T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:13/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:02/09/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbire İtiraz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:13/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değe…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:13/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:02/09/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbire İtiraz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:13/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ... ile davalı ...'un kardeş olduklarını, 1990'lı yıllardan beri adi ortaklık şeklinde yapılan bu ortaklığın, daha sonra müvekkili şirket ... Tic. Ltd. Şti.'nin kurulmasıyla limited şirket tüzel kişiliği üzerinden devam ettiğini, davalı ...'un müvekkili ...'u çalıştırdığını, manipüle ettiğini, karşılığını vermediğini, kendisini şirketten dışladığını, kar payı dahil hiçbir ödeme yapmadığını, şirketin varlıklarını zimmetine geçirmeye başladığını, şirketin birer malvarlığı değeri olan taşınmazları ise hem kendisinin hem de diğer davalı olan oğlu ...'un üzerine muvazaalı olarak tescil ettirip şirketi zarara uğrattığını, diğer ortak olan müvekkili ...'den mal kaçırdığını belirterek, davanın kabulü ile; öncelikle davaya konu taşınmazlar olan Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parselde bulunan 1, 2, 4, 5, 6, 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümler ve Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parselde bulunan 1, 2, 5 numaralı bağımsız bölümlerinin başka kişilere devrinin önlenmesi ve sair ayni hak tesisinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parselde bulunan 1, 2, 4, 5, 6, 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümler ve Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parselde bulunan 1, 2, 5 numaralı bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve ... Tic. Ltd. Şti adına tesciline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29/07/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması nedeniyle, dava konusu taşınmazların el değiştirmesi halinde hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca veyahut ciddi bir zarar doğacağı hususunda mahkememizde kanaat oluştuğundan, dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikini önler mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesine" karar verilmiştir. DAVALILARIN İTİRAZLARININ ÖZETİ: Davalılar vekili, şirketin feshedildiğini, davacının şirketi temsile yetkisi bulunmadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların yaklaşık ispat şartını oluşturmadığını, müvekkilinin şirket kurulmadan önce yaptığı sözleşme ile taşınmazları edindiğini, bu nedenle taşınmazların şirketle alakasının olmadığını, davacının yaklaşık ispata elverişli delil sunmadığını, bu nedenlerle taşınmazlar için verilen tedbir kararının kaldırılmasını taleple ve yine davacının mahkemenin belirlediği teminatı kesin sürede yatırmadığını, usule, aktif ve pasif husumete, dava değerine göre teminatın eksik belirlendiğine ilişkin itirazları saklı kalmak kaydıyla, davacının tedbir talebinden vazgeçmiş sayıldığına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 02/09/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"...dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebi üzerine Mahkememizin 29/07/2025 tarihli ara kararı ile; "1. Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde takdiren toplam 1.500.000,00-TL'lik nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkememize ibrazı halinde; Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada 5 parselde bulunan 1, 2, 4, 5, 6, 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümler ve Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parselde bulunan 1, 2, 5 numaralı bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazın davalılar ... (TCN:...) ve ... (TCN:...) adına kayıtlı olması halinde 3. kişilere devir ve temliki önler mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına" karar verilmiş ve yine aynı madde altında ''6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde, tedbir isteyen tarafın tedbir talebinden kendiliğinden vazgeçmiş sayılmasına,'' şeklinde davacı vekiline ihtarına yönelik karar verildiği görülmüştür. İşbu ara karar davacı vekiline 06/08/2025 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Ancak davacı tarafça teminat mukabilinde ihtiyati tedbir talebi yönünden belirlenen teminat bedelinin yatırılmadığı gibi ara kararda ifade edilen kayıtsız, şartsız, süresiz, kati banka teminat mektubunun dosyaya sunulduğuna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça bir haftalık yasal süre içerisinde mahkememizce belirlenen teminatın yatırılmaması ve bu surette tedbirin uygulamasının istenilmemesi nedeniyle HMK'nın 393/1. maddesi uyarınca tedbir kararı kendiliğinden kalkacağı hüküm altına alındığından verilen kesin süre içerisinde teminat yatırılmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinden vazgeçmiş sayıldığına yönelik tespiti ile" gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazların reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir taleplerinin 1.500.000,00 TL tutarında teminatın yatırılması halinde kabulüne karar verildiğini, müvekkillerince teminat tutarının teminatın yüksek olması sebebiyle yatırılamadığını, mürafaa duruşmasında da bu durumu beyan ettiklerini, teminatsız olarak tedbir kararı verilmesi taleplerinin kabulü gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 02/09/2025 tarihli ara karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 341. maddesinde; ilk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 393. maddesinde ise; ihtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi halde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkacağı belirtilmiştir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup, davacılar tarafından teminatın süresinde yatırılmaması üzerine HMK'nın 393/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkacağı, bu nedenle ihtiyati tedbire itirazın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesi hatalı olmuş ise de, istinafa gelen tarafın davacılar olduğu, HMK'nın 341. maddesi gereğince, davacıların ihtiyati tedbirin reddine ya da ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurabilecekleri, eldeki somut dosyada istinafa tabi böyle bir kararın bulunmadığı anlaşılmakla, davacıların istinaf talebinin HMK'nın 352/1-ç maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-ç maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...