4. Ceza Dairesi 2023/12066 E. , 2023/21795 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/394 E., 2022/363 K. SUÇ : Hakaret KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı …
**4. Ceza Dairesi 2023/12066 E. , 2023/21795 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/394 E., 2022/363 K. SUÇ : Hakaret KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2022 tarihli ve 2021/394 Esas, 2022/363 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 gün ve 2023/55635 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 Esas, 2017/28185 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan diğer suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1, 125/1-4, 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca tehdit, silahla basit yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden silahla basit yaralamaya teşebbüs ve uzlaştırmaya engel teşkil etmeyen tehdit suçlarından beraatine, hakaret suçundan ise mahkumiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında silahla basit yaralamaya teşebbüs suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, hakaret suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ''Uzlaşma" başlıklı 253/3 üncü maddesinde yer alan "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.'' şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hali ile hakaret suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca mahkemesince yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma müessesesinde 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Kanun ile köklü değişiklikler yapılmıştır. 6763 sayılı Kanun 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. 6763 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi şikâyete bağlı suçlar ile şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç olmak üzere 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi), taksirle yaralama ( 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi), konut dokunulmazlığının ihlali ( 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ( 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesi), ticari sır, bankacılık sırrı veya şikâyetçi sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesi, dördüncü fıkra hariç) ve özel Kanun'larda uzlaşmaya tabi olduğu belirtilen suçlar uzlaşmaya tabi suçlar idi. Bu genel kuralın istisnası olarak da soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa da etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar uzlaşma kapsamında değildi. Ana kuralın bir diğer önemli istisnası da uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaşma kapsamına girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi durumu idi ki, bu durumda da uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı yaptırım altına alınmıştır. Ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usule göre, Mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu maddede, 6763 sayılı Kanun ile: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde değiştirilmiştir. İnceleme konusu somut olayda; hakaret suçunun suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçu ve 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit ve kasten yaralama suçlarından beraat etmesi karşısında, hakaret suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaştırma işlemi yapılmadan sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.04.2022 tarihli ve 2021/394 Esas, 2022/363 Karar sayılı kararı ile 13.06.2022 tarihli ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendine göre, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.