Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, gerekçeli kararda suçluluğu ima eden bazı ifadeler kullanılması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, gerekçeli kararda suçluluğu ima eden bazı ifadeler kullanılması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuruya konu olayların meydana geldiği süreçteki olağanüstü hâl (OHAL) koşullarına, OHAL ilanına ve uygulanan tedbirlere ilişkin genel bilgiler için bkz. A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 10-18; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 10- Başvurucu, Mardin Büyükşehir Belediyesi (işveren/Belediye) bünyesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında iş gören özel bir şirkette taşeron işçi olarak çalışmaktadır. Belediyenin işverene yaptığı bildirim neticesinde başvurucunun iş sözleşmesi 13/10/2017 tarihinde feshedilmiştir. Başvurucu feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade talebiyle 16/11/2017 tarihinde (iş mahkemesi sıfatıyla) Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde; fesih işleminin usule ve yasaya uygun şekilde yapılmadığı, fesih nedenlerinin bildirilmediği ve sözleşmenin feshedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Mahkeme, başvurucu ile işveren arasında güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle 26/3/2019 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda, Mardin İl Emniyet Müdürlüğünün başvurucunun PKK terör örgütü ile ilgili gösterilere katıldığına ve bu nedenle yakalandığı ve gözaltına alındığına dair bilgiler içeren yazısına değinilmiştir. Kararda ayrıca başvurucu hakkında terör örgütü propagandası yapma suçu kapsamında kamu davası açıldığı ve Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince (Ağır Ceza Mahkemesi) anılan suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı (HAGB) belirtilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince (Bölge Adliye Mahkemesi) 11/3/2020 tarihinde başvurucunun istinaf talebinin kabulüne ve mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararda; başvurucunun iş akdinin feshine dayanak yapılan belgelerin getirtilerek ve bunlarla ilgili bir değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme 26/3/2021 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda başvurucu hakkında Ağır Ceza Mahkemesince terör örgütü propagandası yapma suçundan HAGB kararı verildiği, anılan kararın 27/4/2010 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca başvurucu hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ifade edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 11/11/2021 tarihinde anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 30/12/2021 tarihinde öğrendikten sonra 14/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hakkındaki işe iade davasında verilen ret kararlarının gerekçesinde yer alan Ağır Ceza Mahkemesi kararı incelendiğinde başvurucunun PKK terör örgütü elebaşısı A.Ö. lehine slogan attığı şeklindeki eylemi sabit görülmüş ve başvurucu hakkında HAGB kararı verilmiştir. Yine kararda bahsedilen 25/7/2008 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar incelendiğinde başvurucu hakkında suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olma, kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve sigorta kurumunu dolandırma suçlarını işlediğine dair delil elde edilemediğinden bahisle bu kararın verildiği görülmüştür. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.