Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar nezdindeki hizmet süresinin kesinleşmiş kararla sabit olduğunu, buna göre 01.04.2012-01.02.2017 tarihleri arasında ...'ın yanında sigortalı çalıştığına dair karar verildiğini, davalı ...'ın oğlu olan diğer davalı ...'ın % 90 oranında engelli olup serebral palsi hastası olduğunu, Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinde memur kadrosunda çalışan davalı ...'ın bakım, şoförlük ve sair ihtiyaçlarını giderme işinde çalıştığını ve fazla çalışma yapıp
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar nezdindeki hizmet süresinin kesinleşmiş kararla sabit olduğunu, buna göre 01.04.2012-01.02.2017 tarihleri arasında ...'ın yanında sigortalı çalıştığına dair karar verildiğini, davalı ...'ın oğlu olan diğer davalı ...'ın % 90 oranında engelli olup serebral palsi hastası olduğunu, Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinde memur kadrosunda çalışan davalı ...'ın bakım, şoförlük ve sair ihtiyaçlarını giderme işinde çalıştığını ve fazla çalışma yapıp, davalının özel durumu nedeniyle hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiğini, bu durumun telefon görüşme kayıtlarıyla da ispat edileceğini, yıllık izin kullanmadığını, çalışan ve sosyal bir insan olan davalının aynı zamanda dernek kurucu üyesi olduğunu ve sürekli aktif bir hayat tercih etmesi nedeniyle kanuni çalışma saatleri dışında da davalı ...'a eşlik etmek mecburiyetinde kaldığını, ancak bu çalışmaları karşılığı ücretlerinin kendisine ödenmediğini, iş sözleşmesini bu nedenlerle haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ödenmeyen ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davalılardan ... bakımından husumete ve davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağını iddiasının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.