(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10626 E. , 2009/11594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile ortak olarak yaptıkları inşaatın sahip oldukları bölümlerin birbirlerine devri için 5.11.1998 t
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10626 E. , 2009/11594 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile ortak olarak yaptıkları inşaatın sahip oldukları bölümlerin birbirlerine devri için 5.11.1998 tarihli sözleşme yapıldığını, restaurant eşyalarının devrin dışında bırakılmasına rağmen kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek, eşyaların bedeli 26.881 YTL.nin temerrüt tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacı ile yapılan 16.11.1998 tarihli ikinci sözleşme ile dava konusu malzemelerin kendisine bırakıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 26.881 YTL.nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalı ile yapılan 5.11.1998 tarihli sözleşme gereğince kendisine bırakılan malzemelerin teslim edilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı da, davacı ile yapılan 16.11.1998 tarihli ikinci sözleşme ile anılan malzemelerin kendisine bırakıldığını bu nedenle talep hakkı bulunmadığını savunmuştur. Davacı aleyhindeki iftira suçundan Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, 5.11.1998 ve 16.11.1998 tarihli sözleşmelerin aynı el ürünü oldukları ancak, 16.11.1998 tarihli belgedeki imzanın davacı ...’nin eli ürünü olmadığı açıklanmış, mahkemece de sözleşme tanıklarının beyanlarında bu ikinci sözleşmenin huzurlarında imzalandığını beyan ettikleri de gözetilerek, sanığın atılı suçu işlemediği gerekçisi ile sanık davacının beraatine karar verilip kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ikinci sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığının ceza dosyasındaki Adli Tıp kurumu raporu ile belirlendiği ve yaptırılan tesbit ile alınan bilirkişi raporu ile belirlenen eşya bedellerinin mahkemece de uygun bulunduğu açıklanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının dayandığı 16.11.1998 tarihli sözleşmeye tanık olarak imza atan sözleşme tanıkları ceza dosyasındaki beyanlarında, bu sözleşmenin taraflarca huzurlarında yazılıp imzalandığını açıklamışlardır. Mahkeme, ceza dosyasındaki imza incelemesi ile bağlı olmadığından, HUMK.nun 308 ve devamı maddeleri gereğince yöntemine uygun bir araştırmanın yapılması gerekir. Davacının tetkike medar imzaları toplanarak, duruşmada da istiktap edilerek örnek imzaları ile eldeki imzaları, sözleşme aslı ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılmalı yeniden ayrıntılı ve denetime elverişli, konusunda uzman üçlü bilirkişi vasıtasıyla imza incelemesi yaptırılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Kabule göre, mahkemece hükme esas alınan, davacı tarafından eşyaların değerinin belirlenmesi için yaptırılan tesbit sonucu alınan bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilmediği ve yargılama aşamasında da itiraz edildiği gözetilmeden yeniden alınacak bilirkişi raporu ile değerlerinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tesbit bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşama incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.