1. Hukuk Dairesi 2008/12304 E. , 2009/119 K. "" MAHKEMESİ : BALIKESİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı.T.'in kendisinden mal kaçırmak amacıyla 159 parsel sayılı taşınmazdaki payını oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, satışın gerçek olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.…
**1. Hukuk Dairesi 2008/12304 E. , 2009/119 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BALIKESİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı.T.'in kendisinden mal kaçırmak amacıyla 159 parsel sayılı taşınmazdaki payını oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, satışın gerçek olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakanın yaptığı temliki işlemin muvazaalı olduğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi. .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, çekişme konusu 11 sayılı parselin geldisi 159 sayılı parselin 100/3034 payı miras bırakanı C. T.e ait iken 02.01.1979 tarihli akitle oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiği ve davacının, yapılan bu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.