7. Ceza Dairesi 2019/10112 E. , 2023/2979 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/44 E., 2015/677 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayıl…
**7. Ceza Dairesi 2019/10112 E. , 2023/2979 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/44 E., 2015/677 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/44 Esas, 2015/677 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası, 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 10 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyaların müsaderesine, birleşen 2015/512 Esas sayılı dava dosyası yönünden 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; 2015/44 Esas sayılı ana dosyada verilen cezanın ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz nedenleri; sigara sattığı hususunda yeterli delil yok iken mahkûmiyetine karar verilmesi ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.03.01.2014 tarihinde, mahkemeden alınan arama kararı uyarınca sanığın işlettiği iş yerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada, 58 paket gümrük kaçağı sigara ve 15 kutu makaron ele geçirilmiştir. 18.02.2015 tarihinde, güven timlerince yapılan çalışmalar sırasında sanığa ait iş yerinde kaçak sigara satıldığının ihbar edilmesi üzerine kontrol amacıyla iş yeri çevresinde beklenirken gelen müşterilere kaçak sigara satıldığı görülerek dükkana girildiğinde, sivil ekiplerin kaçak sigara istemesi üzerine sanığın çekmeceden çıkarıp satmak isterken yakalandığı, nöbetçi Cumhuriyet savcısı talimatıyla ve sanığın rızası ile 305 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, her iki olayı da doğrulayarak kaçak sigara sattığını ikrar etmiştir. 03.01.2014 tarihli eylem nedeniyle sanık soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan etmiş, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyerek 17.12.2014 tarihli ödeme makbuzunu dosyaya sunmuştur. 3.18.02.2015 tarihli eylem bakımından açılan davada, 2015/512 Esas sayısında mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi bakımından 2015/44 Esas sayısı ile birleştirilmesine karar verilmiş, 2015/44 Esas sayısı üzerinden yapılan yargılamada suç tarihleri ve iddianame tarihleri itibarıyla hukuki kesinti oluştuğundan zincirleme suç kapsamında kalmadığı gerekçesiyle sanık hakkında iki eylem bakımından ayrı ayrı ceza tesis edildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE A.03.01.2014 Tarihli Eylem Bakımından; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı halde, yazılı gerekçelerle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca hüküm tesisi, 2.Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında etkin pişmanlık ihtaratı yapıldığı, sanığın soruşturma aşamasında ödeme yapması nedeniyle cezasında anılan madde uyarınca 1/2 oranda indirim yapıldığı anlaşılmakla; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3.Olay tutanağına göre suç tarihi 03.01.2014 olduğu halde, gerekçeli karar başlığında 29.04.2013 olarak gösterilmesi, 4.Sanık hakkında temel cezanın hapis ve adlî para cezası olarak belirlenmesinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim sonucu gün adlî para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, B.18.02.2015 Tarihli Eylem Bakımından; 1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca kamu davası açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci maddesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı maddenin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/44 Esas, 2015/677 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.