T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1655 - 2026/199 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1655 KARAR NO : 2026/199 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :16/02/2024 NUMARASI :2022/990 Esas - 2024/127 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ..…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1655 - 2026/199 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1655 KARAR NO : 2026/199 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :16/02/2024 NUMARASI :2022/990 Esas - 2024/127 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :21/12/2022 KARAR TARİHİ :05/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ :05/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında Kasım 2016 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi ile davalı şirkete sağlık hizmeti sağlandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği, davacı şirketçe sağlanan sağlık hizmeti neticesinde SGK'ya bildirilen ve ödemesi davalı hastaneye yapılan ödemelerin %35'lik kısmının davacı şirkete hak ediş olarak ödenmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından davalı hastaneye Kasım 2016-Ekim 2018 tarihleri arasında sağlık hizmeti sağlandığını, bu amaçla davalı hastanede davacı şirket adına Dr. ...'in fiili olarak çalıştığını, davacı şirketin ve doktorun sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davacı şirket tarafından sağlanan sağlık hizmetlerinin, davalı hastane tarafından SGK'ya bildirileceği, SGK tarafından, davalı hastaneye yapılan ödemenin davacı şirkete bildirileceğini, yapılan ödemenin %35'lik kısmına sağlık hizmeti faturası kesilerek, davalı kurumca davacı şirkete ödeme yapılacağının sözleşme ile kararlaştırıldığını, davalı hastanece Kasım 2016-Aralık 2017 tarihleri arasında bir sorun yaşanmadığını ancak Aralık 2017 tarihinden Ekim 2018 tarihine kadar geçen sürede davacı tarafından sözleşme hükümleri yerine getirilmeye devam edilmesine rağmen, davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, Ekim 2018 tarihi itibari ile davalı tarafın kendisini oyaladığını ve sözleşmenin gereklerini yerine getirmekten bilerek kaçındığını kesin olarak anladığından sözleşmeyi feshettiklerini, açıklanan nedenlerle, belirlenen bedelin %35'lik kısmının bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanarak hesaplanması ve davalı kurumdan tahsili ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan dava açıkça yasaya ve usule aykırı olup reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin sahibi olan ...'in, davalı hastane de alerji uzmanı olarak hizmet verdiğini, davalı hastane Konak hastaneleri çatısı altında iken yine bu hastane ile taraflar arasında bulunan sözleşme gereğince %35 oran üzerinden anlaşma sağlandığını, davacı tarafın Aralık 2017-Ekim 2018 tarihleri arasında SGK'ya yapılan bildirimlerin kendisi ile paylaşılmadığı ve ödemelerinin yapılmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, hastanenin ticari defterleri incelendiği zaman söz konusu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunun görüleceğini, davalı hastanesin SGK ile anlaşması olduğunu, SGK'dan yapılacak tahsilatların alınma sürecinin 120-200 gün arasında olduğunu, bedel alındıktan sonrada davacıya ödemesinin yapıldığını, davacının gereksiz yere hastalardan testler istediğinin tespit edildiğini, bu konuda SGK'nın, hastane yetkililerini çağırarak durumu incelediğini ve bu testlerin gereksiz olduğu bir hastaya en fazla 15-20 adet test yapılabileceğini belirterek, davalı hastaneye cezai işlem uyguladığını, hastanenin zarara uğradığını, arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; SGK tarafından gönderilen ve bilirkişi ek raporu ile incelenen kayıtlarda mahkeme kararının gerekçesinde açıkça hatalı değerlendirildiğini, tarafımızca ticari defterlerin bulunduğu yer bildirilmesine, bu hususta talimat yazılmasına karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda taraflarınca bu ticari defterlerin bildirilmediğinin belirtildiğini, dosya muhteviyatı ve bilirkişi raporları gereği davanın haklılığının açıkça ortada olduğunu, davalı hastanece sözleşme gereği davacı adına hareket eden Dr. ...'in baktığı hastaların ödemelerinin SGK'dan alındığını, buna karşın davalının, sözleşmeden doğan sorumluluğundan kaçma için davacıya gerekli bildirimleri yapmadığı, davacının hak edişlerini elde etmesinin önüne geçmeyi amaçladığını, davalı kurumun bu yolla haksız kazanç elde ettiğinin açık olduğunu, mahkeme kararının yalnızca kendi içinde dahi bir çok tutarsızlık ile dolu olduğunu, hatalı nitelendirme yapıldığını, yine mahkeme kararının dosya muhteviyatında yer alan hususları gerektiği gibi açıklamadığını, hatalı tespitler yapıldığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/02/2024 tarih, 2022/990 Esas - 2024/127 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında Kasım 2016 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi ile davalı şirkete sağlık hizmeti sağlandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği, davacı şirketçe sağlanan sağlık hizmeti neticesinde SGK'ya bildirilen ve ödemesi davalı hastaneye yapılan ödemelerin %35'lik kısmının davacı şirkete hak ediş olarak ödenmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından davalı hastaneye Kasım 2016-Ekim 2018 tarihleri arasında sağlık hizmeti sağlandığını, bu amaçla davalı hastanede davacı şirket adına Dr. ...'in fiili olarak çalıştığını, davacı şirketin ve doktorun sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini, ancak Aralık 2017 tarihinden Ekim 2018 tarihine kadar geçen sürede davacı tarafından sözleşme hükümleri yerine getirilmeye devam edilmesine rağmen, davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, Ekim 2018 tarihi itibari ile davalı tarafın kendisini oyaladığını ve sözleşmenin gereklerini yerine getirmekten bilerek kaçındığını kesin olarak anladığından sözleşmeyi feshettiklerini, açıklanan nedenlerle, belirlenen bedelin %35'lik kısmının bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanarak hesaplanması ve davalı kurumdan tahsili ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı vekili, davacının tıbbi gereklilik olmamasına rağmen ve tıp etiğine aykırı şekilde hastalara işlemler yaptığını, davalı şirketin zarara uğratıldığını, davacının tüm hakedişlerinin kendisine eksiksiz olarak ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereği Aralık 2017 tarihinden Ekim 2018 tarihine kadar geçen sürede tarafların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmedikleri, davacı şirketin ve doktorun sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği takdirde davalı şirket tarafından ödenmesi gereken miktarın ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesince, SMMM bilirkişiden tarafların ticari defterlerinin incelenmesiyle 14/09/2023 tarihli kök ve 18/12/2023 tarihli ek rapor alınarak, davacının uyuşmazlık dönemi olan Aralık 2017-Ekim 2018 tarihleri arasında %35 hakediş oranı üzerinden 81.294,29 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. İlk derece mahkemesince; "davalının defterlerinde davacıya fatura bedellerinin ödendiğinin tespit edildiği, celbedilen vedavacı tarafça sunulan SGK kayıtlarından toplam muayyene bedelinin 81.294,29 TL olduğu, davacı tarafça buna ilişkin hakediş faturası düzenlendiği, ancak davacının bahse konu dönem öncesinde borç/alacağı olmadığını beyan ettiği, zaten, davacının önceki döneme ait alacak talebinin olmadığı, 2017/Aralık-2018/Eylül arasında fatura düzenleyemediği için defterinde de alacak görülmediğinden, davaya konu dönemlerde tarafların birbirinden borç/alacağının olmadığı anlaşılmış" şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi ek raporunda mahkemenin kabulünün aksine davacının Aralık 2017 tarihinden önceki dönem için alacak talep etmediği, Aralık 2017 tarihinden sonraki dönem için ise davalı tarafından muayene ve SGK tarafından gönderilen kayıtların davacı tarafından incelenememesi nedeni ile fatura düzenlenmediği, bu nedenle de davacının ticari defterlerinde bu döneme ilişkin fatura kaydı olamayacağından incelenmediğinin belirtildiği görülmektedir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere bilirkişi raporunda davacının alacaklı olduğunun ancak davacının fatura düzenlemediğinin belirtildiği görülmekle ilk derece mahkemesi kararının doğru olmadığı ve kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan eldeki uyuşmazlıkta; SMMM bilirkişi tarafından sadece davalının ticari defterlerinin değil SGK tarafından gönderilen bir kısım belgeler ile hastanenin muayene kayıtlarının da incelenmesi suretiyle rapor hazırlandığı ancak rapor dayanaklarının fazla olması nedeni ile rapora eklenmediği görülmektedir. Ayrıca davalı tarafça, davacı şirketin ve doktorun sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, tıbbi gereklilik olmamasına rağmen ve tıp etiğine aykırı işlemler yapıldığı ve raporda SGK kesintilerinin dikkate alınmadığı belirtilerek rapora itiraz edildiği ancak ilk derece mahkemesince bu itirazların incelenmediği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar uyarınca ilk derece mahkemesince yapılan yargılamanın yeterli olmadığı ve delillerin doğru bir şekilde toplanıp değerlendirilemediği anlaşılmaktadır. Bu belirlemelerden sonra öncelikle bilirkişi incelemesi üzerinde durulması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. HMK'nın 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş; rapor hazırlayan SMMM bilirkişi ile birlikte hastane yönetiminde (idari yönden) görev almış doktor bir bilirkişiye tevdi ile dava, cevap dilekçesi, dinlendiği takdirde tanık beyanları, taraflar arasındaki sözleşme, dosyadaki tüm deliller (özellikle SGK kayıtları) ve dava konusu olaya ilişkin hastane kayıtları incelenmek suretiyle davacının davalıdan Aralık 2017-Ekim 2018 dönemi için SGK tarafından yapıldı ise davacıdan kaynaklı kesintiler de dikkate alınarak sözleşme gereğince davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda taraf ve mahkeme denetimine uygun rapor hazırlanmasının istenmesine, gerektiğinde bilirkişilere dava konusu olay ile ilgili olarak hastane kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilmesi suretiyle bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/02/2024 tarih, 2022/990 Esas ve 2024/127 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.05/02/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*