Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/246 E. , 2025/1763 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/246 Karar No : 2025/1763 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 27/02/2010 tarih ve…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/246 E. , 2025/1763 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/246 Karar No : 2025/1763 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 27/02/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 21/01/2010 tarih ve 2010/99 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Niğde Misli Ovası 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında,Niğde ili, Merkez ilçesi, ... kasabasında yer alan davacıya ait (toplulaştırma sonrası) ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... ve ... sayılı parsellerden kaynaklanan hakedişinin büyük bir kısmının kendisine ait olan ... sayılı parsel üzerinde oluşturulan ... ada ... sayılı parselde müstakil olarak tahsis edildiği, bu yönü ile mevzuata uygun davranıldığı; ..., ..., ... nolu parsellerdeki hakedişinin bir kısmı kendisine ait ... nolu parsel üzerinde oluşturulan ... ada ... nolu parselde, ... ve ... nolu parsellerinin hakedişinin ise bir kısmı kendisine ait ... nolu parsel üzerinde oluşturulan ... ada ... nolu imar parselinde müstakil olarak verildiği, dağınık haldeki 5 adet parsel yerine 2 adet imar parselinin tahsis edilmesinin toplulaştırmanın ilke ve esasları ile amacına uygun olduğu; eski yerler ile yeni tahsis edilen yerler arasında tarımsal açıdan farklılıklar bulunmadığı, bu yönü ile de mevzuata uygun davranıldığı, ancak davacıya tahsis edilen ... ada ... nolu parselin Niğde-Ankara Otoyol’undan cephe alacak şekilde planlandığı, oysa anılan yolun imar yolu olmadığı; bu nedenle de davacının parseline erişimin kısıtlandığı; bu yoldan pratikte cephe alma olanaklarının olmadığı, söz konusu yolun 6-7 metre yüksekte ve kamulaştırma koridorunun tel çit ile çevrili olduğu, bu nedenle söz konusu otoyola cepheli olarak oluşturulan parsellerin esasen fiilen cephe aldıkları bir imar yolu olmadığı, davacının parseline erişimin mümkün olmaması nedeniyle yapılan parselasyonda mevzuata aykırı davranıldığı; ... ve ... parsellerin hakedişinin bir kısmı kendisine ait 3013 nolu parsel üzerinde oluşturulan ... ada ... parselde müstakil olarak verildiği, ... ve ... nolu parsellerin tarımsal açıdan ... ada ... nolu parsel ile yaklaşık olarak eşdeğer nitelikte olduğu, bu blok içinde 2 adet farklı kadastro parseli yerine 1 adet imar parseli tahsis edilmesinin toplulaştırmanın amacına uygun olduğu, bu yönü ile de mevzuata uygun davranıldığı; ... nolu parselin hakedişinin büyük bir kısmı bu parsel üzerinde oluşturulan ... ada ... nolu parselde, davacının otoban altında kalan ... nolu parselin hakedişi ile birlikte müstakil olarak verildiği, anılan imar parselinin karayoluna olan cephesinin ... nolu parsel cephesinden daha büyük olacak şekilde oluşturulduğu, davacının 2 farklı yerdeki kadastro parselinin tek bir imar parselinde birleştirildiği, kadastro parsellerinin tarımsal açıdan değerleri ile kendisine tahsis edilen ... ada ... nolu parselin eşdeğer olduğu, bu yönü ile de mevzuata uygun davranıldığı; ... nolu parselin yaklaşık 262 m2’lik kısmının imar yolu içinde, parselin çok büyük bir kısmının ... ada ... nolu, çok çok küçük bir kısmının da ... ada ... nolu parselde kaldığı, anılan parselin hakedişinin ... ada ... nolu parselde verildiği, davacıya tahsis edilen ... ada ... nolu parselin tarımsal açıdan ve toprak özellikleri bakımından kendi yerinden çok daha kıymetsiz olduğu, davacı parselinin bulunduğu ... ada ... nolu parselin olduğu alanda davacıya müstakil imar alanı tahsis edilmesi gerekirken bunun yapılmadığı, bu durumun ise yukarıda anılan mevzuat hükümlerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle toplulaştırma işleminin Niğde ili, Merkez ilçesi, ... kasabası, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, dava konusu işlemin ... ada ... parsel ile ... ada ... parsele ilişkin kısmının ise iptaline, karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği zira iptale konu parsellerdeki hususların ret kararı verilen parsellerde de mevcut olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 3083 sayılı Kanunun amaçları doğrultusunda, toprağın verimli şekilde işletilmesi, korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, tarım arazilerinin parçalanarak küçülmesinin önlenmesi amacıyla çalışmalar yürütüldüğü, toplulaştırma alanındaki tüm tercihlerin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığı, bir kısım tercihlerin zorunlu olarak yerine getirilemediği, aksi halde toplulaştırmanın tamamlanmasının mümkün olmadığı, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının Niğde ili, Merkez ilçesi, ... kasabası, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri ile davalı idarenin ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın bu bu parsellere ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin, kararın Niğde ili, Merkez ilçesi, ... kasabası (... Köyü) ... ada ... parsele ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince; Dosyanın incelenmesinden; davacının ..., ... ve ... nolu kadastral parsellerine karşılık toplulaştırma işlemleri neticesinde ... ada ... nolu parselin Niğde-Ankara Otoyol’undan cephe alacak şekilde planlandığı, anılan yolun imar yolu olmadığı; bu nedenle de davacının parseline erişimin kısıtlı olduğu, bu yoldan pratikte cephe alma olanaklarının olmadığı, söz konusu yolun 6-7 metre yüksekte ve kamulaştırma koridorunun tel çit ile çevrili olduğu, davacının parseline erişimin mümkün olmaması nedeniyle yapılan parselasyonda mevzuata aykırı davranıldığı gerekçesiyle davanın kısmen iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, davalı idare tarafından dosyaya sunulan 22/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna itirazın ekinde yer alan bilgi notunda, yol yapım çalışmalarının devam ettiği belirtilmekte olup, Tapu Kadastro Müdürlüğü'nün Takbis Parsel Sorgulama sayfasında, Niğde ili, Merkez ilçesi, ... kasabası (... Köyü) ... ada ... parselin sorgusu yapıldığında; ... ada ... parselin otoban sınırına bitişik görünmediği, kamulaştırma koridoru ve tel çitten sonra imar yolu göründüğü, buna göre, parsele ulaşımın mümkün olup olmadığı, bir imar yolu planlanıp planlanmadığı hususunda davalı idarenin görüşü ve gerekirse yeni bir bilirkişi raporu alındıktan ve ... ada ... nolu parsele erişimin kısıtlı olup olmadığı hususu netleştirildikten sonra yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Niğde ili, Merkez ilçesi, ... kasabası, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının ... ada ... parsele ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Mecburi Dava Arkadaşlığı" başlıklı 59. maddesinde "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır." ve 60. maddesinde "Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır." hükümlerine yer verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun "Elbirliği Mülkiyeti" başlıklı 701. maddesinde; "Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır." hükmüne, 702. maddesinde; "Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir." hükmüne, aynı Kanunun "Miras Ortaklığı" başlıklı 640. maddesinde ise; "Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, aralarında elbirliği ile mülkiyetten kaynaklı ortaklık bağı (mirasçılık, sözleşme vb.) bulunan kişilerin bu ortaklık nedeniyle söz konusu şeye birlikte malik olup, birlikte tasarrufta bulunabileceklerinden 6100 sayılı Kanun kapsamında aralarında bir mecburi dava arkadaşlığının olduğu, dolayısıyla böyle durumlarda aralarında ortaklık bağı bulunanların birlikte dava açmaları gerektiği ya da dava açmayan ortakların dava açan ortağa muvafakatname vermeleri gerektiği açıktır. Dosyanın incelenmesinden; ... ada ... parsel sayılı taşınmaza davacı ve ...'ün elbirliği ile malik oldukları ancak davacı ...'ün görülmekte olan davayı tek başına açtığı anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde taraflar arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğundan bir kısım hissedarın tek başına dava açma hakkının bulunmadığı, davanın tüm hissedarlar tarafından birlikte açılması gerektiği veya dava dışı kalan diğer hissedarın davaya katılmalarının sağlanması veya açılmış bulunan davaya karşı olurunun alınması, böylece taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. Bu durumda elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu bakılan davada, dava konusu edilen 196 ada 10 nolu parselde bütün hissedarlar birlikte dava açmadığı gibi ilk inceleme aşamasında dava açmayan hissedarın muvafakatının da alınmadığı görüldüğünden, iştirak halinde diğer malikin açılan işbu davada muvafakatının olup olmadığı tespit edildikten sonra duruma göre, davanın esasına geçilmesi ya da birlikte dava açma şartının mevcut olmadığı gerekçesiyle ... ada ... parsel yönünden ehliyet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemesince yukarıda belirtildiği şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın doğrudan işin esasına girilerek verilen kararın bu parsele ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığından, anılan parsel yönünden kısmen bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.