11. Ceza Dairesi 2009/13870 E. , 2011/24182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik HÜKÜM : Her iki sanık yönünden ayrı ayrı 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası I-Şikayetçi idare vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Kamu davasından haberdar edilen şikayetçi idarenin davaya iddianame ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 234.maddesinde belirlenen usule uygun olarak katılmadığı gibi, Yargıtay Cumh
**11. Ceza Dairesi 2009/13870 E. , 2011/24182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik HÜKÜM : Her iki sanık yönünden ayrı ayrı 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası I-Şikayetçi idare vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Kamu davasından haberdar edilen şikayetçi idarenin davaya iddianame ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 234.maddesinde belirlenen usule uygun olarak katılmadığı gibi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tevdii üzerine usulüne uygun olarak 28.01.2009 günü tebliğ olunan gıyabi kararı yasal süresinden sonra 06.02.2009 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II-Sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince; 1-Van 100.Yıl Üniversitesi Kimya Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak görev yapan sanık ...’nın Van İli Gümrük Müdürlüğü tarafından kendisine gönderilen petrol ürünlerine analiz raporu düzenlediği, aynı üniversitede sekreter olarak görev yapan diğer sanığın da analiz raporlarını resmi kayda girmeden usulsüz üst yazılarla adı geçen gümrük idaresine göndererek resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuş ise de; suça konu analiz raporlarının içerik itibariyle gerçeği yansıttığı, adı geçen gümrük idaresi ve üniversite cevabi yazılarından ve tüm dosya kapsamından analizlerin gümrükten giriş-çıkış yapan eşyanın nev’inin belirlenmesi amacıyla mevzuat gereği yaptırıldığı, gümrük idaresinde kayıtları bulunup dosyaya ibraz edildiği, sanık ...’ye yaptığı hizmet karşılığı herhangi bir ücret ödenmediği gibi üniversitenin kimyasal madde ve sair malvarlığı değerinin sarfına da neden olunmadığı, maddi kaybının bulunmadığı, tahlil raporlarının ya da gümrük işlemlerinin sahteliği konusunda bir tespit, iddia ve delil de olmadığı,gümrük idaresinin yasal mevzuat gereği ikmal etmesi gereken belgeleri prosedür dışına çıkarak düzenleyen sanıkların eylemlerinde sahtecilik kastının bulunmadığı, yöntem ve mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle de disiplin yönünden gereğinin mahallince taktir ve ifa edilmiş olması karşısında; suça konu belgelere resmiyet kazandırıldığından bahisle yazılı şekilde isabetsiz gerekçe ile sanıkların mahkumiyetlerine hükmolunması, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; hükmün gerekçesinde sanıkların fiilinin görevleri gereği düzenlemeye yetkili olmadıkları belge vasfında kabul olunup 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi kapsamında kabul edilerek anılan yasa hükümleri uyarınca alt sınırdan 2 yıl hapis cezası tayin olunacağı belirtilip lehe yasa karşılaştırmasının bu kabule aykırı olarak 5237 sayılı yasanın 204/1. madde fıkrası yerine aynı maddenin memurun resmi belgede sahteciliği suçunu düzenleyen 2 fıkrası ile yapılıp alt sınırdan 3 yıl ceza tayin olunacağı belirtilip lehe yasa karşılaştırmasının hatalı yapılması ve hükmün gerekçesinde 765 sayılı TCK.nun 342/1. madde ve fıkrası ile 2 yıl alt sınırdan ceza tayin olunacağı belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında alt sınırdan ayrılarak teşdiden temel cezanın 3 yıldan başlatılarak çelişkili karar verilip hükmün karıştırılması ve yargılama giderlerinin tahsil şeklinin gösterilmemesi keza sahteliği kabul olunan suça konu “analiz raporlarının” 765 sayılı TCK’nun 355. maddesinde tanımlanan nitelikte olup olmadığı ve bu tür belgede sahtecilik yapılmasının aynı yasanın 356. maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmayacağının kararda tartışılmaması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.