(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10430 E. , 2008/11446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.02.2007 gününde verilen dilekçe ile mer'aya elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtla
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10430 E. , 2008/11446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.02.2007 gününde verilen dilekçe ile mer'aya elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, meraya elatmanın önlenmesi ve kal istemiyle açılmıştır. Davalılar, dava konusu taşınmaz bölümlerinin tapuda adlarına kayıtlı olduğunu, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tapu kayıtları mükerrer tescil edildiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir. Gerçekten, dosyaya sunulan 21.11.2007 tarihli bilirkişiler kurulu raporundan; dava konusu taşınmazların bulunduğu köyler arasında ikinci kadastro işlemi yapılarak mükerrer tapu kayıtları oluşturulduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22. maddesi hükmünce “evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler, ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 1026. maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde ikinci defa yapılan kadastro Tapu Sicil Müdürlüğünce re’sen iptal edilir…” Anılan yasa hükmü uyarınca mahkemece yapılması gereken ...; bilirkişiler tarafından ikinci kadastronun varlığı saptandığından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22. maddesi hükmüne göre işlem yapılmasını temin etmek üzere davacı Hazineye uygun bir süre vermek, bunun sonucunu beklemek, bütün bu işlemlerden sonra sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır. Orta yerde yöntemine uygun açılmış dava varken ve ikinci kadastronun varlığı saptanmış iken değinilen kural bir yana bırakılarak istem yazılı olduğu şekilde reddedildiğinden karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 13.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi