11. Hukuk Dairesi 2009/3899 E. , 2010/10009 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.5008 tarih ve 2008/360-2008/664 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutana…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3899 E. , 2010/10009 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.5008 tarih ve 2008/360-2008/664 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince konut sigorta poliçesiyle su basması rizikosunu kapsar şekilde sigorta örtüsü altına alınan sigortalısına ait konutta su basması sonucu oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini, zararın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, 4.195,00 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın idari yargının görev alanına girdiğini, müvekkilinin zararın oluşumunda kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddi istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, zarara sebep olduğu iddia edilen olayın kamu hizmetinin ifasına ilişkin ve hizmet kusuruyla bağlantılı olması nedeniyle istemin idari yargıda tam yargı davasına konu olabileceği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, TTK.’nun 1301. maddesine dayalı sigorta rücu davasıdır. Somut olayda dava İSKİ aleyhine açılmıştır. TTK.nun 18 nci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir. Aynı yasanın 12/11 nci maddesinde ise, su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.Davalı İSKİ’nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da da, bu kurumun, genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklanmıştır. O halde, davalı kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.09.1983 gün ve 1980/11-2721 Esas 1983/823 Karar, 29.11.1995 gün ve 1995/11-647 Esas 1995/1043 Karar ve 16.10.1996 gün 1996/13-346 Esas 1996/699 Karar sayılı ilamlarında da İSKİ’nin özel hukuk hükümlerine tabi tacir sayılacağı görüşü benimsenmiştir.