11. Hukuk Dairesi 2016/4032 E. , 2017/6119 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2015 tarih ve 2014/210-2015/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layih…
**11. Hukuk Dairesi 2016/4032 E. , 2017/6119 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2015 tarih ve 2014/210-2015/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilli şirketin ayakkabı tasarım ve üretimi ile iştigal ettiğini, yurt içinde ve yurt dışında birçok saygın mağazada ürünlerini tüketiciye sunduğunu, "..." ibareli tescilli markası bulunduğunu, müvekkillerinin tasarımını ve üretimini yaptığı ayakkabılarını tüketiciyle buluşturmak üzere, markasını mağazacılık sınıfı olan 35. sınıfta da tescil ettirmek istediğini, ayak giysileri sınıfı olan 25. sınıfta tescilli ''...'' ibareli markası ile sektörde tanınmışlık kazandığını, bu marka adı altında ürünlerini tüketiciye sunmak istediklerini, başvurularına itiraz eden marka sahibi davalı şirketin temizlik ve kozmetik ürünleri üretimi yaptığını, tamamen farklı bir alanda faaliyette bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile 2012/62520 numaralı marka başvurumuzun 35. sınıfın 6. alt grubunda tesciline, davalı adına tescilli 2000/19131 numaralı "..." ibareli markanın 35. sınıf açısından 556 sayılı KHK madde 14. ve 42. maddeleri uyarınca terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilleri arı ayrı davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, davacının 2012/62520 numaralı ''... ... + şekil'' ibareli 35. sınıfta marka başvurusunun olduğu, davalının itiraza mesnet ve hükümsüzlüğü talep edilen markasının 2000/19131 kod numaralı 01. 03. ve 35. sınıfta tescilli "..." ibareli marka olduğu, davalı tarafın markanın emtia listesinde 35.06. alt grubunda yer alan emtialarının kullanımlarına ilişkin belgeler sunmuş olduğundan 556 sayılı KHK m. 14 uyarınca hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı, davacı 14. maddeye dayalı hükümsüzlük taleplerini ıslah ederek 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesine dayalı olarak 42/b maddesine göre hükümsüzlük talep ettiği, dava tarihi itibarıyla 5 yıllık sürenin geçtiğinden 8/3 maddesine dayalı hükümsüzlük talep edilemeyeceği, davacı markasının KHK’nin 8/3 maddesi uyarınca “ayak giysileri, ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar” bakımından eskiye dayalı kullanımının bulunduğu, 35/06 grup yönünden önceye dayalı bir hakkının bulunmadığı, davacının önceki tescil kapsamında bulunmayan hizmet sınıfı yönünden müktesep hak oluşturmayacağı, 8/3 yönünden öncelik hakkının da ticari sınıfta emtialarla ilgili olduğu ve hizmet sınıfında (35/06 grupta) öncelik hakkının olduğuna dair delilin de bulunmadığı, taraf markalarının çekişmeli malları aynı tür malları kapsadığından markalar arasında 7/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu, davalı tarafın “...” ibareli markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi gereği tanınmış marka olduğu iddiasının ispat olunamadığı gerekçesiyle hükümsüzlük talebi ile YİDK kararının iptaline ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükümsüzlük davasının 556 sayılı KHK'nın 8/3. ve 42. maddelerine dayalı olarak ıslah edilmiş olmasına ve dava konusu marka üzerinde davacının öncelik ve üstün hakların kanıtlanamamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.