3. Ceza Dairesi 2012/4774 E. , 2012/30452 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Mahallinde 27/8/1996 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişinin raporunda, yerin 27/10/1989 tarihinde kesinleşen orman tahdit hattına göre tamamının devlet ormanı sınırları içinde kaldığının belirtilmesine, buna istinaden mah…
**3. Ceza Dairesi 2012/4774 E. , 2012/30452 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Mahallinde 27/8/1996 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişinin raporunda, yerin 27/10/1989 tarihinde kesinleşen orman tahdit hattına göre tamamının devlet ormanı sınırları içinde kaldığının belirtilmesine, buna istinaden mahkemece 23/10/1996 tarihli kararla sanığın 6831 sayılı Kanunun 93/2. maddesine muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilmesine; mahkemece 27/6/2007 tarihinde yargılamanın iadesi talebinin kabulünden sonra 22/5/2009 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen iki orman mühendisi ve harita mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti raporunda 23/10/1938 tarihli orman sınırlarına ilişkin sabit noktaların aranıp mevcut haritadan 437 no.lu orman sınır noktalarının bulunup bu noktadan tutanaktaki açı ve mesafe değerleri takip edilerek diğer orman sınır noktalarının bulunduğunun dava konusu yerin 441 ve 442 no.lu orman sınır noktaları arasında kalıp derenin güneyine düşen bir yerde olduğunun, 1988 tarihindeki 3302 sayılı Kanun uygulamasına göre yerin orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmadığının, ayrıca 3302 sayılı Kanun uygulamasına ilişkin haritanın kök uygulaması olan 3116 sayılı Kanun ile belirlenmiş ilk tahdit uygulaması ile örtüşmeyip orman sınır noktaları arasındaki mesafelerde farklılıklar olduğunun, incelemeler sonucunda dava konusu yerin orman tahdit sınırı ile dere arasında kalan bir yerde olup tamamının orman sınırları dışında kaldığının belirtilerek çelişki yaratılmasına göre mahallinde farklı orman mühendisi ve harita tekniğinden anlayan harita mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak bir heyet vasıtasıyla ve zabıt mümziilerinin yer gösterimiyle ilk tahdidin yapılmasında uygulanan yöntem ve teknolojik araçlar kullanılmak suretiyle yeniden keşif yapılıp ilk orman tahdidinde orman olarak ayrılan yerlerden olup olmadığının, 2/B uygulamasına tabi bulunup bulunmadığının, buna göre yerin vasfının şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, ayrıca sahada arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa kesinleşme tarihi ile dava konusu yerin arazi kadastrosunda hangi vasıfla tesbit gördüğünün de araştırılarak varsa tapulama tutanaklarının da mahallinde tatbik edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.