6. Ceza Dairesi 2008/22442 E. , 2012/16099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, d
**6. Ceza Dairesi 2008/22442 E. , 2012/16099 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yakınanın olay günü saat 18:30 sıralarında yanında tanık olarak da dinlenen ... isimli arkadaşı ile beraber yolda yürürken telefonunun çalması sebebi ile durduğu ;aynı mahallede oturmaları sebebi ile yakınan tarafından simaen tanınan ve daha önce de başkalarını dövdüğünü çevrede anlatması sebebi ile bu özelliği ile de yakınan tarafından bilinen sanığın yakınanın elinde telefonu görünce bakacağını söyleyerek istediği ,yakınanın ilk başta vermek istemediği ancak sanığın “vermezsen seni döverim” demesi üzerine telefonunu verdiği olayda; tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde bir başkasının kendisinin veya yakınanın hayatına vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Cebir artı tehdit ile malın alınması veya teslime zorlanması söz konusudur. İcrâî hareketle işlenebilen bir suçtur. Yağma suçunun maddi unsuru hareket kısmıdır.Malın her ne sebeple olursa olsun bu şekilde alınması yağma suçunu oluşturur. Bilindiği üzere subjektif sorumluluğun ilk şekli olan kast 5271 sayılı TCK.nun 21. maddesinde yer almıştır. Kast suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır. O halde bilme ve isteme kastın unsurlarıdır. Kast kişi ile işlediği suçun maddi unsurları arasında psikolojik bağı da ifade etmektedir. Hareket ve kast birlikte olmalıdır. Failin iç dünyasını ilgilendiren kast failin olay öncesi failin iç dünyasını olay öncesi olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. Sanığı harekete geçiren etken saik psişik olgunun irade aşamasıdır. Sosyal ilişkilerin ve dışa vurmuş hareketlerin disiplini olan hukuk, ceza normunun ihlaline etki yapmadıkça faillin zihni ve ruhi durumu ile uğraşmaz. Suçun işlendiği zaman failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğini belirlemeyi bilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınır. Bu açıklamalar ışığında yukarıda anlatıldığı şekilde olayın gelişimi dikkate alındığında sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.