21. Hukuk Dairesi 2012/19381 E. , 2013/22306 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/03/1993 - 08/06/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu…
**21. Hukuk Dairesi 2012/19381 E. , 2013/22306 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/03/1993 - 08/06/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Dava, davacının 15.03.1993-08.06.2007 tarihleri arasında ... İlköğretim Okulu'nda geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Okul Aile Birliği tarafından davacının 13.04.2006 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin verildiği, öncesinde dava dışı Öğrenci Koruma Derneğinde 02.11.2000 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, davacının davalı Okul Aile Birliğinde 13.04.2006-08.06.2007 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, dava dışı Öğrenci Koruma Derneğinde de 02.11.2000 tarihinden itibaren 20.12.2002 tarihine kadar ve daha sonra 2004 yılı 6.ayından 2005 yılı 11.ayına kadar otuz günün altına hizmetinin bildirildiği, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okulda yapılan 21.02.2001-27.02.2001 ve 22.03.2006-31.03.2006 dönemlerini kapsayan teftişte davacının hizmetli olarak çalıştığının tespit edildiği, dinlenen tanık beyanlarında davacının çalışmasının niteliği ve süresi bakımından çelişkiler bulunduğu, hükümde davacının hangi tarihlerde kimin yanında çalıştığının açık ve net bir şekilde belirtilmediği ve buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın kanıtlanamadığı gibi hükmün infaz kabiliyetinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davacının hangi tarihler arasında ve ne şekilde çalıştığını, tatil dönemlerinde çalışmasının olup olmadığını tespit etmek, bunun için ihtilaflı dönemde söz konusu okulda çalışan idariciler, öğretmenler ve dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek dinlemek, davacının çalışmasının davalılarından hangisinin yanında hangi tarihler arasında geçtiğinin tespiti bakımından, davacının ücretinin kim tarafından ödendiğini ve ödeme belgelerini araştırmak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre ve davacının davalılardan hangisinin yanında hangi tarihler arasında çalıştığını tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık ve net bir biçimde belirterek karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... İ.Ö.O.'na iadesine, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.