Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2775 E. , 2024/1202 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2775 Karar No : 2024/1202 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): ... mirasçıları 1- … 2- … 3- … 4- … VEKİLLERİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminde
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2775 E. , 2024/1202 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2775 Karar No : 2024/1202 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): ... mirasçıları 1- … 2- … 3- … 4- … VEKİLLERİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; ... ... Bölge Müdürlüğü ... ... İşletme Müdürlüğü emrinde ... muhafaza memuru unvanıyla görev yapmakta iken, zimmet suçundan dolayı tutuklanması nedeniyle 07/01/2003 günlü işlemle görevden uzaklaştırılan, emeklilik talebi doğrultusunda 16/04/2009 tarihli olur ile emekliye ayrılan ... tarafından, hakkında açılan ceza davası sonucunda “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmesi üzerine, görevinden uzaklaştırıldığı döneme ait maaş ve özlük haklarının iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … günlü, ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalındığı öne sürülen toplam 61.200,00- TL’nin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmış, davacının vefat etmesi üzerine mirasçıları davacı konumuna alınmıştır. Davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay İkinci Dairesince usul yönünden bozulması sonrasında yine davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar; Danıştay İkinci ve (Kapatılan) Onbirinci Dairelerince yapılan müşterek toplantıda verilen 04/11/2015 günlü, E:2013/6359, K:2015/8623 sayılı kararla; davacının açıkta bulunduğu süreye ait maaş ve özlük haklarıyla ilgili talebi yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrası bozulmuş, yangın tazminatı ile seyyar görev tazminatına ilişkin istemle ilgili olarak, davanın reddine dair hüküm fıkrası ise gerekçeli olarak onanmıştır. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın gönderildiği ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı yetki ret kararıyla birlikte dosya, … tarihinde faaliyete geçen ... İdare Mahkemesine gönderilmiş, anılan Mahkemenin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla da, bozma kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmiş ve davanın reddine hükmedilmiştir. Söz konusu ısrar kararı, temyiz aşamasında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/10/2019 günlü, E:2018/3012, K:2019/4006 sayılı kararıyla onanmış ise de; karara karşı davacı tarafından yapılan karar düzeltme istemi, Kurulun 30/09/2020 günlü, E:2020/1064, K:2020/1664 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyle ret kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca, ceza yargılaması neticesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu aşamada ilgili hakkında hukuki sonuç doğurmadığı ve kendi isteği üzerine emekliye ayrılmamış olması durumunda görevine iade edilmesi gerekeceği hususu göz önüne alındığında, müteveffanın görevden uzaklaştırılmış olması nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının iade edilmesi gerekirken bu talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemin yangın tazminatı ve seyyar görev tazminatı dışındaki kısmının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı; hukuka aykırı olduğu tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların (dava dilekçesinde ayrı ayrı miktar belirtilmek suretiyle talep edilen tazminat kalemlerinin) tespiti amacıyla Mahkemelerince yapılan ara kararları sonucunda, müteveffanın görevden uzaklaştırıldığı 07/01/2003 tarihi ile emekliye ayrıldığı 16/04/2009 tarihi arasında; 1/3 oranındaki maaş toplamının görevine devam eden emsalleri göz önüne alınmak suretiyle hesaplatılması sonucunda 32.202,72-TL olduğu; 2/3 oranındaki maaş ile bu süreçte görevine devam eden bir emsalinin almış olduğu tam maaşın 2/3'ü arasındaki farkın 1....,57-TL, emekli keseneğinin 1/2 oranında eksik ödenmesine bağlı olarak emekli ikramiyesinde oluşan farkın 3.221,78-TL, yine emekli keseneğinin eksik ödenmesine bağlı olarak emekli maaşında (emekliye ayrıldığı tarih ile bu davanın açıldığı 05/04/2010 tarihi arasında) oluşan farkın 402,69-TL olduğu; diğer taraftan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/09/2020 günlü, E:2020/1064, K:2020/1664 sayılı bozma kararında "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda iade edilen kesintiler için faiz de ödenmesine ilişkin yasal bir düzenleme olmadığından, anılan kesintilere ilişkin yasal faiz ödenmesi hukuken olanaklı bulunmamakla birlikte, bu hususun kararın kesinleşen kısımları da dikkate alınarak, bozma kararı sonrasında yeniden yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesi gerekeceği de açıktır." ibaresine yer verilmiş olması nedeniyle, söz konusu kabule ilişkin tazminat tutarları yönünden faize hükmedilmediği gerekçelerine yer verilerek, müteveffanın açıkta kaldığı süreçte alamadığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine yönelik talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemin (daha önce kesinleşen yangın tazminatı ve seyyar görev tazminatı dışındaki kısmının) iptaline, parasal ve özlük haklarına karşılık toplam 61.200,00-TL’nin ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 37.232,76-TL'nin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, geriye kalan kısım yönünden ise davanın reddine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından; görevden uzaklaştırma tedbiri nedeniyle yıllar öncesine dayanan alacakların faizsiz olarak ödenmesine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, emsal yargı kararları dikkate alınarak kabule ilişkin kısma faiz hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının faiz talebi yönünden bozulması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Yasa'nın 10. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesi gereğince yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Uyuşmazlık konusu olayda; davacıların temyiz talebinin, İdare Mahkemesince kabul edilen 37.232,76-TL tazminat tutarına faiz hükmedilmemesine ilişkin olduğu, Mahkemenin bu kısma yönelik gerekçesinde ise; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/09/2020 günlü, E:2020/1064, K:2020/1664 sayılı bozma kararında "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda iade edilen kesintiler için faiz de ödenmesine ilişkin yasal bir düzenleme olmadığından, anılan kesintilere ilişkin yasal faiz ödenmesi hukuken olanaklı bulunmamakla birlikte, bu hususun kararın kesinleşen kısımları da dikkate alınarak, bozma kararı sonrasında yeniden yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesi gerekeceği de açıktır." ibaresine yer verilmiş olması nedeniyle, kabul edilen tazminat tutarları yönünden faize hükmedilmediğinin belirtildiği görülmektedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ısrar üzerine verdiği bozma kararına uymak durumunda olan İdare Mahkemesince, Kurulun yukarıda yer verilen gerekçesinden hareketle faize hükmedilmemiş ise de, anılan gerekçe ile; görevden uzaklaştırma tedbiri sonlandırılarak ilgilinin göreve döndürülmesi üzerine, iade edilen kesintiler için yasal düzenleme bulunmadığından idarece faiz ödenmediğinin belirtildiği; şartları oluştuğu halde ödenmeyen kesintilere faiz işletilmeyeceğine dair bir hüküm içermediği, nitekim bozma kararı üzerine verilecek kararda bu hususun değerlendirileceğinin öngörüldüğü açıktır. Temyizen incelenmekte olan kararda; … günlü olur ile görevden uzaklaştırılan … günlü olur ile de emekliye sevk edilen müteveffa ... tarafından, hakkında açılan ceza davası sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi üzerine idareye yapılan bila tarihli başvuru dilekçesiyle; söz konusu kararın memur olarak çalışmasına herhangi bir engel teşkil etmediğini belirterek, görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin özlük ve parasal haklarına yönelik taleplerde bulunduğu, buna karşın … günlü dava konusu işlemle istemlerinin reddedildiği görülmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, görevden uzaklaştırılma nedeniyle yapılan kesintilerin iadesinde yasal faiz ödenmesi öngörülmemekle birlikte; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre, ödemede gecikme olması ve idarenin temerrüte düşmesi durumlarında yasal faiz ödenmesi gerekmektedir. Bu itibarla; ceza yargılaması neticesinde hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının müteveffa hakkında hukuki sonuç doğurmadığı ve kendi isteği üzerine emekliye ayrılmamış olması durumunda görevine iade edilmesi gerekeceği hususu göz önüne alındığında, idarece yapılan kesintilere yasal faiz ödenmesi gerektiğinden, kabul edilen 37.232,76-TL'lik tazminat tutarı yönünden faize hükmedilmemesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Bahsi geçen maddenin gerekçesinde ise; madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman, hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, görevden uzaklaştırma nedeniyle yapılan kesintilere faiz işletilmemesi hususu, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan ''37.232,76 TL'nin" ibaresinden sonra gelmek üzere "bila tarihli başvurunun idare kayıtlarına girdiği tarih itibarıyla işletilecek yasal faiziyle birlikte" ibaresi eklenmek suretiyle kararın, faiz talebi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACILARIN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın hüküm fıkrasının, faiz talebine yönelik olarak yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2. Temyiz aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 3. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında; "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir. Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; ısrar üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak verilen temyiz istemine konu kararda, faiz talebinin gerekçeli olarak reddedildiği görülmektedir. Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir. Bu sebeple, davacılar tarafından temyiz edilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.