11. Hukuk Dairesi 2021/7347 E. , 2023/942 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme s…
**11. Hukuk Dairesi 2021/7347 E. , 2023/942 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 44.020,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından 1990 yılından itibaren Almanya başta olmak üzere birçok ülkede iade garantisi verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin de davalılara 40.250,00 Alman markı ödediğini, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline herhangi bir faiz ve ana para ödemesi yapılmadığını ve paranın geri ödenmediğini ileri sürerek 35.905,03 TL'nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 27.11.2008 tarihli ve 2008/114 E., 2008/587 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma kararı Dairemizin 31.05.2011 tarihli ve 2009/7050 E., 2011/6654 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.06.2012 tarihli ve 2011/767 E., 2012/553 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 14.12.2012 tarihli ve 2012/12540 E., 2012/20802 K. sayılı kararıyla şirket defter ve belgeleri üzerine araştırma yapılması ve davalıların zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur. E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.11.2013 tarihli ve 2013/151 E., 2013/865 K. sayılı kararı ile verilen kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığı için davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.