12. Ceza Dairesi 2020/4794 E. , 2023/1457 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin biri…
**12. Ceza Dairesi 2020/4794 E. , 2023/1457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/209 Esas, 2015/560 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.09.2020 tarihli, 2016/74209 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemenin Kabulü; "Yapılan keşif neticesinde ... mühendisi konuyla ilgili raporunda söz konusu arazideki kuyuların elle açılan sığ kuyulardan olduğunu, su toplama amacıyla yapıldığını, şikayete konu olan ve diğer iki kuyunun da 2 - 2,5 metre gibi belirli bir derinlikte kazıldığını ve içerisinde su birikmiş vaziyette bulunduğunu, kuyudan küçük motopompla su çekilmiş ve kalın hortum vasıtasıyla zeytin ağaçlarının sulanmakta olduğunu bildirdiği görülmüştür. Mahkemece yapılan gözlemde de bilirkişi raporuna da yansıdığı gibi suça konu kuyudan arazide bulunan ve arazinin üzerinde dağınık vaziyetteki çok sayıda yeni ve eski zeytin ağaçlarının sulandığı, anılan yerin sanıklar tarafından zeytin ve mahsullerini yetiştirmek amacıyla kullandığı görülmüştür. Sanıkların üzerlerine atılı 2863 sayılı yasanın 74. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için; izinsiz olarak kazı ya da sondaj yapan kişi ya da kişilerin, bu kazı ya da sondajı kültür varlıkları bulmak amacıyla yapmaları zorunludur. Somut olayımızda yukarıda açıklanan gerekçelerle sanıkların söz konusu kazıyı kültür varlığı bulmak amacıyla yaptıklarını söylemek mümkün değildir. Sanıkların kültür varlıkları bulmak amacıyla kazı yaptıklarını söylemeye yeter derecede ve savunmalarının aksini ispatlar şekilde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Sanıkların yaşamış oldukları köy hayatı, yapmış oldukları ..., geçimlerini sağladıkları yol ve eylemleri hep birlikte değerlendirildiğinde kendilerine ait %16-18 eğimli, geneli kıraç yapıda, kısıtlı sulama imkanlı arazide yetiştirmiş oldukları çok sayıdaki zeytin ağaçlarını sulama amacı güderek kazı yapmak şeklinde kabul edilen bu eylemlerinin üzerlerine atılı suçu oluşturmadığı mahkemece sabit görülmüştür." 2. ... II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 24.05.2013 tarih ve 2346 sayılı kararı ile tescilli antik yolun koruma alanında kalan 1153 no'lu parselde yer alan zeytin bahçesinde izinsiz kazı yaptıkları iddiasıyla sanıklar ... ve ... hakkında dava açılmıştır. 3. Sanıklar ... ve ... aşamalarda değişmeyen ve birbiriyle tutarlı savunmalarında, kendilerine ait olan bahçede mevcut iki adet su kuyusunun ağaçları sulamak için yetersiz kaldıklarını, dava konusu kuyuyu da zeytin ağaçlarını sulamak amacıyla kazdıklarını, taşınmazın sit alanında kaldığını bilmediklerini, suç işleme kasıtlarının bulunmadığını beyan etmişlerdir. 4. Mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 16.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu yerin açılan kuyularla kısıtlı sulama imkânlı tarım arazisi niteliğinde olduğu, 2. kademedeki terasta bulunan kuyudan genişçe hortum vasıtası ile zeytin ağaçlarının sulandığı, suça konu kuyunun 2- 2,5 metre genişliğinde olduğu ve içerisinde su birikmeye başladığı, taşınmazdaki kuyuların elle açılan, sığ kuyulardan olup, su toplama amacıyla yapıldıkları kanaatinde olunduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Hazine vekilinin, 22.06.2015 havale tarihli dilekçe ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli kararda ... II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. 2. Dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeterli derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraat hükmü tesis edilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/209 Esas, 2015/560 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.