12. Ceza Dairesi 2017/11392 E. , 2019/7791 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Kaza tespit tutanağına göre sanığın idaresindeki otomobil ile yol çalışmasının bulunmadığının belirtildiği meskun mahalde, gece vakti, stabilize yolda seyir halindeyken yolun bittiğini fark e
**12. Ceza Dairesi 2017/11392 E. , 2019/7791 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Kaza tespit tutanağına göre sanığın idaresindeki otomobil ile yol çalışmasının bulunmadığının belirtildiği meskun mahalde, gece vakti, stabilize yolda seyir halindeyken yolun bittiğini fark edemeyerek ve yolun bittiğini belirten herhangi bir işaretleme olmadığı için kuru dere yatağına girerek duruşa geçebildiği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, tutanak içeriğine göre yolun bakım ve onarımından ilgili kurumun sorumlu olduğunun belirtildiği, 12.11.2013 tarihli ve mahkemece keşif üzerine alınan 10.03.2015 tarihli bilirkişi raporlarında ise kamuya açık olduğu anlaşılan yolda gerekli işaretleme ve levhaların bulunmaması nedenleriyle yolun bakım ve onarımından sorumlu belediye başkanlığının asli kusurlu olduğunun belirtildiği, sanığın ise yolun bakım ve onarımından sorumlu şantiye şefi olduğu belirlenen olayda mahkemece “...kazanın meydana geldiği yolun inşaatına yeni başlandığı ve inşaat alanına dökülü dere çakıllarından da anlaşılacağı üzere yol inşaatı henüz ilk aşamasında olup inşaatının ilk aşamada olan bir yol inşaatının trafiğe açılmadığının orta zeka seviyesine sahip herkes tarafından anlaşılabileceği, buna rağmen inşaatta olduğunun her şekilde anlaşılabileceği ve trafiğe açılmadığı belli olan yola aracı ile girerek sonucunda meydana gelen kazadan dolayı inşaatı yaptıran kişi ve kişilerin kusur atfedilemeyeceği, inşaat halinde olduğu ayan beyan belli olan yola girerek kazanın meydana gelmesinde olsa olsa sürücünün kusurundan bahsedilebileceği, sanığa kusur atfedilemeyeceği..” şeklindeki mevcut kanıt durumuyla örtüşmeyen yetersiz gerekçeyle sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, 2- 15/01/2015 tarihli ilk oturumda, 27/01/2015 tarihinde keşif yapılmasına ve duruşmanın da 12/03/2015 tarihine ertelenmesine karar verildiği halde, 03/03/2015 tarihinde keşfin yapıldığının anlaşılması ve dosyada keşfin neden ertelendiğine dair bir belgenin de bulunmadığı; ayrıca, bu konuda katılan vekilinin temyiz dilekçesinde, "27/01/2015 tarihinde keşfe gidilemediğine dair tutanak düzenlendiğinin" bildirilmesine rağmen, mahallinden yapılan araştırmada 27/01/2015 tarihinde keşfin ertelenmesine ve yeni keşif kararının verilmesine dair bir tutanağın da dosyada bulunmadığının bildirilmesi karşısında, katılan vekiline değiştirilen keşif tarihinin bildirilmemesi nedeniyle, katılan tarafın iddia ve kanıtlarını sunmasına engel olmak suretiyle, CMK'nın 83, 84 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, 3- Katılan vekilinin 12.03.2015 havale tarihli dilekçesi ile 12.03.2015 tarihinde yapılacak olan duruşmaya mazeret beyan ederek duruşmanın ertelenmesini talep ettiği halde, bu istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyip iddia hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.