(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4982 E. , 2006/8107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-birleşen davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı taraf ile aralarında 10.8.2001 tarihli işletme sözleşmesi ile
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4982 E. , 2006/8107 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-birleşen davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı taraf ile aralarında 10.8.2001 tarihli işletme sözleşmesi ile 10.9.2001 tarihinden başlamak üzere kantin kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede kararlaştırılan süreden sonrası için yeniden ihale yapılmasına karar alındığını, 19.7.2002 tarihinde yapılan ihaleye davalının da katıldığını ancak ihalenin daha iyi teklif veren dava dışı kişide kaldığını, 9.9.2002 tarihli yazı ile davalıya kantini boşaltması gerektiği bildirildiği halde davalının yazıyı almadığını, 10.9.2002 tarihinde ihtar çektiklerini ileri sürerek, davalının müdahalesinin meni ile kantinin boş olarak kendilerine teslimini ve teslime kadar geçecek süre için her geçen ... için 50.000.000 TL cezai şartın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, sözleşmenin 15.maddesi gereğince 1 ... önceden sözleşmenin yenilenmeyeceğinin yazılı olarak bildirilmediğinden sözleşmenin 6570 sayılı kanun gereğince uzamış olduğunu, kira ilişkisi sona ermeden yeniden ihale yapılamayacağını, savunarak davanın reddini savunmuş; davalının aynı gerekçelerle açmış olduğu muarazanın meni ile kiracılığın tespiti davası eldeki dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kira akti olduğu, mecurun 6570 sayılı kanun kapsamında bulunduğu, kira süresi bitmeden evvel davacı kiralayan tarafından fesih bildiriminde bulunulmadığından sözleşmenin yenilendiğini bildiren bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile birleşen davacının kiracılık sıfatının bulunduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı Milli Eğitim Vakfınca temyiz edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 10.8.2001 tarihli kantin işletme ve kira sözleşmenin başlangıç tarihi 10.9.2001 olup bir yıl sürelidir. Kira sözleşmesi süresi 9.9.2002 tarihinde sona ermektedir. Sözleşmenin 12. maddesi ile “Okul yönetimince tahliyesine lüzum görülen hallerde tebligatı takiben 15 ... içerisinde kiralanan yerin tahliyesi gerekir.” 13. maddesi ile de “işletme hakkı süresi sona erdiği veya süresinden evvel tahliyesi halinde işletmeci şahıs tarafından işletmeye verilen yer Okul müdürlüğüne teslim edilmediği takdirde her geçen ... için işletici şahıs tarafından Okul müdürlüğüne 50.000.000 TL ceza ödenir.” hükmü getirilmiştir. Bu maddeler ile, taraflar kira sözleşmesi devam etmekte iken ihtiyaç halinde kiralayanın 15 ... önceden feshi ihbarda bulunarak her zaman tahliye isteyebileceğini kararlaştırmışlardır. Sözleşmede, kira sözleşmesinin bitiminden önce feshi ihbarda bulunulmadığı takdirde kira sözleşmesinin uzayacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşme muayyen bir müddetle yapılmış olup, bu süre 9.9.2002 tarihinde sona erdiğine ve davalı idare tarafından da akdin uzamasına fiilen ve zımmen muafakat edilmeyerek 9.9.2002, 10.9.2002, 13.9.2002 tarihli yazılarla sözleşmenin uzatılmayacağı belirtildiğine göre taraflar arasındaki kira sözleşmesi B.K.nun 263. maddesi hükmüne göre sona ermiştir. Olayda 6570 sayılı yasanın uygulanma olanağı yoktur. Esasen kira sözleşmesi sona ermeden davacı idarenin bu yeri kiraya vermek için ihale hazırlıkları yaptığı, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı idarenin davalının kiracılığının devamına muvafakat ettiği de kabul edilemez. Mahkemece, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin son bulduğu ve yenilenmediği kabul edilerek ve az yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek kiracı tarafından açılıp eldeki dava ile birleştirilen muarazanın meni ve kiracılığın tespiti davasının reddine karar verilmesi, asıl dava yönünden ise davalının müdahalesinin menine ayrıca davacının cezai şart talebi konusunda da tarafların iddia ve savunmaları ile delillerinin değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı düşünceyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı-birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.