(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/4621 E. , 2012/5773 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2006 gününde verilen dilekçe ile sözleşmenin feshi ve zararın tazmini, birleşen davada, 20.10.2010 gününde verilen dilekçe ile de sözleşmenin feshi ve zararın tazmini, istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 30.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenme…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/4621 E. , 2012/5773 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2006 gününde verilen dilekçe ile sözleşmenin feshi ve zararın tazmini, birleşen davada, 20.10.2010 gününde verilen dilekçe ile de sözleşmenin feshi ve zararın tazmini, istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 30.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava 30.03.2006 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli zirai ürün kira sözleşmesinin feshi istemi ile açılmıştır. Davacı kiracı Yargıtay bozmasından sonra açtığı birleşen davasında sözleşmenin ademi ifası sebebiyle uğradığı kar yoksunluğu zararı 33.951.12. TL’nin davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı davanın reddi gerekeceğini savunmuştur. Mahkemece, zirai ürün kira sözleşmesinin feshi istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiş, bu hükmü davacı temyiz etmiş karar Dairemizin 12.10.2009 tarihli ilamıyla ve ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş 30.03.2006 başlangıç tarihli zirai ürün kira sözleşmesinin feshi bozmadan sonra açılan ve birleştirilen kar yoksunluğu zararına yönelik davanın kısmen kabulü ile 23.574.17. TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hükmü davalı temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilamında yol gösterildiği üzere zirai ürün kira sözleşmesinin feshine karar verilmesinde bir yanılgı bulunmadığına göre davalının bu isteme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davalının Yargıtay bozmasından sonra açtığı ve eldeki dava ile birleştirilen kar kaybı zararının tahsiline dair temyiz itirazlarına gelince; Zarar bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmedir. Buna maddi zarar da denilir. Zarar çeşitli ayrımlara tabi tutulmaktadır. Bunlardan biri de menfi-müspet zarar ayrımıdır. Müspet zarar o sözleşme nedeniyle cebe girmesi gereken paranın girememesinden kaynaklanan zarardır. Bu niteliği gereği müspet (olumlu) zarar daima ileriye dönük olup bir beklenti kaybıdır. Doktrinde, müspet zarar; alacaklının gereği gibi ve vaktinde olan ifaya taalluk eden menfaatine tekabül eder. Yani, borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyetle mamelekin halihazır vaziyeti arasındaki fark olarak kabul edilmektedir. Diğer bir ifadeyle müspet zarar, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilememesinden doğan zarardır.