11. Hukuk Dairesi 2013/197 E. , 2013/1467 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.11.2012 tarih ve 2011/469-2012/467 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belge…
**11. Hukuk Dairesi 2013/197 E. , 2013/1467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.11.2012 tarih ve 2011/469-2012/467 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin de içinde yer aldığı ...nun, 1990'lı yıllardan itibaren başta ... olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde yaşayan vatandaşlardan geri ödeme ve yıllık kar payı ödeme garantisi vererek mevduat topladığını, müvekkilinin de bu vatandaşlardan biri olduğunu, müvekkilince anılan gruba 6.994 DM ödendiğini, daha sonra müvekkilinin talep etmesine rağmen ne kar payının ne de ödediği paranın müvekkiline verilmediğini, davalı şirket ve yöneticileri ile ilgili ... tarafından yapılan denetimlerde, ... ve ... nezdindeki kayıtlarla, davalı şirket bünyesindeki kayıtlar arasında çelişkili durumların ortaya çıktığını, bu nedenle anılan şirket yöneticilerinin mahkumiyetleri ile sonuçlanan ceza kovuşturmalarının yapıldığını, ...na ait şirketlerin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığını, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutularak izlendiğini, müvekkilinin davalı şirketler nezdinde, Türk Hukuk Sistemi'nin aradığı şekilde geçerli bir hak sahipliği sonucunu doğurur nitelikte bir ortaklığının bulunup bulunmadığının taraflarınca bilinmediğini, bu hususun mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini ileri sürerek, 8.928,45 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, bu ortaklığının mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık bir anonim şirket olduğunu, TTK'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.