davacının ...... no'lu aboneliğin atık su bedelinin 0 veya az olmasının normal olduğu iddiasının da hukuki bir dayanağının bulunmadığını, diğer aboneliklerin dönemsel tahakkukları incelendiğinde dava konusu ihtilaflı dönemlere ilişkin tarihlerdeki tahakkuklar arasında bir farklılık olmadığı ve rutin tahakkukların olduğunun görüldüğünü, 06/05/2023 tarihli bilirkişi raporlarıyla hem abonelik hem de üretim açısından su kullanımının ayrıntılı olarak incelendiğini ve davacının iddialarının gerçekle ilgisinin olmadığını, mahkemece, davacıya ait 3 kuyu aboneliğine ait tüketimleri gösterir tabloda, davacıya ait diğer iki abonelikteki tüketim miktarları ile ilgili olarak, gerek aylık bazdaki tüketim miktarlarında gerekse de toplam tüketim miktarlarında ihtilaflı olunan dönemde geçmiş dönemlere göre önemli miktarda bir artış olmadığının tespit edildiğini, bu tespite göre davacının, ihtilaflı dönemde başka kuyuları kullandığı ve bu yüzden de ...... nolu abonelikteki sarfiyatın düşük olduğu yönündeki iddiasının yerinde olmadığı ve davacının bu iddiasının hukuki bir dayanağının bulunmadığının tespit edildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesinin kabul edilen kısmının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; istirdat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Davalının istinaf talebi değerlendirildiğinde; dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince 11/07/2024 tarihinde verilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı aleyhine 19.650,65 TL'ye hükmedilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin 2 inci fıkrasında miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiş, aynı kanunun "Parasal sınırların artırılması" kenar başlıklı 1. Ek Maddesinin 1. Fıkrasında 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 44 üncü maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Parasal sınırların artırılması" kenar başlıklı 1 inci ek maddesinin 2 inci fıkrasında; "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır" denilmiş, 14/11/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanunun 22 inci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrada, istinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan sınırlar esas alınır denilmiş, 7531 sayılı Kanunun geçici 1.maddesinin 6.fıkrası ile de; '' Bu Kanunla 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır. Üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme ise bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden verilen kararlar hakkında uygulanır.'' düzenlemesi getirilmiştir. 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7551 sayılı Kanunun 20 inci maddesi ile de 1 inci ek maddenin 2. fıkrası, "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır" şeklinde değiştirilmiş ve maddenin 3 üncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 7531 sayılı Kanunun yürürlük tarihi 14/11/2024 tarihi olup, ilk derece mahkemesinin Dairemiz kaldırma kararından sonra verdiği kararın tarihi ise 11/07/2024'tür. İlk derece mahkemesi karar tarihi, 7531 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce olduğu için 7531 sayılı Kanunla yapılan değişiklik somut olaya uygulanamayacaktır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/07/2025 tarih, 2023/4-931 Esas-2025/491 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi eldeki davada 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan ve 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik kapsamında kararın istinafa kabil olup olmadığının belirlenmesinde dava tarihinin esas alınması da mümkün değildir. Somut olayda karar tarihinde yürürlükte olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1 inci ek maddesinin 1 inci fıkrası gereğince kesinlik sınırının belirlenmesinde hükmün verildiği tarihin esas alınması gerekmektedir. İlk derece mahkemesinin karar tarihi 11/07/2024 tarihi olup bu tarih itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL'dir. Davalı aleyhine kabul edilen miktar olan 19.650,65 TL kesinlik sınırının altındadır. Buna göre ilk derece mahkemesince verilen karar davalı açısından kesin niteliktedir. Bu sebeple karar davalı açısından kesin olduğu için davalının istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin HMK 352/1.b maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının istinaf talebi incelendiğinde ise; Dairemiz kaldırma kararında, arızalı olduğu iddia edilen sayaca ilişkin ilgili bakanlık teşkilatınca verilen bir rapor olup olmadığının davalı kurumdan sorularak rapor var ise onaylı bir suretinin istenmesi, ayrıca sayacın değişim evraklarının onaylı birer suretlerinin de istenmesi daha sonra olay tarihindeki ...... Tarifeler Yönetmeliği hükümleri göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılması, gerekirse tarafların bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlar göz önüne alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunda uzman başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınması ve tüm deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, kaldırma kararı üzerine yapılan yargılamada sayacın arızalı olduğuna dair ilgili bakanlık teşkilatınca verilen bir rapor olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki abone sözleşmesinin 12.maddesinde :“Kullanılan suyun veya üretilen atık suyun miktarı sayaç ile ölçülür. Sayacın arızalanması veya sayaç ile ölçümün mümkün olmaması hallerinde, o abonenin önceki tüketim ortalamalarına göre, kıyas usulüyle tahakkuk yapılır. Kıyas usulüyle yapılacak tahakkuklarda, ilgili dönemin değerlendirmeye alınabilecek geçmiş dönemlere ait tüketim ortalaması yoksa, bu takdirde emsal abonelerin tüketimleri ile ilgili kurum veya kuruluşların belirledikleri tüketim miktarları dikkate alınır”. düzenlemesi bulunmakta olup, yine abone sözleşmesinin 30. maddesinde de sözleşme dışında kalan ve abone ile ...... arasında oluşan diğer hususlarda 2560 sayılı İSKİ Kanunu'nun 23.maddesi gereğince yürürlüğe konulan ...... Tarifeler Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu sebeple ...... Tarifeler Yönetmeliği'nin 59.maddesi gereğince sayacın endeksine itibar edilmeyeceği yönünde ilgili bakanlık teşkilatı tarafından verilmiş bir rapor olmadan sayacın arızalı olduğu kabul edilerek yeni takılan sayaçtan sonraki 3 aylık dönemdeki günlük tüketim ortalamasına göre aboneye tahakkuk yapılması ...... Tarifeler Yönetmeliği hükümlerine aykırıdır. Davalı sayacın arızalı olduğunu, doğru tüketim kaydetmediğini ancak ilgili bakanlık teşkilatı tarafından verilmiş bir raporla ispat edebilir. Somut olayda bu yönde verilmiş bir rapor olmadığı için sayacın arızalı olduğu, doğru tüketim kaydetmediği davalı tarafından ispat edilemediğinden davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 2019/09 dönemine ait 126.764,50 TL fatura bedelinden bu döneme ait 2992 m3'lük tüketime ait 6.042,64 TL çıkarıldıktan sonra bu faturada ihtilaflı döneme ilişkin olarak davacıdan tahsil edilen 120.721,86 TL'nin ödeme tarihi olan 30/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Davalının istinaf başvuru dilekçesinin REDDİNE, 1- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, B) Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 20,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.189,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C) İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet takdirine yer olmadığına, D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davanın kısmen KABULÜ ile, davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 2019/09 dönemine ait 126.764,50 TL fatura bedelinin 120.721,86 TL'sinin ödeme tarihi olan 30/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç, 2.045,76 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.100,16 TL harcın, alınması gereken 8.246,51 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.146,45 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç ve 2.045,76 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.100,16 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 15.550,00 TL bilirkişi ücreti ve 320,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 15.924,40 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 15.915,06 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle mevcut suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin kabul red oranına göre 1.319,23 TL'sinin davalıdan, 0,77 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A....T gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A....T gereğince 70,81 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine, E)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, F)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 27/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...