9. Hukuk Dairesi 2025/9858 E. , 2026/986 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/717 E., 2025/1247 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/561 E., 2021/504 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana…
9. Hukuk Dairesi 2025/9858 E. , 2026/986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/717 E., 2025/1247 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/561 E., 2021/504 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA ... İC/... Tekstil işyerinde 22.11.2014 tarihinde ara eleman olarak işe başladığını, 30.04.2018 tarihinde davalı Şirkete işyerinin devredildiğini, 29.07.2020 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, İ.C. ve E.C'nin davalı Şirketi de fiilen yönettiğini ve tüm çalışma döneminden sorumlu olduklarını, pandemi nedeniyle işlerin durması ve azalması nedeniyle işten çıkartıldığını, haklarının ödeneceği söylenerek matbu ... yazdırıldığını, metnin anlamını ve içeriğini bilmediğini, davacının istifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, haftanın 6 günü 08.30-19.00 saatleri arasında ve haftada 3 gün 23.00-24.00'e kadar çalışıldığını, ayda 1 pazar çalışmasının olduğunu ancak ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve asgari geçim indiriminin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 30.04.2018-31.07.2020 tarihleri arasında çalıştığını ve istifa ederek işten ayrıldığını, davalı Şirketin 13.11.2017 tarihinde kurulduğunu, herhangi bir Şirket devri ya da isim değişikliği olmadığını, davacının 25.07.2020 tarihinde işyerinde çıkarttığı kavga nedeniyle işe gelmemeye başladığını, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerini aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 22.11.2014 - 29.07.2020 tarihleri arasında kesintisiz olarak 5 yıl 8 ay 7 gün davalı işyerinde çalıştığı, davacının istifa ettiği belirtilen dilekçede tarihin 31.07.2020 olduğu, davalı tarafından ücret ve yıllık izin adı altında ödemelerin 28.07.2020 tarihinde yapıldığı ve 25.07.2020 tarihinde noter kanalıyla fesih ihtarnamesi gönderildiği, davacının istifa ettiği iddia edilen 31.07.2020 tarihinde iş sözleşmesinin devam etmediği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacının fazla çalışma yaptığı ve hafta tatili günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı, asgari geçim indirimi talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk derece Mahkemesince davacının talebini aşar şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının istifa dilekçesine itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, 2. Husumetli tanık beyanlarına değer verilemeyeceğini, 3. Fazla çalışma ve hafta tatili ücreti hesaplamalarının hayatın olağan akışına ve Yargıtay uygulamasına aykırı olduğunu, 4. Bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadığını, 5. Taleple bağlılık ilkesine aykırı davranıldığını, 6. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükümde davalı aleyhine vekâlet ücretinin artırılmasının hatalı olduğun ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.