T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2031 KARAR NO:2025/1904 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:07.10.2025 NUMARASI:2025/689 Esas DAVA:Tazminat (Ticari satımdan kaynaklı) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2031 KARAR NO:2025/1904 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:07.10.2025 NUMARASI:2025/689 Esas DAVA:Tazminat (Ticari satımdan kaynaklı) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteyen davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki satım sözleşmesi ile davalıdan özel tasarım lazer kesim makinesi satın alındığını, 12.08.2024 tarihinde düzenlenen fatura ile ürünün teslim edildiğini, müvekkilinin makine bedeli olarak 250.000 TL, 400.000 TL ve 1.600 TL ödediğini, bakiye borca karşılık olarak toplam 730.000 TL bedelli 5 adet bono verildiğini, 20.000 TL'nin ise son bono ile birlikte davalıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, satın alınan makinenin güç kaynağının üretici firmaya (Çin'e) bağlı olduğunu, üretici firmanın istediği zaman makineyi lisanslama bahanesiyle kapattığını, makinenin tekrar açılması için bilgisayara bağlanıp şifre girilmesi veya lisans yenilemesi gerektiğini, bu çalışma prensibinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, müvekkilinin makineyi teslim aldıktan sonra arıza ve makine sorunları nedeni ile tam ve verimli kullanamadığını, ürün teslim edildikten sonra arızalar oluştuğunu ve bir takım parçaların değişmesi gerektiğinin davalı tarafça tespit edildiğini, değişecek parçaların uzun süre gelmediğini, bu sırada makine çalışmadığı için kazanç sağlanamadığını ve senet bedellerinin ödenemediğini, bundan dolayı makine sürekli uzaktan kapatılıp açıldığını, makinenin kapatılarak tahsilat yoluna gidildiğini, makinenin verimsiz bir şekilde iki ay çalıştığını, davalının Konya 12.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlandığını, davalının makinedeki arızaları ve eksiklikleri gidereceği taahhüt ettiğini, ancak davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin makineyi çalıştırarak ödeme yapmak istemesine rağmen makine çalışmadığı için her hangi bir iş yapamadığını, davalının tüm senetleri takibe koyduğunu, sözleşme hükümlerine uymayan ve makineyi çalışır şekilde teslim etmeyen, makinenin düzgün çalışmasını temin edemeyen davalı hakkında Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/358 D. iş sayılı dosyasıyla tespit yaptırıldığını, alınan raporda makinenin çalışmaz durumda olduğu ve düzgün çalışır hale gelmesi için 67.000 USD masraf yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, makinenin çalışmaz halde olması nedeniyle günlük 14 saat esasına göre 35.000 TL günlük kardan mahrum kalındığını, sözleşmenin başlangıç tarihi olan 03.06.2024 tarihinden bu zamana kadar cihazı kullanamadığını, tespit dosyasına davalının sunduğu dilekçe ile makinenin lisans süresinin dolması nedeni ile kapandığı, lisan süresin de taksitlerin ödememesi nedeniyle dolduğunun beyan edildiğini, ancak müvekkilin makineyi davalının müdahalesi nedeniyle çalıştıramadığını ileri sürerek,..., ..., ... sayılı dosyaları ile ... adına düzenlenmis olan 18.11.2024 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono, 18.12.2024 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono, 18.01.2025 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono, 18.02.2025 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono, 18.03.2025 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, ödenen miktarların istirdadına, %20 oranında kötü niyet tazminatının tahsiline, 12kw lazer kabinli çift tabla lazer kesim makinesinin çalışır hale gelmesi için gerekli bedelin tespiti ile 12.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, müvekkilinin 12.08.2024 tarihinden dava tarihine kadar bu makineyi çalıştıramaması nedeniyle mahrum kaldığı karın hesaplanarak faiziyle birlikte tahsiline, davalının makineye müdahalesinin önlenmesine ve çalışır hale getirilerek tekrar yazılım, lisans veya başkaca her hangi bir nedenle çalışmaz hale getirilmemesi yönüyle muarazanın önlenmesine, makinedeki ayıpların yerinde belirlenerek teminatsız şekilde ihtiyati haciz talebinin kabulüne, Konya 1. Asliye Tİcaret Mahkemesinin 2025/358 D.iş sayılı dosyasıyla tespit edilen 67.600 USD (2.811.335,28 TL) yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine, teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla makinenin uzaktan erişim ve lisans metoduyla kapatma işlemlerinin yasaklanması ve makinenin çalışır hâle getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin değerlendirildiği 07.10.2025 tarihli ara kararla; yaklaşık ispat şartının mevcut aşamada sağlanmadığı, yargılamada delillerin toplanması ve değerlendirilmesinden sonra bu hususta kanaat edinilebileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece gerekçeli karar hakkı ihlal edilerek hüküm kurulduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını, mahkemece delillerin incelenmeden karar verildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/358 D. İş sayılı dosyasında makinenin arızalı ve kapalı olduğu, tamiri için yaklaşık 67.000 USD masraf yapılması gerektiğinin belirlendiğini, bu davadan önce tarafların arabuluculuk aşamasında anlaştıklarını ve makinenin arızalı olduğunun davalı tarafından kabul edildiğini, makinenin ayıplı olarak teslim edildiğini, davalının kötü niyetli olarak arabuluculuk görüşmelerinde sağlanan anlaşmaya aykırı davrandığını, buna rağmen yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığının belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Müvekkilinin sözleşme ile satın aldığı özel üretim lazer kesim makinesinin 12.08.2024 tarihli fatura ile teslim edildiğini, makine için toplam 810.000 TL ödeme yapıldığını, bakiye borca karşılık ... adına düzenlenen 18.11.2024 tarihli 146.000 TL bedelli bono, 18.12.2024 tarihli 140.000 TL bedelli bono, 18.01.2025 tarihli 146.000 TL bedelli bono, 18.02.2025 tarihli 146.000 TL bedelli bono, 18.03.2025 tarihli 146.000 TL bedelli bono olmak üzere toplam 730.000 TL bedelli 5 adet bono verildiğini, kalan 20.000 TL'nin ise son bono ile birlikte ödenmemesi hususunda mutabakat sağlandığını, makinenin uzaktan erişime açık olduğunu ve çalışması için bilgisayara bağlanarak şifre girilmesi (lisans) gerektiğini, bu durumun müvekkilinin makine üzerindeki kullanım yetkisini sınırlandırdığını, bu hususun delil tespiti dosyasında belirlendiğini, makinenin iki ay boyunca, verimsiz biçimde çalıştığını, müvekkilinin cihazdan ticari ve teknik anlamda beklenen verimi alamadığını, sürekli arıza oluştuğunu, davalının buna rağmen 12. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takip başlattığını, müvekkilinin de Gaziosmanpaşa Arabuluculuk Bürosunun 2024/.........Büro ve 2024/.... Arabuluculuk numaralı dosyası ile başvuruda bulunduğunu, taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşmaya vardıklarını ve davalının eksik ve arızaları kabul ettiğini, davalı eksik ve arızalı hususları gidermeyi taahhüt etmesi ile müvekkilinin tutanaktaki bonoları teslim ettiğini, ancak davalının arabuluculuk anlaşması kapsamında üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, makinenin çalışır ve sorunsuz hale getirilmesi konusunda hiçbir somut adım atmadığını, ayıpların bilirkişi raporu ile belirlendiğini, müvekkilinin mağduriyetine rağmen bonoların tamamının takibe konduğunu, tespit raporunda makinenin çalışmadığının belirlendiğini, müvekkilinin çalışmayan makine nedeniyle kazancından mahrum kaldığını, bu raporun yaklaşık ispat için yeterli olduğunu Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle uğranılan zararların tazmini, satılan emtia nedeniyle verilen bonolar nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti, makinenin çalışmaması nedeniyle uğranılan zararların ve makinenin tamiri için gerekli giderlerin belirlenerek tahsili istemine ilişkindir. İstinaf konusu talep ise yargılama sırasında makinenin uzaktan erişime açılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile makine bedelinin tahsilinin sağlanması için ihtiyati haciz verilmesi isteminin reddine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili derdest dava içinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep etmiştir.HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir.Somut olayda, satım konusu makinenin satıcı tarafından uzaktan kontrol ile çalışma dışı bırakılması işleminin tedbiren durdurulması istenmiş ve bu hususta taraflar arasındaki arabuluculuk uzlaşma zaptı ile makinenin ayıplı ve kullanılamaz halde olduğuna ilişkin delil tespiti raporunun sunulmuştur. Dava ve uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez. Ancak satım konusu makinenin dava konusu olduğu anlaşılmaktadır. Para alacağına ilişkin davalarda, İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep hâlinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Davacı da talep açıklama dilekçesinde, satım konusu makinenin çalışması için ihtiyati tedbir istemiş, ayrıca delil tespiti raporu ile belirlenen miktar yönünden ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece sunulan hiç bir delil değerlendirilmeden yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı belirtilmiştir.Dava dilekçesinde delil olarak Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/358 D.iş sayılı dosyası ile Gaziosmanpaşa Arabuluculuk Bürosunun 2024/528 sayılı dosyasındaki ilk uzlaşma tutanağına dayanılmıştır. İstinaf başvurusunda özellikle delil tespiti dosyasının yaklaşık ispat konusunda yeterli olduğu belirtilmiştir. Ancak mahkemece bu deliller değerlendirilmediği; UYAP ortamında yapılan incelemede tespit dosyasının dava dilekçesine ekli olmadığı görülmüştür. Mahkemece davanın açıldığı tarih itibariyle geçici hukuki koruma talepleri değerlendirilmiştir. Ancak bu durum sunulan delillerin değerlendirilmemesi sonucunu doğurmayacaktır.Mahkemece dayanılan vakıaların ve sunulan delillerin hiç biri tartışılmadan yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Anayasanın 141/3 ve HMK'nın 297. maddesine göre mahkemenin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır.Oysa davacı vekilinin dayandığı delillerin özellikle arabuluculuk ve delil tespiti dosyasında alınan rapor ve bu rapora yönelik itirazların mahkemece tartışılmamıştır. İİK'nın 258. maddesine göre ihtiyati haciz için ihtiyati haciz sebebi ve alacak hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil sunulması yeterlidir. İhtiyati tedbir bakımından da HMK'nın 390. maddesinde benzer bir düzenleme bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece soyut olarak yaklaşık ispatın gerçekleşmediğinin belirtilmesi yerine delillerin değerlendirilerek bir sonucu varılması gerekmektedir. Delillerin değerlendirilmesi hukuki dinlenilme hakkı ve bu çerçevede gerekçeli karar hakkına tarafların erişimini de sağlayacaktır. Aksi halde delillerle ilişkilendirilmemiş bir karar sonuç itibariyle doğru olsa dahi davanın tarafları bakımından hukuki güveni sağlamayacağından ilk derece mahkemesinin 07.10.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden değerlendirilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.12.2025