5. Hukuk Dairesi 2010/6725 E. , 2010/14822 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. -K A R A R- Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz be…
**5. Hukuk Dairesi 2010/6725 E. , 2010/14822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. -K A R A R- Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1)Dava konusu taşınmaz ile bilirkişi raporunda somut emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 8 kat daha değersiz olduğu anlaşılmasına rağmen, emsalin % 75’i değerinde kabul edildiğinden, ayrıca emsal satış tarihinin dava tarihinden on yıl önceki eski tarihli bir satış olduğu da dikkate alındığında, emsal olarak alınması mümkün değildir. Bu nedenle taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2) Kabule göre de; Bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın önce kadastral parsel olduğu belirtildiği halde, imar parseli olup olmadığı açıkça tespit edilmeden değerlendirme yapılırken imar parseli olarak kabulü ile eksik inceleme ile hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 19.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.