10. Hukuk Dairesi 2025/20652 E. , 2026/1925 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/217 E., 2024/508 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 42. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/422 E., 2024/372 K. Taraflar arasında, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının taraf…
10. Hukuk Dairesi 2025/20652 E. , 2026/1925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/217 E., 2024/508 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 42. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/422 E., 2024/372 K. Taraflar arasında, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşılmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kömür ocağında yer altı maden işletmesinde hazırlık işçisi olarak çalışmakta iken 28.02.2020 tarihinde iş kazası sonucu sağ gözüne taş çarptığını, sağ gözünün yerinden çıktığını ve tamamen görme yetisini kaybettiğini, davacının sendikalı olup toplu iş sözleşmesine tabi olduğunu, kaza tarihinde 5.493,00 TL aldığını, maddi ve manevi kayıpları bulunduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, kazanın basınçlı hava filtresinin kırılmasıyla meydana geldiğini, basınçlı hava filtresinin dava dışı ...San. ve .... Şti.'nden 10.02.2020 tarihinde satın alındığını, Soma Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma yapıldığını, alınan bilirkişi raporunda malzemenin kullanımından kaynaklı herhangi bir etmenin söz konusu olmadığı, kusurun kırılan malzeme üreticisi olan .... San. .... Şti.'ne ait olduğunu, davanın bu şirkete ihbarı gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığını, basınçlı hava filtresinin kırılması ile açığa çıkan basınçlı havanın ortamdaki taş, toz, vb. parçaları havalandırıp davacıya çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiğini, hava filtresinin dava dışı ... Sanayi ve .... Şti.'nden 10.02.2020 tarihinde satın alındığını, 19.02.2020 tarihinde malzemenin basınçlı hava şebekesine monte edildiğini, Soma Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/1357 Hazırlık sayılı dosyasında, kırılan hava basınç filtresinin TSE standartlarına göre üretilmiş piyasada bilinen bir firmadan aldıklarını, müvekkili şirketin de malzemenin ayıplı ve hatalı olduğunu tespit edebilme imkanı olmadığını, gerekli uygun kişisel koruyucu donanımların teslim edildiğini, aksine iddianın gerçeği yansıtmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanılan deliller ve bilirkişi raporlarına dayanılarak kararda belirtilen gerekçelerle maddi tazminatın kabulü ile manevi tazminatın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. 1-Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; manevi tazminat miktarının az olduğunu, maddi tazminat yönünden raporda ilerde ortaya çıkabilecek hesap hataları ve her türlü noksanlıklar sebebi ile rapora itiraz ettiğini, gerçek ve gerçeğe yakın ücretin belli olması durumunda varsayımsal artış yerine gerçek ücretin tazminat hesabında esas alınması, belli olmayan dönemler yönünden yüksek oranlı artış yöntemi benimsenmesi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilebilecek kusur bulunmamasına rağmen mahkemece taleplerden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, SGK denetmen raporunda adi ortaklığı oluşturan şirketlerin olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirme yapılmadığını, tedarikçi firma olan ve ihbar edilen ...Sanayi ve ... Şti.'nin %100 kusurlu olduğu değerlendirilmesi yapıldığını, tamamen imalat hatası olan pislik tutucunun kırılma sebebinin ortam şartları, montaj veya darbe alması olmadığını, dava dışı ... ve ...ve ... Şti.'nin %70 oranında sorumluluğuna hükmedilmesine rağmen, tazminat miktarının tamamından davalı şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dışı ... ve ...ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasında yalnızca mal alım sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığını, hava filtresinin tedarikçi ...San. ve .... Şti.'nden 10.02.2020 tarihinde satın alındığını, 19.02.2020 tarihinde malzemenin basınçlı hava şebekesine monte edildiğini, basınç seviyesinin azami sınırın üzerine çıkmadığının net şekilde anlaşıldığını, kazanın oluşumunda kusurun kırılan malzeme üreticisi ve tedarikçi firmada (...San. ve .... Şti'nde) olduğunu, şirketin malzemenin ayıplı veya hatalı olduğunu tespit edebilme imkanı olmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, %30 kusuru kabul etmediklerini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. 2. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hukukî dinlenilme hakkı, sadece belli bir yargılama için ya da yargılamanın belli bir aşaması için geçerli olan bir ilke değil, tüm yargılamalar için ve yargılamanın her aşamasında uyulması gereken bir ilkedir. Bu çerçevede gerek çekişmeli ve çekişmesiz yargı işlerinde gerekse bu yargılamalarla bağlantılı geçici hukukî korumalarda, icra takiplerinde, tahkim yargılamasında, hatta hukukî uyuşmazlıklarla ilgili yargılama dışında ortaya çıkan çözüm yollarında, her bir yargılama, çözüm yolu ve uyuşmazlığın niteliğiyle bağlantılı şekilde hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalıdır. 3.Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddianın ileri sürülmesi, savunmanın yapılabilmesi ile delillerin eksiksiz olarak toplanılıp tartışılabilmesi öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan, davaya bakılamaz, yargılama yapılamaz. 4. Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal dinlenme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur. 5.Fer'i müdahil ile ilgili 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66.maddesinde; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, aynı Kanunun 68.maddesinde; Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder düzenlemeleri yer almaktadır. 6. Ayrıca dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükme karşı kanun yoluna başvurma hakkı sadece davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) Mahkemece verilen karara karşı kanun yoluna başvurma hakkı yoktur. Ancak mahkemece taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün ancak kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. (Dairemizin 25.06.2024 tarih ve 2024/5480 E.- 2024/7101 K. sayılı ilamı bu yöndedir) 7. Somut olayda, davalı ...Ş.'nin yargılama sırasında, aleyhine ihbarda bulunduğu... Ltd. Şti.'nin 30.05.2023 tarihli dilekçesiyle fer'i müdahil olarak yargılamaya katılması yönünde başvuruda bulunduğu ancak Mahkemece bu konuda talebiyle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 8.İlk Derece Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 9. O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebeplerine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır . VI. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekilleri tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.