(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3999 E. , 2009/13717 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, ge…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3999 E. , 2009/13717 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, meyve satımı işiyle iştigal ettiğini, meyvelerini henüz yetişmeden satın aldığı elma bahçesindeki ağaçların bakım, gözetim, ilaçlama, sulama vs. işlerini yapması için davalı ile anlaştığını, ancak davalının üstlendiği bu işleri yapmaması nedeniyle elmaların büyümediğini ve zarara uğradığını, durumun delil tespiti ile belirlendiğini ileri sürerek davalıya verdiği çeklerden dolayı 28.600.00 Tl borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı, üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, davacının elmaları süresi içinde seyreklemediği için elmaların küçük kaldığını, kusurunun bulunmadığının savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, bu davada davalının bakımını üstlendiği elma bahçesinde bulunan ağaçlara yetirince bakmadığını ileri sürmüş, yargılama aşamısındada ağaçların yeterince sulanmaması nedeniyle zararın oluştuğunu iddia etmiş, davalı ise yeterince sulama yaptağını, zararın davacının elmaları seyrekleştirmemesi nedeniyle oluştuğunu savunmuştur. Davacının, dava konusu hasat mevsiminde yaptırdığı delil tespiti sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda ağaçlarda sulama yetersizliğinden dolayı meyvelerin ufak kaldığı, ağaçların diplerine dar çanak (tava yöntemi) uygulanmaması 2009/3999-13717 nedeniyle %2-3 meyilli olan arazide suyun tutulmadığı belirtilmiş, mahallinde yapılan keşif sonrası alınan 23.7.2008 tarihli rapordada bahçenin %2-8 arasında değişen meyile sahip olduğu, meyil istikametinde sulama yapıldığı için istenilen ölçüde meyve ağaçlarının sudan istifade etmesinin zor olduğu belirtilmiştir. Dinlenen davacı tanıkları ile davalı tanıklarının beyanlarında davacının kendisinin yapacağını bildirdiği seyreltmeyi zamanında yapmadığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki mahkemece yapılan keşif dava konusu dönemden sonra yapıldığı için, dava konusu ağaçların ve meyvelerin o zamanki durumları hakkında bilgi vermekten uzaktır. Bu itibarla uyaşmazlığın çözümünde delil tespit raporu ile tanık beyanlarından yararlanması gerekir. Tespit bilirkişisi raporu ve tanık beyanları bütün olarak değerlendirildiğindede, davalının yeterli sayıda sulama yapmasına rağmen ağaç diplerinde dar çanak yöntemini uygulamaması ve arazinin meyilli olması nedeniyle bitkilerin sudan yeterli yaralanamadığı ve davacınında üstlendiği ikinci seyreltmeyi zamanında yapmadığı ve bu faktörler nedeniyle meyvelerin küçük kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda az yukarıda açıklanan davacının sereltmeyi yapmaması ve davalınında dar çanak yönetimini uygulamamasının meyvelerin küçük kalmasındaki etkisi ve davalının dar çanak yönetinin uygulanmamasının davacının zararına ne oranda etki ettiğinin araştırılması gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek ... fakültesinde görevli konusunda uzman kişelerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan az yukarıda açıklanan hususlarda taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak davacının ve davalının kusur oranları ile, belirlenecek kusur oranlarına göre davacının oluşan zararının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.