11. Hukuk Dairesi 2010/4101 E. , 2012/3274 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kartal Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2009 tarih ve 2008/96-2009/57 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötür…
**11. Hukuk Dairesi 2010/4101 E. , 2012/3274 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kartal Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2009 tarih ve 2008/96-2009/57 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının ‘A.S.D AK’ ibareli markayı 04. sınıf emtiada kullanılmak üzere adına tescil ettirdiğini, bu tescil başvurusunu 19.04.2004 tarihinde yaptığını, 06.06.2006 tarihinde tescilin sağlandığını, müvekkilinin 1998 yılında kurulduğunu, ‘AK’ ibaresini kömür ticaretinde kullandığını, bir çok yerde bayilik verdiğini, ibareyi tanıtarak ticari itibar elde ettiğini, 556 sayılı KHK.nin 8/3. maddesi uyarınca hak sahibi olduğunu, davalının markasının büyük puntolarla ‘A.S.D’ ve altına daha küçük puntolarla yazılmış ‘AK’ olmasına rağmen tescil edildiği şekil dışında aralarında nokta olmaksızın ‘ASD’ küçük puntolarla ve ‘AK’ ibaresini büyük puntolarla yazılarak ve de yanına ‘KÖMÜR’ ibaresi ekleyerek kullandığını, ayrıca yıkanmış kömür satmamasına rağmen kömür torbaları üzerine ‘yıkanmış kömür’ açıklamasına yer verdiğini, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescili 04. sınıfın 02. alt grubunda yer alan katı yakıtlar için kısmen hükümsüzlüğüne, eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve 100.000.00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkilinin tescilli markasına tecavüz ettiğini, iddiaların hiç birinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı vekilinin haksız rekabet ve manevi tazminatın tahsiline ilişkin davasını atiye bıraktığı, davalı markasının 19.04.2004 tarihinde tescil edildiği, davacının bu tarihten önce markayı yarattığını ve piyasada bilinirlik kazandırdığını ispat edemediği, esasen taraf kömür torbalarının da birbirlerinden ayırt edici olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğü davasının reddine, diğer istemler bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü, haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, haksız rekabetin tespiti ile manevi tazminatın tahsili istemli davasını takip etmemiş, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığa konu ‘A.S.D AK’ ibareli markanın 19.04.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, katı yakıtları da kapsar şekilde davalı adına tescil edildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, davalı adına tescilli markada yer alan ‘AK’ ibaresini ilk olarak kömür ticaretinde kendisinin kullandığını, bu kullanımının 1998 yılından beri devam ettiğini, marka üzerindeki öncelik hakkı bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. 556 sayılı KHK.nin 8/3. maddesi hükmüne göre, tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise veya sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama imkanı veriyorsa, marka tescil edilemez. Şayet itiraz edilmeden tescili sağlanmış ise, hak sahibi tarafından açılacak bir hükümsüzlük davası sonucu iptaline karar verilebilir. Somut olayda bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan raporda davacının 19.04.2004 tarihinden önce ibareyi kullandığına dair kanıt sunmadığı açıklanmıştır. Davacı vekili, uyuşmazlığa konu markanın tescili için başvuru yapıldığı 19.04.2004 tarihinden önceki tarihlerde müvekkilinin ibareyi kullandığına dair sevk irsaliyeli faturalar, kömür torbaları sipariş talimatı, kömür torbaları imalatına ilişkin adına düzenlenmiş faturaları dava dilekçesine eklemiş, ancak bu kanıtları raporda değerlendirilmemiştir. Esasen, davacı vekili de bu yönüyle bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları da değerlendirilip, bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.