1. Ceza Dairesi 2023/3440 E. , 2023/6451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/517 E., 2023/3 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme, kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 n
**1. Ceza Dairesi 2023/3440 E. , 2023/6451 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/517 E., 2023/3 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme, kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılanlar vekilinin yüzüne karşı verilen karar karşı 5271 sayılı Kanun'un 291 ... maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 16.01.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/94 Esas, 2017/136 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme ve kasten öldürme suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2021/ 517 Esas, 2023/3 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ve Cumhuriyet savcısı (aleyhe) istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; bir sebebe dayanmamaktadır. 2. Katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; sanık ...'nin cezalandırılması gerektiğine, sanık ...'ın canavarca hisle kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıklardan ..... ile maktulenin anne-oğul olup aynı evde yaşadıkları, maktulenin kendi evinde battaniyelerin altında ölü bulunduğu olayda, İlk Derece Mahkemesi; maktulün ölüm nedeninin tespit edilemediği, vücudunda herhangi bir darp veya cebir izine rastlanılmadığı, iskelet yapısı ve kemiklerinin sağlam olduğu, herhangi bir kırık olmadığı, yine vücudunda kesici veya delici alet yaralanmasına ilişkin herhangi bir gözlemin bulunmadığı tespit edildiği, ölüm tarihinin ilk otopsi tarihinden yaklaşık 36-72 saat arasında bir zaman dilimine denk geldiği, bu nedenle çürümeye bağlı zamanında otopsi yapılamamakla kesin ölüm sebebi ve mekanizması belirlenememiş olmakla birlikte müteveffanın ne zaman ve ne şekilde öldüğü hususunda şüphenin bulunduğu, sanıkların müteveffaya karşı herhangi bir etkili eylemde bulunmadıkları, bulundularsa dahi bu hususta dosyaya yansıyan somut bir delilin olmadığı, bu nedenle sanıklardan ...'nin olay yerinde olmadığına dair savunmasının aksini gösterir, sanık ...'ın ise koridora çıktığında; "Annemi yerde yatar vaziyette gördüm." şeklindeki savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkûmiyete yeter başkaca bir delilin olmadığı, müteveffanın ölümü ile sanıklar arasında doğrudan illiyet bağı kurulmasının mümkün bulunmadığı, sanık ...'ın ölüm sonrası müteveffanın cesedi üzerinde yapmış olduğu eylemlerin ölümle ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığından bahisle her iki sanığın da ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 2. Sanıkların savunmaları, katılan beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Adlî Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurumunun 22.07.2020 tarihli raporunda; "Maktulün mevcut verilerle kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği, cesetteki morfolojik değişiklikler, cesedin bulunduğu ortam, bulunuş şekli, anatomik yapısı, mevsim koşulları gibi muhtelif faktörlere bağlı farklılık göstermekle birlikte, adlî dosyada kayıtlı bilgiler, ölü muayene ve otopsisinde tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde, kesin olmamakla birlikte kişinin ölümünün ölü muayenesi tarihi olan 11.09.2019 günü saat 10:30 dan önceki (36-72) saatlik zaman dilimi içerisinde gerçekleşmiş olabileceği," belirtilmiştir. 4. Otopsi tutanağı, keşif tutanağı, olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu, suça konu yere ait fotoğraflar, Adlî Tıp Kurumu, 20.12.2019 tarihli otopsi raporu, emanet makbuzu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 30.09.2019 tarihli uzmanlık raporu, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunarak; maktul ile sanık arasında daha önce adlî makamlara intikal eden ... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/14 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında maktule yönelik kasten yaralama ve tehdit suçlarından mahkûmiyetine karar verildiği, dosya içeriğine göre; sanığın bu olayda maktule kafa atarak onu yaraladığı ve öldüreceğinden bahisle tehdit ettiği, söz konusu davada maktulün; "Ben baskı altındayım, çocuğumun üzerimde ciddi bir tehlikesi vardır, ölüm tehlikesi içerisinde oluyorum, bu davada mahkûmiyet kararı verilirse beni öldüreceğinden bahisle tehditte bulundu, ben koruma talep ediyorum, olay günü ben oğlum düzelir diye kendisine bir ev açtım, kendisi benden maddi yardım bekledi, olay günü de sokakta beni görünce karşıma geçip bana kafa atarak yaralanmama sebebiyet verdi." şeklinde beyanda bulunduğu, istinafa konu dosyada sanık ...'ın müdafii huzurunda Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadesinde, annesi olan maktulün cesedini önce yatak üzerine taşıdığını sonra buzdolabına sokmaya çalıştığını sonra yeniden yatağa götürüp camı açtığını ve vantilatörü bu odaya getirip çalıştırdığını, annesini kendisinin ve ...'nin öldürüp öldürmediğini uyuşturucu etkisinde olduğu için hatırlamadığını, kardeşlerinden ve babasından telefonla para istediğini, onlara annesinin kafa dinlemek için Çorlu'ya gittiğini söylediğini, 10.09.2019 tarihinde saklanmak için tanık ...'ın yanına giderek ondan aracı ile kendisinin İstanbul ilinde çıkarmasını Çorlu'ya götürmesini istediğini söylediği, tanık ...'in kolluk aşamasında ve duruşmadaki beyanında; sanığın kendisine bıçak çekerek "Annemi öldürmüşüm, ben nereye sen oraya, yolda polis jandarma görürsen durmadan devam edeceksin." dediğini beyan ettiği, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen raporda; maktulün vücudundaki yaygın çürüme nedeni ile ölüm sebebinin belirlenemediği ifade edilmekte ise de, Morg İhtisas Dairesinin otopsi raporunun iç muayene bölümünde; saçlı deri altında sol temporoparietal bölgede cilt altı kalınlığının 2 cm'ye ulaştığı, kanama ile uyumlu olabilecek koyu renk değişikliği olduğunun belirtildiği, bahsedilen yerin başın sol arka bölümü olduğu, yine rapordaki bulgulara ve cesedin fotoğraflarına göre boyun bölgesinde trioidkartlar seviyesinde 15 x4 cm'lik çürümeden korunmuş alan içerisinde sol kısımda 3x1 cm'lik kırmızı renkli sıyrıkla uyumlu olabilecek değişiklik belirtildiği, yine evdeki buzdolabı içinde, yatak üzerindeki çarşaf, yastık kılıfı ve elbiseler üzerinde kan lekeleri bulunduğu, bu hususun maktulün cesedinin yatak odasında saklanmasından önce vücudunda kanama ve yara bulunduğunun göstergesi olduğu, tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde; ileri derece uyuşturucu madde bağımlısı olan sanık ...'nun olay günü tespit edilemeyen bir nedenden dolayı annesi ...'nu darp ederek ölümüne sebep olduğu kabulü ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmiş, sanık ... hakkındaki beraat kararına yönelik istinaf talebinin ise esastan reddine karar vermiştir. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, sanık ...'nin savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkûmiyete yeter başkaca bir delilin olmadığı, bu veriler ışığında saiki bilinmeyen bir nedenle sanık ...'ın annesi maktuleyi Adlî Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun, 28.02.2020 tarihli ve 2020/1201 sayılı kararından anlaşılacağı üzere öldürdüğü ve evde battaniyelerin altına gizlediği, sanık ...'nin ise eylem herhangi bir iştiraki olduğu yolunda her türlü şüpheden uzak mahkûmiyete yeterli ve kesin delil elde edilemediği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR 1. Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılanlar vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 ... maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 16.01.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 ... maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2021/517 Esas, 2023/3 Karar sayılı kararında katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.