Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/2935 E. , 2024/1710 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2935 Karar No : 2024/1710 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. …. İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ve temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … tarih ve E:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması isten
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/2935 E. , 2024/1710 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2935 Karar No : 2024/1710 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. …. İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ve temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … tarih ve E:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri ile ceza yargılamasında elde edilen deliller ve UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası ile UYAP kayıtlarında yer alan veriler ile personel bilgi dosyası birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılarak uyuşmazlık konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacının temyiz başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla; davacının istinaf isteminin reddine yönelik verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7. maddesindeki "Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. " hükmü uyarınca davacıya 10/06/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, otuz günlük temyize başvuru süresinin 10/07/2023 tarihinde sona erdiği ancak incelemeye konu temyiz başvurusunun 06/11/2023 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığı görüldüğünden, yasal süre geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; kendisine ait herhangi bir elektronik tebligat adresi bulunmadığı, kendi adına yapılan tebligatlarda kullanılan elektronik tebligat adresinin davalı idareye ait olduğu, Anayasal koşulları bulunmaksızın OHAL KHK’si hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK’nin Anayasa’da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, KHK ile kamu görevine son verilmesinin fonksiyon gaspı niteliğinde olduğu, hakkında genel mevzuat hükümleri yerine OHAL KHK’si hükümleri uygulanarak ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, kamu görevine son verildiği tarihte mevcut olmayan delil ve tespitlerin aleyhine sonuç doğurmayacağı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında verilen kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kararın usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … tarih ve E:… sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına; istinaf isteminin reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun ise reddi ile Bölge İdare Mahkemesinin anılan kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun, "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." hükmüne; "Usulüne aykırı tebligatın hükmü" başlıklı 32. maddesinde ise, "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karara yönelik temyiz istemi yönünden: Tebligat Kanunu'nun yukarıda aktarılan hükümlerinden; tebligatın, tebligat yapmaya yetkili mercilerce bilinen adrese yapılmasının zorunlu olduğu, usulüne uygun olarak yapılmayan bir tebligatın, muhatabının tebligattan haberdar olduğu takdirde geçerli sayılacağı, ancak tebliğ tarihinin muhatabın beyan ettiği tarih olarak kabul edileceği anlaşılmaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta; davacı tarafından, dava dilekçesi ve devam eden süreçte tebligat adresinin "…, …, … Apartmanı, Kat:…, No:…, Merkez/SİVAS" olarak beyan edildiği ve uyuşmazlığın ilk derece yargılama aşamasında (... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen nihai karara) tebligatların bilinen adres olarak davacının beyan ettiği adresine yapıldığı; … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının ve devam eden süreçte davacıya yapılan tebligatların ise "…" elektronik tebligat adresine yapıldığı, davacı tarafından, istinaf isteminin reddine ilişkin karara karşı yapılan 06/11/2023 kayıt tarihli ve temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karara karşı yapılan 16/01/2024 kayıt tarihli temyiz başvurularının ise Dava Dairesince elektronik tebligatlara ait tebligat mazbatalarında yer alan tebliğ tarihlerinin dikkate alınarak değerlendirildiği görülmektedir. Her ne kadar, Bölge İdare Mahkemesince davacıya yapılan tebligatlar "…" elektronik tebligat adresine yapılmış ise de, dava dosyasında ve UYAP kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu tebligat adresinin davalı Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğu, davacıya ait herhangi bir elektronik tebligat adresinin bulunmadığı, davacının bilinen adres olarak yukarıda aktarılan ikamet adresini beyan ettiği görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesinin istinaf isteminin reddine ilişkin kararı ile temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, usulsüz tebligat hükmünde olduğu değerlendirilen tebligatlar üzerine yapılan 06/11/2023 ve 16/01/2024 kayıt tarihli temyiz başvurularının ise davacının beyan ettiği öğrenme tarihleri tebliğ tarihi olarak kabul edilerek yasal süre içerisinde yapıldığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda; yasal süresi içerisinde yapıldığı anlaşılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan; dava dosyasının temyiz kanun yolu aşamasına ilişkin tekemmülünde herhangi bir noksanlık olmadığı ve yargılamaların olabilecek en hızlı şekilde sonuçlandırılmasına ilişkin usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek, hukuka aykırı bulunan … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararı kaldırıldıktan sonra davacının temyiz başvurusunun, istinaf isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik incelenmesine geçilmiştir. İstinaf isteminin reddine ilişkin karara yönelik temyiz istemi yönünden: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararı yönünden temyiz isteminin kabulü ile anılan kararın KALDIRILMASINA, 2. İstinaf isteminin reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı yönünden temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiğinden temyiz giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılmasına, yarısının ise davalı idareden alınması gerekmekte ise de, davalı idarenin Genel Bütçe içinde yer aldığından davalı idareye müzekkere yazılmamasına, 4. Davacının adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinden davacı üzerinde bırakılan kısmın tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.