11. Hukuk Dairesi 2010/9722 E. , 2010/10490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 gün ve 2007/139-2008/115 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.04.2010 gün ve 2008/12947-2010/4400 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dos
**11. Hukuk Dairesi 2010/9722 E. , 2010/10490 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 gün ve 2007/139-2008/115 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.04.2010 gün ve 2008/12947-2010/4400 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında olduğu sırada davalı banka nezdinde bulunan hesabından oğlu ... tarafından sahte vekaletname ile 20.000 Mark olarak yatırdığı parasının çekilmiş olduğunu, bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunulması üzerine ... hakkında kamu davası açıldığını, sanığın suçunu ikrar ettiğini, kullanılan vekaletnamenin iğfal kabiliyetine haiz olmadığını, vekaletnameye atılmış bulunan imzanın müvekkilinin imzasına benzemediğini,konsoloslukça düzenlenmiş gibi düzenlenen vekaletnamede "umimi" yazısının ve adresteki basit yazım hatasının dikkat çektiğini,vekalet alan gözüken oğlunun doğum tarihinin farklı yazıldığını, davalı bankanın davacının imza ve bilgileri ile oğlunun kimlik bilgilerini karşılaştırmadan,özen borcunu yerine getirmeyerek müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını ileri sürerek, 17.500 YTL maddi, 1.000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının hesap bilgileri ve imza örneklerini gerektiği gibi muhafaza etmeyerek üçüncü kişilerin bunları öğrenmesine sebebiyet vermesi sonucu davaya konu olayın gerçekleştiğini, bu durumda davacının zarara kendi kusuru ile sebebiyet vermiş olduğunu, müvekkili bankanın davaya konu olayda gerekli dikkat ve özeni göstermiş bulunduğunu, davacının bankada kayıtlı müşteri imzası ile vekaletnamedeki imzanın birebir aynı olması nedeniyle hesaptaki paranın vekaletnamedeki yetki gereğince ...’e ödendiğini, yapılan işlemlerde bankacılık uygulaması açısından herhangi bir usulsüzlük ve hatanın bulunmaması karşısında müvekkili bankanın davaya konu olayda kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. ..Mahkemece; davacının davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki parasının dava dışı ... tarafından sahte vekaletname ile çekilmiş olduğu, suçunu ikrar edip, mahkumiyet aldığı,ceza ilamı kesinleşmemiş ise de, olayın yeterli açıklık içerdiği,davalının sunulan vekaletnameyi titizlikle değerlendirmemesi, açık yazım hatalarına rağmen bu vekaletname ile işlem yapması, yüksek miktarlı para çekilmesi işleminde ek önlemler(imza teyidi) almaması nedeniyle kusurlu bulunduğu, yurt dışında olan davacının olayda müterafik kusurunun olmadığı, davacının oğlu ile birlikte hareket etmesinin söz konusu bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 17.500,00 YTL maddi, 1.000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsiline dair verilen karar,davalı vekilinin temyizi üzerine diğer temyiz itirazları reddedilip, bozma ilamında yazılı gerekçelerle davalı yararına manevi tazminat hükmü bakımından bozulmuştur. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.