Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ---- ile ibraz ettiğini, davacının ------ ibraz ettiği çekin sahte olduğunu, çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ---- çeki incelemeden ödeme yaptığını, mağduriyetin giderilmesi için ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu belirtmiş, -------sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki sınai gaz alım-satımına dayalı ticari ilişkinin 28.03.2014 tarihinde sonlandırılmış olmasına rağmen, müvekkili şirkete ait muhtelif tarihlerde yapılan tüp satışları nedeniyle davalı şirket uhdesinde kalan kendilerine iade edilmediğinden tüplerin iadesi, iade edilmemesi halinde her bir tüpün rayiç bedelinin ve dava konusu sınai tüplere ait tüp kiralarının davalıdan talebinin hasız olduğunu, davalı şirketin müvekkiline ait yaklaşık 22 adet sınai tüpü haksız şekilde elinde bulundurarak, müvekkilinin ticari faaliyetini güçleştirdiğini, davalının defalarca talep edilmesine rağmen elinde bulundurduğu tüpleri iade etmediğini, davalının yine kira bedellerini müvekkiline ödemediğini, davalının haksız şekilde müvekkil şirkete ait tüpleri iade etmemesi sonucu, müvekkilinin ayrıca elde edeceği kira gelirinden de mahrum kaldığını, müvekkiline ait tüplerin kira bedellerinin fazlaya ilişkin talep ve ıslah haklarını saklı tutarak 28.03.2014 tarihinden itibaren uzman bilirkişi tarafından belirlenecek rayiç bedel üzerinden (günlük 0,75 TL) hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davacı-Karşı davalı vekili 17/12/2015 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle: Davalının zamanaşımı yönündeki beyanının kanuna ve ticari kayıtlara aykırı olduğunu, davalıya teslim edilen tüplere ilişkin irsaliyelerde tüplerin 7 gün içinde iade edilmesi gerektiği ve kira bedeli alınacağının açıkça yazılı olduğunu, düzenlenen irsaliyelere ve faturalara ilişkin davalı tarafından TTK 21 md göre itiraz yapılmadığından kesinleştiğini, müvekkilinin ticari kazancının sınai gaz satımlarından ve demirbaş niteliğindeki sınai tüp kira gelirlerinden oluştuğunu, davalının dilekçesinde kendi uhdesinde bulunan tüp olmadığını, tüpleri muhafaza edecek fiziki şartlarının bulunmadığını beyan ettiğini, davalının büyük çaplı gemi tedarikçisi olup, çok sayıda yerli ve yabancı bandıralı gemilere kumanya sağladığını, bu nedenle davalının Kartal ve Tuzla da depolarının olduğunu, tüpleri rahatlıkla depolayacak imkanlara sahip olduğunu, davalının kendisine teslim edilen ve iade etmediği tüplerin kendi uhdesinde olmadığı beyanından, davalının ağır kusur sonucu müvekkiline ait bu tüplerin davalı tarafından kaybedildiği veya hukuka aykırı şekilde elden çıkarıldığının anlaşıldığını, dolu tüplerin müvekkili tarafından davalının müşterisi olan gemilere teslimi ve boş tüplerin müvekkili tarafından davalının müşterilerinden alınmasının hem hukuken hem de ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira müvekkili şirketin davalının müşterileri ile doğrudan veya dolaylı hiçbir ilişkisinin mevcut olmadığını, gemilerin çoğu yabancı bandıralı olduklarından gemi tedarikçilerinin işlemlerinin ihracat olup 2013/28 sayılı ‘Deniz ve Hava Taşıtlarına İhracat Teslimleri’ genelgesine tabi olduğunu, karşı dava yönünden beyanlarında; davalı/karşı davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğunu ve bu nedenle karşı dava açtığını beyan ettiğini, daha öncede açıkladıkları gibi karşı davacı ile müvekkili arasında ticari ilişkinin olduğunu, müvekkili şirketin karşı taraftan hırdavat benzeri alımlar yaptığını, müvekkili şirketin karşı davacı ile mutabakat sağlamak amacı ile görüşmeye çalıştığını, ancak bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin karşı davacıya borcu bulunmasına rağmen karşı tarafın bugüne kadar herhangi bir ihtarda bulunmadığını, temerrüde düşürmediğini, bunun nedeninin müvekkilinin alacağının daha fazla olmasından kaynaklandığını, müvekkilinin cari borcunun tespiti için bilirkişi incelemesinin gerekli olduğunu, davalı/karşı davacı lehine alacak çıkması halinde bu alacağın davalının borcundan mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı-karşı davalı vekili 18/12/2018 UYAP havale tarihli ıslah dilekçesi ile sınai tüp alacağı ve kira alacağı olmak üzere toplam 6.338,00 TL olarak ıslah etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili 23/10/2015 havale tarihli Karşı dava/cevap dilekçesinde özetle: Davacının dava dilekçesinde yer aldığı iddia edilen delillerinin hiçbirinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı tarafın HMK 121 md aykırı olarak dava dilekçesini düzenlediğinin anlaşıldığını, bu sebeple dava dilekçesinin öncelikle HMK ya aykırı düzenlenmesi sebebi ile usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile öncelikle davacı tarafın dava konusu tüplere dair her bir tüpün ayrı-ayrı müvekkili şirkete teslim edildiğini iddia ettiği tarihlerin belirlenmesi gerektiğini, TBK 147 md göre kira bedellerine ilişkin dava hakkının 5 yıllık zamanaşımına tabi olmakla söz konusu tüplere ilişkin kira alacağı taleplerinin 5 yıllık zamanaşımı süresine uğramış olması sebebi ile reddini talep ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili 11/01/2016 havale tarihli ikinci(2.) cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesini tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.