DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1776 E. , 2024/3373 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1776 Karar No : 2024/3373 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... AŞ VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2023/846, K:2024/3001 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye Elektrik İle
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1776 E. , 2024/3373 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1776 Karar No : 2024/3373 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... AŞ VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2023/846, K:2024/3001 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye Elektrik İletim AŞ Genel Müdürlüğüne ait "154 kV Besni OSB TM İrtibat Hatları Projesi" kapsamında ekli haritalarda gösterilen güzergaha isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle adı geçen Genel Müdürlük tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/06/2022 tarih ve 5675 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2023/846, K:2024/3001 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin süre aşımı itirazı yerinde görülmemiş, Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddeleri; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesine yer verilerek, Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği; burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu, Diğer taraftan, acelelik halinin varlığının ortaya konulmasının, işlemin temel dayanağını teşkil ettiği, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği, Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği, Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği dikkate alındığında enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması hususu dikkate alındığında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu, Bu durumda; projenin ulusal enterkonekte sistemi güvenliği için önem arz ettiği, artan enerji ihtiyacının biran önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği, enerji arz güvenliğinin sağlanması ve enterkonnekte sistemin güvenliği hususları, ülkemizin başta elektrik enerjisi olmak üzere, enerji arzına olan ihtiyaç durumu dikkate alındığında, somut olayda olduğu gibi ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının hedeflenmiş olması nedeniyle, anılan iletim hattının yapımı amacıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, iletim hattının biran önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka aykırılık bulunmadığı, Diğer taraftan, tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olan uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin davaya konu acele kamulaştırma kararı öncesinde alınmış tarım dışı kullanım izni bulunmasa da, davaya konu 06/06/2022 tarih ve 5675 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'ndan sonra, uyuşmazlığa konu taşınmaz için ... tarih ve ... sayılı İl Toprak Koruma Kurulu Kararı ile tarım dışı kullanım izninin verildiği anlaşıldığından, bu izin ile bu husustaki hukuka aykırılık halinin ortadan kalktığı ve söz konusu iznin dava konusu karardan daha sonra verilmiş olmasının, davaya konu kararın iptalini gerektirir bir husus olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5403 sayılı Kanun uyarınca alternatif alan bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmediği gibi tarım dışı kullanım izninin işlem tarihinden sonra alınmasının işlemin iptalini gerektirmeyen bir husus olarak değerlendirilemeyeceği; dava konusu taşınmaz için milyonlarca liralık yatırım yapıldığı, taşınmaza el atılması halinde yatırımının sonlanacağı ve büyük bir kazançtan mahrum kalacağı; ehil bilirkişiler eliyle yapılacak inceleme neticesinde nakil hattının yan komşudan geçirilmesi maliyeti ile kendisinin uğradığı zararın hesaplattırılması ve bunların mukayese edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta, öncelikli olarak uyuşmazlık konusu taşınmazın niteliğinin ortaya konulması gerekmekte olup, ... il genel meclisinin ...... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların yürürlükte olup olmadığı, bu planlara karşı dava açılıp, açılmadığı; ayrıca davaya konu taşınmazlar üzerinde enerji nakil hattı gösterimi (lejandı) bulunup bulunmadığının ve plan notlarında enerji nakil hattı ile ilgili açıklama bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Öte yandan, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olduğundan bahisle, tarım dışı kullanım izni için başvuruda bulunulması üzerine ... İl Toprak Koruma Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile davaya konu taşınmazın tarım dışı kullanımı uygun görülmüşse de, 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı kullanım izni, İl Toprak Koruma Kurulunun uygun görmesi şartıyla Bakanlık tarafından verildiğinden, dosyada mevcut ... İl Toprak Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı üzerine Bakanlık tarafından tarım dışı kullanım izni verilip verilmediği hususunun da belirlenmesi gerektiğinden, yapılacak ara karar sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında; idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür. Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde; "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir... ..." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir. Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir. Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür. Dava konusu olayda, TEİAŞ Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararıyla; 154 kV ... Çimento Çıkışı İletim Hattı (Hat-1) ile 154 kV PS4/B Çıkışı Enerji İletim Hattı (Hat-2) güzergahına isabet eden taşınmazlardan özel mülkiyete ait olanların kamulaştırılabilmesi amacıyla 2942 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (b) bendi uyarınca kamu yararı kararı alınmış, anılan kamu yararı kararının, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluruyla onaylanması üzerine, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile hat güzergahına isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarilerinin ise irtifak kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarım arazisi olduğu, ... İl Toprak Koruma Kurulunun ... tarih ve...sayılı kararı ile davaya konu taşınmazın da bulunduğu alanın, enerji iletim hattı tesisi için tarım dışı kullanımının uygun görüldüğü anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu parsellerin tarım arazisi niteliği dikkate alındığında, tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için, Devlete yüklenilen tarım arazilerinin korunması ödevi ile sosyal veya ekonomik bazı zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması ve arazinin, tarım arazisi olarak mı amaç dışı kullanımının mı sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının ortaya konulması suretiyle tarım dışı kullanım izin prosedürünün tamamlanmış olması gerekmekte olup, tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olan davaya konu taşınmazlara ilişkin davaya konu acele kamulaştırma kararı öncesinde alınmış tarım dışı kullanım izni bulunmasa da, davaya konu Cumhurbaşkanı Kararı'ndan sonra, ... İl Toprak Koruma Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile davaya konu taşınmazların, tarım dışı kullanımın uygun görüldüğü anlaşıldığından, söz konusu uygun görüşün dava konusu karardan daha sonra verilmiş olmasının, davaya konu kararın iptalini gerektirir bir husus olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, söz konusu enerji iletim hattının bölgenin enerji ihtiyacını beslemesi bakımından önemli bir noktada olduğu, projenin ulusal enterkonnekte sistemi güvenliği için önem arz ettiği ve enerji üretiminin nihai tüketiciye ulaşmasında, sistem kullanıcılarının enerjiye kaliteli, hızlı ve güvenli erişiminin sağlanması bakımından önem taşıdığı, ulusal enterkonnekte sistemin kesintiye uğramaması ve sistem güvenliği için iletim hattının tesis edildiği, enerjinin sisteme verilmesinin aciliyet taşıdığı, söz konusu enerji iletim hattının tesis edilmesinin ülke genelinde üretilen enerjinin enterkonnekte sisteme bağlantısının planlanan süreç içerisinde gecikmelere ve zorunlu enerji kesintilerine mahal vermeden iletilmesinin, bölgenin ve Besni Organize Sanayi Bölgesinin enerji ihtiyacının karşılanması açısından önem arz ettiği dikkate alındığında, uyuşmazlığa konu taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararının bulunduğu; artan enerji ihtiyacının bir an önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği, enerji arz güvenliğinin sağlanmasının önemi ile ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği gerçeği birlikte dikkate alındığında, enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasında acelelik halinin de bulunduğu değerlendirildiğinden, söz konusu hat güzergahına isabet eden taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, davanın reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 15/05/2024 tarih ve E:2023/846, K:2024/3001 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4.Kesin olarak, 16/12/2024 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X-5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür. Öte yandan; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinde; "...Tarım arazileri, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz..." hükmü bulunmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olduğundan bahisle, tarım dışı kullanım izni için başvuruda bulunulduğu, ... İl Toprak Koruma Kurulunun...tarih ve ... sayılı kararı ile davaya konu taşınmazın, tarım dışı kullanımının uygun görüldüğü; öte yandan, ... İl Özel İdaresinin dosya içerisinde mevcut ... tarihli yazısında, uyuşmazlık konusu taşınmazın ... tarih ve ... sayılı İl Genel Meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar uyarınca güneş enerji santrali kullanımında kaldığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, öncelikli olarak uyuşmazlık konusu taşınmazın niteliğinin ortaya konulması gerekmekte olup, ... İl Genel Meclisinin... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların yürürlükte olup olmadığı, bu planlara karşı dava açılıp açılmadığı; ayrıca davaya konu taşınmazlar üzerinde enerji nakil hattı gösterimi (lejandı) bulunup bulunmadığının ve plan notlarında enerji nakil hattı ile ilgili açıklama bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Öte yandan, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olduğundan bahisle, tarım dışı kullanım izni için başvuruda bulunulması üzerine ... İl Toprak Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davaya konu taşınmazın tarım dışı kullanımı uygun görülmüşse de, 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı kullanım izni, İl Toprak Koruma Kurulunun uygun görmesi şartıyla Bakanlık tarafından verildiğinden, dosyada mevcut ... İl Toprak Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı üzerine Bakanlık tarafından tarım dışı kullanım izni verilip verilmediği hususunun da belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda; aktarılan hususların yapılacak ara kararla tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.