11. Ceza Dairesi 2007/6442 E. , 2010/3308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık-Sahtecilik HÜKÜM : Sanıkların Beraatlerine I-Dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst
**11. Ceza Dairesi 2007/6442 E. , 2010/3308 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık-Sahtecilik HÜKÜM : Sanıkların Beraatlerine I-Dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son usuli işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 15.4.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4.maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, II-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince; Sağlık Ocağı doktoru olan sanık ...’ın kardeşi olan eczacı sanık ...’in gönderdiği Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensubu hastalara ait sağlık karnelerine hastaları görmeden,muayene etmeden ve dava dışı kardeşi ...’ın çalıştığı ilaç firmasına ait muadillerine göre pahalı ilaçları usul ve fenne aykırı olarak yazıp iştirak iradesiyle hareket ederek resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia olunmasına, idari soruşturma sırasında dinlenen bir kısım hastanın Fuar Sağlık Ocağı’na hiç gitmediklerini,adını duymadıklarını,reçeteyi yazan doktoru da tanımadıklarını,ocak çalışanlarının hastalar ocağa gelmeden sağlık karnelerinin kimi zaman eczacı sanık ... kimi zaman da doktor olan sanık ... tarafından getirilip kayıt işlemlerinin de adı geçen sanıklarca yapılarak reçete düzenlendiğini beyan etmelerine,adlarına reçete düzenlenen kurum mensubu hastaların tümünün duruşmada beyanlarının alınmadığının anlaşılmasına,katılan kurum müfettişlerince düzenlenen rapor da sanık doktorun düzenlediğikardeşi olan diğer sanığın eczanesinden alınan reçetelerin bir çoğunun protokol numarasının birbirini takip edip sağlık ocağı ile eczanenin bulunduğu mahal itibariyle protokol numarası atlanmadan yazılmasının mümkün olmadığının, bu hususun reçetelerin topluca yazdırıldığı kanaati uyandırdığının ve kriminal incelemede de ocağın protokol defterindeki kayıtlara ilişkin yazıların eczacı sanık ...’e ait olduğunun, adı geçen sanığın eczanesi tarafından kuruma fatura edilen reçetelerin yüzde elli ila otuzunun kardeşi olan diğer sanık ... tarafından düzenlenen reçetelere ait olduğunun belirtilmesine göre, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının tayini bakımından;adlarına reçete düzenlenen hastaların tümü duruşmada dinlenip reçetelerin muayene sonucu düzenlenip düzenlenmediği,reçeteye yazılı ilaçların eczaneden alınıp alınmadığı,reçete arkalarındaki imzaların kendilerine ait olup olmadığı,ilaçların kendileri tarafından alınmaması halinde kim tarafından alındığı ve nedeni ile reçetelerde yazılı teşhise konu hastalıklarının bulunup bulunmadığı,daha önce de bu hastalıklarla ilgili tedavi görüp görmedikleri sorulup müfettiş ifadeleriyle çelişki doğması halinde giderilmesi, sağlık ocağı protokol kayıtları ve laboratuar kayıtları ve yapılmışsa tüm tahlil ve tetkik evrakları getirtilip reçetelerin muayene sonucu düzenlenip düzenlenmediği,gerçeğe teşhise, usul ve fenne uygun olup olmadığı konusunda bilirkişi kurulundan görüş alınıp gerektiğinde reçetedeki imzaların hastalara ait olup olmadığı konusunda kriminal rapor alınarak sanıkların fiillerinin sabit olması halinde doktor sanığın eylemine bağlı olarak her iki sanığın fiilinin aynı kamu kurumuna karşı teselsül eden resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturup oluşturmayacağı da tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz incelemeye dayanarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı,katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.