21. Hukuk Dairesi 2018/829 E. , 2019/2351 K. "" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, davalılardan işverene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki k…
**21. Hukuk Dairesi 2018/829 E. , 2019/2351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, davalılardan işverene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dava, davacının 07/06/2007-01/01/2011 tarihleri arasında aylık 850,00 TL ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı işyerinde 01/08/2007-28/07/2010 tarihleri arasında asgari ücretin 1,5 katı ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. 1.Hizmet tespiti yönünden yapılan incelemede; Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı tarafından davacı adına düzenlenen 28/07/2010 tarihli işe giriş bildirgesi ile, 28/07/2010-2011/1 tarihleri arasında geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği, nizalı dönemde davacının 07/12/2009 tarihinden itibaren 25 gün ve 06/01/2011 tarihinden itibaren 7 gün dava dışı işyerinden adına hizmet bildirimi yapıldığı, davalı işyerinin 19/03/2010 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, tanık dinlenildiği ancak dinlenen tanıkların hizmet cetvelleri alınmadığından davalı işyeri çalışanı olup olmadığının anlaşılamadığı, emsal ücret araştırması yapıldığı anlaşılmaktadır.Somut olayda; davalı işyerinin 19/03/2010 tarihinde yasa kapsamına alındığı ve bu tarihten önceki döneme ait bordro bulunmadığı ve davalı işyerinin faaliyeti hususunda araştırma yapılmadığı, dinlenen tanıkların hizmet cetvelleri alınmadığından nizalı dönemde davalı işyerinde çalışmasının olup olmadığının tespit edilemediği, bu haliyle yazılı şekilde hüküm kurulması eksik incelemeye dayalı olup, bozmayı gerektirmiştir.Ücret yönünden kurulan hükmün irdelenmesine gelince;