Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11137 E. , 2024/21645 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11137 Karar No : 2024/21645 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1-... Bakanlığı / ... VEKİLİ: Av. ... 2- ... Anonim Şirketi / ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: .
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11137 E. , 2024/21645 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11137 Karar No : 2024/21645 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1-... Bakanlığı / ... VEKİLİ: Av. ... 2- ... Anonim Şirketi / ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... PTT Merkez Müdürlüğü'nde dağıtıcı olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında tesis edilen işlemin eşine ilişkin olarak yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması formundaki bilgiler esas alınarak tesis edildiği, devlet memurluğuna alımlarda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması gerektiğine ilişkin düzenlemenin, Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunun Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.07.2019 gün ve E:2018/73; K:2019/65 sayılı kararı ile ortaya konularak iptal edilmesi karşında bu verilerek esas alınarak işlem tesis edilemeyeceği, diğer taraftan dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından yürütülen kamu görevinin niteliği ve önemi ile PKK/KCK terör örgütünün faaliyetleri göz önünde bulunduruldurularak davacının görevine son verildiği görülmüş olsa da, bir kısım bilginin üzerinden 20 yıl geçmiş olması da dikkate alındığında davacı hakkında yürütülen idari soruşturma sonucunda elde edilen verilerin, davacının PKK/KCK ile irtibatı veya iltisakı yahut görevden ihracını gerektirir bir bağı bulunduğunu her türlü şüpheden uzak şekilde somut olarak kanıtlar nitelikte olmadığı, idarece yapılan soruşturma sonucu hazırlanan bilgi notunda da bu durumun ifade edildiği ve davacı hakkında örgüt üyesi olduğu şüphesiyle açılan bir adli soruşturmanın dahi bulunmadığı anlaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin ve işlemin onaylanmasına ilişkin 16/09/2020 tarihli Bakanlık olurunda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, işlem nedeniyle açıkta geçen süre içerisindeki özlük ve parasal haklarının dava tarihi olan 01/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının özlük ve parasal hak isteminin kabulüne, işlem nedeniyle açıkta geçen süre içerisindeki özlük ve parasal haklarının dava tarihi olan 01/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararla; davanın konusu ile ilgisi bulunmayan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin mevzuatın yer verildiği 9. paragrafın ve hüküm fıkrasından önceki son paragrafda yer alan "davacı hakkında tesis edilen işlemin eşine ilişkin olarak yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması formundaki bilgiler esas alınarak tesis edildiği, devlet memurluğuna alımlarda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması gerektiğine ilişkin düzenlemenin, Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunun Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.07.2019 gün ve E:2018/73; K:2019/65 sayılı kararı ile ortaya konularak iptal edilmesi karşında bu veriler esas alınarak işlem tesis edilemeyeceği, diğer taraftan" kısmının karardan çıkarılması gerektiği, söz konusu kısımların karardan çıkarılması sonucunda istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun belirtilen kısımlar çıkarılmak suretiyle düzeltilerek reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN İDARELERİN İDDİALARI : Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...NİN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu kanun da 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddenin (B) fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2020/86 sayılı kararıyla "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresi iptal edilmiştir.) iltisakı yakut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin kamu görevinden çıkarılacağı hükme bağlanmıştır. ... İli, ... PTT Merkez Müdürlüğü'nde dağıtıcı olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava dosyasının incelenmesinden, her ne kadar İdare Mahkemesince; Ayrıca Uyap üzerinden yapılan sorgulama davacı hakkında yasa dışı örgütlere ve terör örgütlerine iltisaki ve irtibatına ilişkin olarak herhangi bir soruşturmanın bulunmadığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararından sonra davacı hakkında "PKK-KCK Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanuna Muhalefet" suçundan soruşturma yürütüldüğü ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının E:... sayılı dosyasında ceza soruşturmasının devam ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, anılan ceza soruşturmasının akıbeti takip edilerek ve anılan soruşturma kapsamındaki delil ve tespitler incelenerek davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.