7. Hukuk Dairesi 2009/5902 E. , 2010/3423 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 129 ada 4 parsel sayılı 180,92 m2, 129 ada 6 parsel sayılı 180,42 m2, 129 ada 7 parsel sayılı 370,63 m2 ve 129 ada 13 parsel sayılı 144,96 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Dav
**7. Hukuk Dairesi 2009/5902 E. , 2010/3423 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 129 ada 4 parsel sayılı 180,92 m2, 129 ada 6 parsel sayılı 180,42 m2, 129 ada 7 parsel sayılı 370,63 m2 ve 129 ada 13 parsel sayılı 144,96 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... taşınmazların 1/2 hissesinin kendi adına tespit ve tescili için dava açmıştır. Mahkemece davacı tarafa verilen kesin mehil süreci içinde keşif ücreti yatırılmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmü gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, mahkemece kanıt yükü kendisine ait olduğu belirlenen tarafa keşif giderlerini yöntemine uygun biçimde depo etmesi için kesin süre verilmesi, verilen süre içerisinde kabul edilebilir yasal bir mazereti olmaksızın mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir. Bu ilkelerin ışığı altında somut olaya bakıldığında davacı tarafa 24.11.2008, 23.01.2009 ve 1.5.2009 günlü oturumlarda keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için keşif gününe kadar kesin süre verilmiş ise de yapılan ihtarat usulüne uygun değildir. Zira keşif masrafı kalem kalem yazılmadığı gibi keşif günü masraf yatırılsa bile bilirkişi ve tanıklara keşif gününü bildirir davetiye çıkartılması mümkün olmadığına göre keşfin yapılamayacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca yerel mahkemece 24.11.2008, 23.1.2009 ve 1.5.2009 günlü oturumlarda oluşturulan ara kararının kesin süre koşullarını taşımadığının kabulü gerekir. O halde mahkemece davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için kanıt yükü kendisine düşen davacı tarafa delillerini bildirmesi için usulüne uygun süre verilmeli bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı, dosya keşfe hazır hale getirilmeli ondan sonra kesin önel verilmeli, mahkemece masraflar kalem kalem gösterilmeli, keşif masrafının yatırılması için verilecek kesin önelden sonra yatırılan masraf ile keşif gününe kadar bilirkişi ve tanıklara keşif gününün davetiye ile bildirileceği, makul bir süre de konularak keşif günü tayin edilmeli, ondan sonra gerekli keşif giderleri davacı tarafından verilen kesin önel içerisinde karşılandığı takdirde taşınmaz başında keşif yapılmalı, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 03.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.