Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/9217 E. , 2024/3468 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/9217 Karar No : 2024/3468 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-... 2- ... 3- ....4- ... 5-... 6- ... VEKİLLERİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Koca…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/9217 E. , 2024/3468 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/9217 Karar No : 2024/3468 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-... 2- ... 3- ....4- ... 5-... 6- ... VEKİLLERİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı, Kocaeli Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen taşınmazın 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek, taşınmazda hisse değerine karşılık olarak, ıslah yoluyla belirlenen 443.513,80.-TL'nin kamulaştırmasız el koyma tarihinden (18/12/2009) itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, Danıştay Altıncı Dairesinin 23.02.2023 tarihli ve E:2021/7966, K:2023/2015 sayılı bozma kararına uyularak, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 06/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle değiştirilen Ek 1. maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi yönünde verilen... tarihli, E: ..., K:... sayılı karar uyarına, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 26.11.2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun Ek 1. maddesine eklenen cümlesi uyarınca, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlandığı ileri sürülen taşınmaz hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılmadığı, taşınmazın kamulaştırılmadığı ve her halde mülkiyet hakkının kullanılmasına engel teşkil edecek kısıtlılığın kaldırılması şeklinde imar planı değişikliği yapılmadığı iddialarıyla mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olarak açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle, 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; arkeolojik sit şerhinin uygulama imar planından kaynaklı bir kısıtlama teşkil etmediği, dolayısyla uyuşmazlıkta Kamulaştırma Kanununun Ek-1 maddesinin uygulanamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Kocaeli İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (... ada, ... parselin ifrazı sonucunda oluşmuştur.) sayılı, davacıların hisseli olarak maliki olduğu taşınmaz, (mülga) Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmiş; daha sonra, Kocaeli Koruma Bölge Kurulunun... tarihli, ... sayılı kararıyla, 3. derece arkeolojik sit alanındaki ... ada, ... sayılı parsel (ifraz sonucu ... ve ... parsel) sınırından başlayarak ve bitişiğindeki ... sayılıparselin batısına doğru devam eden yüzeyde yaklaşık 50 metre uzunluğunda, ... ve ... sayılı parsellerin arasındaki yol kenarında kuzey-güney doğrultusunda yaklaşık 40 metre uzunluğunda olmak üzere iki adet sur duvarı kalıntısı tespit edildiğinden, söz konusu sur kalıntılarının alanın kuzeyinde bulunan Nikomedia (İzmit) Antik Kentinin dış surlarının devamı niteliğini taşıması ve 2863 sayılı Yasanın 6. maddesinde belirtilen yerlerden olması nedenleriyle ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı parsellerin, sur kalıntılarından doğu-batı yönünde çekilen 10 metrelik alanın 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesine karar verilmiştir. Kocaeli Koruma Bölge Kurulunun anılan kararı doğrultusunda, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı revize edilmiş, söz konusu plan tadilatı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanmıştır. Anılan planda, davacılara ait taşınmaz 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde gösterildiğinden, söz konusu plan değişikliğinin hukuki el atma niteliğinde olduğu ve bu suretle davacıların taşınmazları üzerindeki tasarruf haklarının mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde kısıtlandığı ileri sürülerek, taşınmazdaki hisse bedelleri oranında maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde sit, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar" olarak; koruma amaçlı imar planı ise, "bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlar" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun "Tespit ve tescil" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. (2) Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. (3) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur..." hükmüne; "İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmüne; "Kamulaştırma" başlıklı 15. maddesinde ise, "(1) Taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanları, aşağıda belirlenen esaslara göre kamulaştırılır: a) -Kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerle mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılır. Bu maksat için, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konur. -Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri ve mahallî idare birlikleri tescilli taşınmaz kültür varlıklarını, koruma bölge kurullarının belirlediği fonksiyonda kullanılmak kaydıyla kamulaştırabilirler. (b) Menşei vakıf olup da çeşitli sebeplerle kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve bunların korunma alanlarının kamulaştırılmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılır. Bu maksat için Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesine yeteri kadar ödenek konur. (c) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanları, imar planında yola, otoparka, yeşil sahaya rastlıyorsa bunların belediyelerce; sair kamu kurum ve kuruluşlarının bakım ve onarım ile görevli oldukları veya kullandıkları bu gibi kültür varlıklarının korunma olanlarının ise, bu kurum ve kuruluşlarca, kamulaştırılması esastır. (d) Kamulaştırmalarda bedel takdirinde, taşınmaz kültür varlıklarının eskilik, enderlik ve sanat değeri dikkate alınmaz. (e) (Değişik: 17/6/1987 - 3386/5 md.) Kamulaştırma işlemleri, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılır. (f) (Ek: 17/6/1987 - 3386/5 md.; Değişik: 25/6/2009-5917/24 md.) Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez. Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir. Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (2) Bu hükümle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarihli, 658 sayılı, Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları başlıklı ilke kararında ise, "(1) I. Derece Arkeolojik Sit: Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. (2) Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına, ancak; a) Resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları için müze müdürlüğünün ve varsa kazı başkanının görüşüyle konunun koruma kurulunda değerlendirilmesine, b) Yeni tarımsal alanların açılmamasına, yalnızca sınırlı mevsimlik tarımsal faaliyetlerin devam edebileceğine, koruma kurullarınca uygun görülmesi halinde seracılığa devam edilebileceğine, c) Höyük ve tümülüslerde toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaklanmasına, ağaçlandırmaya gidilmemesine, yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabileceğine, ç) Taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülmemesine, d) Bu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin koruma kurulundan izin alınarak yapılabileceğine, e) Bu alanlar içerisinde bulunan ve günümüzde halen kullanılan umuma açık mezarlıklarda sadece defin işlemlerinin yapılabileceğine, f) Taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde ilgili koruma kurulundan izin almak koşuluyla birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) yapılabileceğine... Karar verildi." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Öte yandan, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun, 06/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle değiştirilen Ek 1. maddesinde, "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, birinci derece arkeolojik sit alanlarında mutlak yapılaşma yasağının bulunduğu, bu alanlarda ancak ... tarihli, ... sayılı, Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları başlıklı ilke kararında belirtilen istisnai uygulamaların yapılabileceği, anılan ilke kararı kapsamında, söz konu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin yetkili koruma bölge kurulundan izin alınmak şartıyla yapılabileceği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, uygulamada, birinci derece arkeolojik sit alanlarının kendine has özellikleri dikkate alınarak, bazı koruma amaçlı uygulama imar planlarında, birinci derece arkeolojik sit alanları içerisinde yürüyüş yolu, rekreasyon alanı vb. gibi fonksiyonlara yer verildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davacıların hisseli olarak maliki olduğu Kocaeli İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı -... sayılı parselin ifrazı sonucunda oluşan- taşınmazın, ilk olarak (mülga) Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun... tarihli, ... sayılı kararıyla üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak; daha sonra Kocaeli Koruma Bölge Kurulunun ...tarihli, ... sayılı kararıyla birinci derece arkeolojik sit alanı olarak belirlendiği; Koruma Bölge Kurulunun anılan kararı doğrultusunda revize edilen ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında da birinci derece arkeolojik sit alanı olarak gösterildiği; bu planda, söz konusu taşınmaza ilişkin olarak, yukarıda belirtilen şekilde yürüyüş yolu, rekreasyon alanı vb. bir fonksiyonun getirilmediği görülmüştür. Bu durumda, taşınmazın, Kocaeli Koruma Bölge Kurulunun... tarihli, ... sayılı kararıyla birinci derece arkeolojik sit alanı olarak belirlendiği ve bu karar doğrultusunda revize edilen 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında da birinci derece arkeolojik sit alanı içerisinde gösterildiği; bir diğer deyişle, taşınmaza ilişkin söz konusu hukuki statünün Koruma Bölge Kurulunun anılan kararıyla meydana getirildiği; öte yandan, uygulama imar planında taşınmazın yol, rekreasyon alanı vb. bir kullanıma da ayrılmadığı; bu itibarla, uyuşmazlıkta, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun, 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle değiştirilen Ek 1. maddesi kapsamında, taşınmazın uygulama imar planında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığından da bahsedilemeyeceği; mülkiyet hakkından doğan tasarruf yetkisi üzerindeki kısıtlamaların, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca taşınmazın birinci derece arkeolojik sit statüsünden kaynaklandığı; bu itibarla, uyuşmazlığın, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun ilgili hükümleri doğrultusunda çözümlenmesi gerektiği ve idari yargının görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna ulaşıldığından, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.