(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/1612 E. , 2011/9162 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 119 ada 91 ve 100 parsel sayılı 240 ve 2140,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı taşınmazlara da revizyon gören tapu ka…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/1612 E. , 2011/9162 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 119 ada 91 ve 100 parsel sayılı 240 ve 2140,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı taşınmazlara da revizyon gören tapu kaydına, miras hakkına pay bağışına, pay satışına ve paylaşmaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., paylaşma ile taşınmazın 1/3 payının kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda keşif giderlerinin kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeni ile ispatlanamayan davanın Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi gereğince reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle, dosya ikmal edildikten sonra tayin edilecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle, araç gideri ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmeli, bu süre tayin edilirken Tebligat Tüzüğü'nün 12. maddesi hükmü göz ardı edilmemelidir. Mahkemece, 14.07.2010 tarihli ara kararında mahkeme heyeti ve teknik bilirkişiler ile araç giderlerine ilişkin masraflar kalemler halinde gösterilmiş, davacı ...’a 24.07.2010 tarihinde ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş ise de keşif yapılmış olsa dahi mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları ile davacının ibraz ettiği senette imzası bulunan tanıklar dinlenmeden sadece teknik bilirkişilerin huzuruyla yapılacak keşfin yeterli olabileceğinden, mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklara verilecek ücretler ile yapılacak keşifte hazır bulunmaları için mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklara yapılacak davetiye giderleri gösterilmediği için belirtilen ara kararı ve bu karara göre çıkartılan muhtıranın hukuki sonuç doğurabileceğinden de söz edilemez. Kadastro Kanunu'nun 36. maddesine göre davanın reddedilebilmesi için ara kararının usulüne uygun olması gereklidir. Hal böyle olunca, ara kararına uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.