T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1265 - 2026/415 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1265 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/415 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2017/329 E - 2023/7 K DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1265 - 2026/415 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1265 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/415 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2017/329 E - 2023/7 K DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 03/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 3 adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğinden sonra davalının haricen 21.339,42 USD ödeme yaparak kalan borç miktarına itiraz ettiğini, ödeme yapılan miktar yönünden takip masraflarının karşılanmadığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, takibe konu faturalardaki malların davalı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafından düzenlenen faturalara ise müvekkili tarafından itiraz edildiğini belirterek haricen ödenen 21.339,42 USD düşülmek suretiyle kalan kısım için itirazın iptaline, takip açılmasından sonra ödenen 21.339,42 USD'nin fer'ilerinin(icra vekâlet ücreti, icra yargılama giderleri, harç vs.) taraflarına ödenmesine, geriye kalan kısım açısından takibin devamı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal alım sözleşmesi imzalandığını, davacı yetkilisi ile yapılan yazışma ile kararlaştırılan ve teslim tarihi en geç 30/11/2012 olan 25.000 - 30.000 ton (25 - 30 kt) ithal motorinin davacıdan satın alındığını, sözleşmeye konu ithal motorinin 4 gün gecikmeyle 04/12/2012 tarihinde teslim edildiğini, müvekkilinin kararlaştırılan tarihteki ulusal stok eksiğini tamamlamak için (ve böylece EPDK tarafından kesilecek yüklü bir cezaya maruz kalmamak adına) ilave depo hizmet bedeli ödemek suretiyle 4.150 ton motorini iç piyasadan temin etmek zorunda kaldığını, bu maliyetler nedeniyle toplam 76.013,83 TL masrafın davacıya rücu edildiğini, masraflar için müvekkili tarafından 2 adet yansıtma faturası düzenlendiğini, durumun yazı ile davacıya bildirildirildiğini, alacakların takas mahsubu sonucunda müvekkili şirketin bakiye borcu olan 21.339,42 USD’nin ödeme emrinin tebliğinden önce davacının banka hesabına ödendiğini ve davacıya bildirim yapıldığını, takip konusu faturalar nedeniyle müvekkilinin borcunun kalmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere, 07/11/2021 tarihli heyet raporu ile 19/04/2021 tarihli enerji uzmanı bilirkişi raporundaki tespitlere göre, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında temin edilecek olan ürünün münhasıran davalının ulusal stok yükümlüğünü gerçekleştirme amacında olmadığı, sözleşmede ulusal stok maliyetinin rücu edilebileceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı, taraflar arasında buna dair bir teamülün de bulunmadığı, bu durumda davalının ulusal stok tutma yükümlülüğü kapsamında karşılaştığı depolama maliyetini davacıya rücu edemeyeceği ve yansıtma faturası düzenleyemeyeceği, davacının satım sözleşmesinden kaynaklı bakiye 32.477,70 USD'yi davalıdan talep edebileceği, davalının davacıya takipten sonra dava açılmadan önce 21.339,42 USD ödediği, davanın takip çıkışı üzerinden açıldığı, icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden davanın açılması gerektiği, takipten sonra ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödeme yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın 32.477,70 USD yönünden kısmen kabulüne, takip konusu yabancı paranın takip tarihindeki döviz satış kuruna göre Türk parası üzerinde %20 oranında icra inkar tazminatına, dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihindeki AAÜT göre vekalet ücretine ve yargılama giderlerine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen icra inkar tazminatı ve vekalet ücretinin karar tarihindeki dolar kuru üzerinden TL olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; motorinin 30/11/2012 tarihinde teslim edilmesinin kararlaştırılmasına rağmen 4 gün gecikme teslimatın yapıldığını, geç teslimden kaynaklı müvekkilinin uğradığı zararın karşılanması için sözleşmede hüküm bulunmasına gerek olmadığını, müvekkilinin ulusal stok seviyesini düşürecek şekilde ulusal stoktan ürün satışı gibi bir durumun olmadığını, stokun yasal limit altına düşme riskini ortadan kaldırmak için davacıdan ürün alımı yapıldığını, ürünün zamanında teslim edilmemesi sebebiyle oluşması muhtemel stok kaybının henüz gerçekleşmeden ilave maliyete katlanılarak 3.kişilerden ürün temin edilmek suretiyle önlendiğini, ilave maliyetler için düzenlenen faturaların davacıya yansıtıldığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, müvekkilinin ulusal stok komisyonu kararı olmadan motorini piyasaya arz ettiği yönündeki değerlendirmenin dayanaksız olduğunu, davacının bu yönde iddiasının bulunmadığını, taraflarca getirilmesi ilkesinin göz ardı edildiğini, kötüniyetli takip nedeniyle müvekkili lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının takibe konu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, davalının yansıtma faturalarının borçtan mahsubu gerekip gerekmediği, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve icra inkar tazminatın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, davalı lehine kötüniyet tazminatı için şartların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle uyuşmazlığın davalı tarafından düzenlenen yansıtma faturalarının yerinde olup olmadığı hususunda olup taraflar arasındaki sözleşmede bu hususta hüküm bulunmamasına, sektör bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda mevzuat gereği işleyiş anlatılmak suretiyle davalı tarafından düzenlenen yansıtma faturalarının yerinde olmadığının tespit edilmesine, icra inkar tazminatının takip tarihindeki kur üzerinden, vekalet ücretinin ise dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihindeki AAÜT göre hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamasına, takipten sonra davadan önce ödenen miktar mahsup edilmeden takip çıkışı üzerinden dava değeri gösterilmek suretiyle davanın açılması nedeniyle ödenen miktar yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmamasına, reddedilen kısım yönünden şartları oluşmadığından davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyecek olmasına göre taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.923,11 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.980,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.942,34 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 03/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."