12. Ceza Dairesi 2019/6693 E. , 2023/1832 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Sanıklar ..., ..., ..., hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi …
**12. Ceza Dairesi 2019/6693 E. , 2023/1832 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Sanıklar ..., ..., ..., hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/334 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. 2.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/334 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.06.2019 tarihli ve 2019/6693 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Sanık ...'nin 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken 67 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiğine, 3.Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Yerel Mahkemenin Kabulü 1.Somut olayda her ne kadar sanıkların kaçak kazı yaptıkları ihbarı yapılmış ise de keşif mahallinde yapılan gözlemde buna yönelik kazılmış bir çukurun olmaması, sadece sanığın iddia ettiği şekilde meyve fidanlarının dikilmesi için kazılmış, ancak kapanmış hale gelmiş yüzeysel çukurların bulunması, bilirkişinin raporunda da herhangi bir çukurdan bahsedilmemesi ayrıca suça konu yerin sit alanı olmaması yani kültür ve tabiat varlığı söz konusu olmaması, yine bu sanıkların evlerinde ve üzerlerinde herhangi bir kültür ve tabiat varlığına rastlanmaması, sanık ...'ın savunmasında belirttiği gibi geceleyin suça konu yerde ışık yanması ve zirai çalışmanın yapılmasının asılsız olduğu kanaatine varılan ihbara söz konusu olmasının sanıkların atılı suçu işledikleri ve bu yönde kazı yaptıkları anlamına gelmesinin mümkün olmaması, ayrıca bu yönde somut herhangi bir delilin bulunmaması nedeniyle sanıkların atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmalarını gerektirir ve bu doğrultuda mahkememize kanaat verici herhangi bir delil elde edilmediğinden sanıkların beraatine karar verildiği, her ne kadar sanıklardan ...'in evinde bir kısım aletler ele geçirilmiş ise de bu aletlerin sanıkta bulunmasının atılı suçu işledikleri anlamına gelmeyeceği zira sanığın diğer sanıklar tarafından desteklenmeyen ve atfı cürüm niteliğindeki beyanında dahi dedektör ile araştırma yaptığını ancak herhangi bir sinyal alınmadığı için kazı yapmadıklarını beyan ettiği, bu sanığın beyanlarına itibar edilmemesinin yanında itibar edilse dahi sanığın kendince yapmış olduğu ön çalışmanın define bulmak amacıyla kazı yapmak anlamında değerlendirilmesinin çok geniş olarak yorumlama anlamına geleceği, bu durumun cezanın evrensel ilkeleri ile ve cezanın amacı ile bağdaşmayacağı, bu nedenle de hakkaniyete aykırı düşeceğinden beyanlarına itibar edilmediği, her ne kadar sanık ... hakkında kültür ve tabiat varlıkları bulmak amcıyla izinsiz kazı yapmak suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de yapılan yargılama neticesinde sanığın evinde bulunan bizans dönemine ait bronz sikkenin 2863 sayılı Kanun'un 23 üncü ve 67 nci maddeleri kapsamında bildirim yükümlülüğüne tabi kültür ve tabiat varlığı olduğu bu nedenle de eyleminin aynı Kanun'un 67 nci maddeleri kapsamında olduğu ve değişen suç vasfı itibariyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görüldüğünden sanığın sabit olan eylemine uyan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, ancak sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları ve suç nedeniyle kamunun somut bir zararının olmaması göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması göz önüne alınarak sanığa verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, belirtilmiştir. 2. Sanık ... savunmasında; "Suçlamayı kabul etmiyorum. Söz konusu çukuru ...'in bahçesindeki inciri dikmek için makineyle yeri kazıyordum. Raporda 9. sırada belirtilen sikkeleri ben Soğuksu mevkiinde, toprağın yüzeyinde bulmuştum. Diğer 8 adet eşya ile alakam yoktur. Ele geçirilen dedektör ...'e aittir. Bir ilgim yoktur. Suçlamayı kabul etmiyorum." demiştir. 3. Sanık ... savunmasında; "Benim iddianamede adı geçen olayla ilgim yoktur. Bu olaydan daha sonra haberim oldu. Diğer sanıkların define aradıklarını bilmiyorum. Kendilerini define ararken de görmedim, ayrıca ...'ın bahçesindeki çukurun kazılmasında benim bir dahlim yoktur. Suçlamayı kabul etmiyorum." demiştir. 4. Sanık ... savunmasında; "Ben bahçeme incir ağacı dikecektim. Bu nedenle Bozdoğan'dan getirttiğim kepçe ile çukuru kazdırdım. ... bitmeden akşam vakti oldu. Kepçeci 1 saatlik işin kaldığını, 1 saat için yarın tekrar gelmek istemediğini söyledi. Devam edelim deyince biz de ışık altında kazmaya devam ettik. Ben ... Odasından toprağın tahlilini yaptırmıştım. Bana komple tarlayı kazıp altına kireç atman lazım deyince ben bu şekilde yaklaşık 6 dekarlık alanı kepçe ile kazdırdım. Köylü ışık altında çukur kazdığımı görünce bu şekilde antika eşya bulmak için kazı yaptığımı iddia ettiler. Suçlamayı kabul etmiyorum. Tarlayı kazarken ... yanımızda yoktu, ancak dikim zamanında yanımızda bulunuyordu. Bilirkişi raporundaki antika eşyalar ile alakam yoktur....in dedektör aldığını duymuştum. Ancak kazdığımız yerde kullanmadık. Zaten kullanmayı da bilmem, suçlamayı kabul etmiyorum." demiştir. 5. Sanık ... savunmasında; "Suçlamayı kabul etmiyorum. ...'ın tarlasının kazılması sırasında benim dedektörüm yoktu. O olaydan 1-2 ay sonra söz konusu dedektörü satın aldım. Zaten kazının yapıldığı sırada da ben yanlarında değildim. Bu olaydan 2 ay sonra aynı yere piknik amaçlı gittik. Dedektör ile sanık ...'ın bir başka bahçesinde arama yaptık. Ancak sinyal alamadığımız için kazı yapmadık. Yine... ve ... ile farklı yerlerde arama yaptık ancak herhangi bir kazı faaliyetine girmedik, suça konu yerde de kazı yapmadık. Diğer sanıkların kazı yapıp yapmadıklarını bilmiyorum." demiştir. 6. Mahkemece mahallinde 11.09.2015 tarihinde keşif icra edilmiş olup mahkemece; suça konu yerin ... üzerinde düzlük bir alan olduğu, yer yer meyve fidanlarının dikildiği, alanın sürülmemesi nedeniyle üzerinde yabani otların kurumuş vaziyette olduğu, bu yerin hemen bitişiğinde üzüm bağı bulunduğu, düzlük alanın diğer taraflarının meyilli yani yamaç olduğu hali hazırda mevcut bir çukur bulunmadığı, sanıkların gösterimine göre kazıldığı iddia edilen çukurların içinde ... vaziyette yer yer kurumuş meyve fidanları bulunduğu hususlarının gözlemlendiği anlaşılmıştır. 7. Keşif neticesinde alınan bağımsız arkeolog bilirkişi raporunda; dava konusu yerde daha önceden dikilmiş ve şuan fidan halinde olan ağaçların olduğu, bu ağaçların bazılarının yanında ağaç dikimi sırasında çıkarılan ve geri doldurulmayan küçük toprak birikintileri olduğu, bunlar dışında herhangi bir çukur gözlemlenmediği, dava konusu yerin 2863 sayılı Kanun kapsamında kalan yerlerden olmadığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Verilen Karara Yönelik Temyiz Talebi Açısından Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. B. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Açısından 1. 04.05.2015 tarihli dilekçe ile, ... İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü adına Hazine avukatının davaya katılma talebinde bulunduğu, mahkeme 15.06.2015 tarihli duruşmada ... İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün katılma talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında katılan kurumun ... İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yerine ... olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Kolluğa, Demirhan mahallesi Ötegüzle mevkiinde kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yapıldığı, kazı neticesinde tarihi eser ele geçirildiği yönünde gelen ihbar üzerine sanıkların evinde arama yapıldığı, sanık ...'nin ikametinde 1 adet para ele geçirildiği, sanık ...'in evinde 1 adet dedektör bulunduğu, diğer sanıkların evinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, kolluk ekiplerince yapılan olay yeri incelemesinde dava konusu yerde sarmaşık apacının hemen altında 35 cm derinliğinde, 40 cm çapında yeni kazılmış olduğu değerlendirilen çukur tespit edildiği, olay yerinden alınan toprak numuneleri ile, sanık ...'in evinde ele geçirilen dedektör üzerinden alınan toprak numunelerinin mukayesesi için incelemeye gönderildiği, 08.04.2015 tarihli uzmanlık raporunda, dedektör üzerinden alınan numunenin yeterli miktarda olmaması nedeniyle analiz yapılamadığının belirtiltiği, sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, sanık ...'ın savunmasında, dava konusu yerin annesine ait olduğunu, fidan dikmek için kepçe getirip kazdırarak toprağı havalandırdığını, daha sonra da fidan dikmek için çukur açtığını, çukur açma sırasında ... ve köyden birkaç kişinin yardım ettiğini, fidan dikim sırasında ...'in de yardım ettiğini, Celal'in ise ikisi sırasında da bulunmadığını, kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yapmadıklarını beyan ettiği, mahallinde icra edilen keşif sırasında da dava konusu yerde önceden dikilmiş meyve fidanları olduğunun tespit edildiği, her ne kadar sanık ...'in evinde dedektör ele geçirilmiş ve ... beyanında, ...'ın arazisinde dedektörü denediklerini ileri sürmüş ise de, duruşma sırasındaki savunmasında dedektörü ...'ın başka bahçesinde denediklerini, dava konusu yerde denemediklerini, kazı yapmadıklarını belirttiği dosya kapsamında, sanıkların kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıklarına dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Verilen Karara Yönelik Temyiz Talebi Açısından Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Açısından Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/334 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.